Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mart '22

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
71
 

Peki Ya Kör Noktalar?

  Merhaba, 
 
  Bugünkü yazımda zanlardan, zihinsel kalıplardan ve kör noktalardan bahsetmek istiyorum. Doğduğumuz andan itibaren, etrafımızda konuşulanların, şahit olduklarımızın etkisiyle zan'lar geliştirmeye başlıyoruz. Anne-babamız arasındaki ilişki, sosyal ve ekonomik durumumuz, içerisinde bulunduğumuz kültür, yaşadığımız yerdeki örf ve adetler, vb.. bizi daha bebeklikten itibaren etkilemeye, şekillendirmeye başlıyor. Nelerden korkacağımız, neleri seveceğimiz, hangi duygu ile hayatta kalacağımız, ölüme, yaşama bakışımız, hatta kendimizi algılama şeklimiz, önceleri farkında olmadan dış dünyadaki olan bitenler ile, daha sonra da içimizdeki çocuğun bunları kendi iç dünyasında nasıl şekillendirdiği ile bağlantılı olarak gelişmeye devam ediyor.
 
  Aklımız bir şeylere ermeye başladığında zaten çoktan bize ekilmiş olan tohumlar, filiz vermeye başlamış oluyor. Çocukken kuramadığım güvenli bağ ya da anne-babamdan gördüğüm olumsuz davranış kalıpları ile hayatımda bir şeylerin ters gitmeye başladığını hissetmeye başlıyorum.
 
  Dış dünyada o kadar çok kod var ki, zamanla hayatımıza dahil olan ve bunların farkında olmadığımız için kör nokta olarak kalıyorlar. Para,büyüdüğüm yerde zor kazanılan bir kavram ise benim için ya da ailemde ve çevremde iflaslara şahit oluyorsam, para ile ilgili önce zihnimde, sonra düşüncemde sonrasında da duygularımda 'para' nın benim için ayrı bir hali oluşmaya başlıyor. Benzer bir örnek, ilişkiler açısından da verilebilir, babamdan almam gerekenleri, annemden almam gerekenleri ne kadar alabildim? Güven duygusu benim için ne ifade ediyor? Yetersizlik hissimi mükemmel olmaya çalışarak mı kapatmaya çalışıyorum?
 
  Bu konularda yol almaya çalışırken, bazen yalnız hissedebilirim bazen çaresiz hissedebilirim, bu hisleri kabul edip belki daha deneyimli birinden ya da uzmandan destek almayı deneyebilirim. Adım atmadan, beni nelerin beklediğini bilemem, başarı kadar başarısızlık kavramının da deneyimlenmesi gerektiğini kabul edebilirsem yargısızca, kendime iyilik yapmış olurum. Hatırlamakta fayda var, kişiyi kendinden başka hiç kimse, kişinin kendisini yargıladığı kadar sert bir şekilde yargılamaz...
 
  Başka bir yazıda buluşmak dileğiyle,
 
  Hayalleriniz gerçek olsun...
  
Tuna M Yasar, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 59
Kayıt tarihi
: 14.02.22
 
 

Merhaba, Erinç, ben. 1981, İstanbul doğumluyum. İngilizce Öğretmenliği Mezunuyum, Sosyoloji okuma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster