- Kategori
- Sinema
Pars ya da Kiraz Operasyonu

"Afganistan'dan kilosu 500 dolardan yola çıkan eroin,Hakkaride işlenir ve 25.000 dolardan İstanbul'a,oradan Avrupa'ya ve nihayet okyanusu aşarak ABD'ye ulaşır.Okyanusu aştığında kilosu 160.000 dolardır,artık.
Dünyada petrol dahil,hiç bir şey bu kadar değerli değildir..."
Süper Baba,Kurtlar Vadisi,Deli Yürek gibi uzun soluklu dizilerin yönetmeni Osman Sınav,oğlunun okul çıkışlarında midye dolma aldığı satıcının uyuşturucu satıcısı olduğu ortaya çıkması ile bu filmi çekmeye karar verir.
Film,narkotik komiseri olan babanın (Uğur Polat) öldürülmesi ile başlar.Öksüz ve yetim kalan çocuğun intikam hissi ile büyüyerek babası gibi başarılı bir narkotik komiseri olması ve intikam peşinde koşması ile devam eder.
Türkiye'deki uyuşturucu pazarının büyük bir fotoğrafını çeken film,uyuşturucu sorununu tek taraflı bi bakış yerine,bağımlı gençleri,aile yapılarını, kendilerine pazar bulmak için okul açan tacirleri ve devletin içine ahtapot gibi uzanan ellerini, tehlikenin büyüklüğüne , hatta görünürlüğüne karşın okul sahiplerinin,idarecilerinin vurdumduymazlığını ,narkotik polislerini,babacan emniyet müdürlerini, bol aksiyonlu sahnelerle anlatıyor.
Film,yer yer Kurtlar Vadisi atmosferini andıran sahneleri ile milliyeçilik temalarını çağrıştıran Pars ve Asena isimli kahramanları ile geride tartışmalar yaratacağa benzer..
Uğur Polat,Selçuk Yöntem,Pelin Batu gibi isimlerin kısa roller aldığı film de başrolleri,yeni isimler paylaşmış.
Pars lakaplı Atilla rolünde,Almanya'da yaşayan Mehmet Kurtuluş rol almış.Mehmet Kurtuluş,yine Almanyada yaşayan Fatih Akın'ın filmleri ile adını duyuran bir oyuncu.Bana biraz Tamer Karadağlı'yı anımsatan oyuncu,bol aksiyonlu sahnelerde hatta hareket halindeki bir TIRın üstüne tırmanıp,şoför mahalline camdan girdiği ilginç ve zor sahnede dahi dublör kullanmamış.Yakışıklı bulduğumu itiraf etmeliyim..Tabii ümitvar olduğunu da..
Mehmet Kurtuluş ile başrolü paylaşan Nida Şafak(Asena),Osman Sınavın keşfi.Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü mezunu olan Nida'yı yapılı olmayan büyükçe burnu ile anlamlı ve farklı buldum.Duruşu ile de İpek Tuzcuoğlu'na benzettim.
Ben içinde aşk olmayan film izlemem diyenlerdenseniz, filmde başından sonuna tanımı yapılmamış,adeta yaşamaktan kaçınılan,platonik aşkı hissedebilirsiniz..
Film,İstanbul-Amsterdam ve Malta üçgeninde çekilmiş.Konusu gereği oldukça yoğun şiddet sahnesinin yer aldığı film, tecavüz sahnesinde de kısmen pornografik görüntüler sunuyor.
Sosyal bir yaraya parmak basması,uyuşturucu konusundaki bilinçlenmeye hizmeti açısından önemli bir film,diyebilirim..