​ PKK yandaşlarına sorular / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Haziran '11

 
Kategori
Siyaset
 

PKK yandaşlarına sorular

PKK yandaşlarına sorular
 

Aslında sorular çok ama aklımıza geliverenler şunlar: 

PKK meşru bir örgüt mü? 

PKK Kürt kökenli yurttaşlarımızın temsilcisi mi? 

PKK’nın talepleri Kürt kökenli yurttaşlarımızın talepleri mi? 

PKK’nın talepleri kabul edilebilir mi? 

PKK’nın talepleri, kabul edildiği takdirde PKK egemenliğindeki bölgeden Türk askeri çekilecek midir? 

Türk askerinin olmadığı bir bölgede Türkiye Cumhuriyeti organları çalışmaya devam edecek midir? 

Türkiye Cumhuriyetinden ayrılmak düşünülmüyorsa Türk askeri ile PKK militanları bir arada mı bulunacaktır? 

Bölgede asayişi ve adaleti temin etmek kimin yetkisinde olacaktır? PKK’nınmı? Türk kolluk güçleri ve adliyesinin mi? 

Bölgede PKK varlığı tanındığı takdirde okullarda öğretim dilini, müfredatı kim belirleyecektir? Kürtçe zorunlu resmi dil olacak mıdır? 

PKK bölgede tanınırsa, vergi gelirlerini kim toplayacaktır? 

PKK bölgede tanınırsa, ülkenin batı bölgelerindeki Kürt kökenli yurttaşların etnik kökenlerini ibraz etmeleri istenebilir mi? 

Ülkenin batı bölgelerindeki Kürt kökenli yurttaşların da ayrı okullarda, Kürtçe eğitim görmeleri istenecek midir? 

“En büyük Kürt şehri” denen İstanbul’da da PKK militanları Türk polisiyle birlikte kimlik kontrolü yapacak mıdır? 

Kürt kökenli yurttaşlarımıza Türkiye genelinde “Kürt halkı adına karar veren” ayrı mahkemeler mi hizmet edecektir? 

Bütün bu ihtimallere karşı Türk Milleti’nin meşru silâhlı direnme hakkı var mıdır, yok mudur? 

PKK’nın şehirlerde yürüttüğü terör olaylarına karşı sivil Türk vatandaşlarının direnme hakkı var mıdır, yok mudur? 

Kolluk kuvvetlerimize öldürmek ve yaralamak kastıyla karşı gelen PKK militanlarının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından yararlanmak hakları hâlâ var olabilir mi? 

Dağdaki ve şehirdeki PKK militanlarına karşı durmak, Kürt kökenli yurttaşlarımıza karşı olmak anlamına mı gelmektedir? 

PKK yandaşlarının sürekli telaffuz ettikleri “savaş”, gerçekten var mıdır? 

PKK yandaşlarının bahsettikleri savaş varsa, PKK yandaşları, ailelerinin, evlerinin, işlerinin her türlü karşı saldırıya açık olduğunu, olması gerektiğini kabul ediyorlar mı? 

PKK yandaşlarının ilan ettikleri savaş gerçekten varsa, Kürt kökenli her yurttaşımızın düşman kabul edilerek ona göre resmî muamele görmesi, gerekir mi gerekmez mi? 

Mülkiyetlerinin müsaderesi, kamplara toplanmak, şiddete başvuranların uyarılmadan imha edilmesi, potansiyel tehdit olan yoğun yerleşimlerin dağıtılarak, tehcirin uygulanması, silâhlı mücadelenin doğrudan yapıldığı bölgelerin, “savaş” bitene kadar tecrit edilmesi, PKK yandaşlarının suçlarının ağırlığına göre vatandaşlıktan çıkarılması veya kendileri ve belli bir nesle kadar ailelerinin belli haklardan men edilmesi gibi uygulamalar, ilân edilmiş ve kabul edilmiş bir savaşın gerekleri olarak kabul edilecek midir? 

İlân edilmiş ve kabul edilmiş bir savaş varsa, savaş sonunda, topraklarımız bölünsün, bölünmesin, PKK yandaşları, Kürt kökenli yurttaşlarımızın “düşman” olarak kabul edilerek ülkenin, orta ve batı bölgelerinden kesin tehcirini kabul etmekte midirler? 

Görüldüğü gibi PKK taleplerinin gerçekleşmesine dayalı senaryoların hayal bile edilmesi, çok şiddetli ve acı sonuçları akla getirmektedir. Bu şartlar ve sonuçlar kabul edilir ve açıkça ilân edilirse elbette Türk Milleti gereğini yapacaktır. Sorunun “Kürt sorunu” olarak adlandırılması artık özellikle bölücü, parçalayıcı ve yaralayıcı bir hal almıştır. “Kürt sorunu” söylemi, meseleyi sadece daha çapraşık, daha ırkçı ve daha şiddete eğilimli bir hale getirmiştir. Umarız buradaki şeyler sadece hayal olarak kalır ve gerçekleşmez. 

 
Toplam blog
: 153
: 503
Kayıt tarihi
: 11.02.11
 
 

Eczacıyım, memlekete meraklıyım.....