​ Plaj boyu... Etek kısa... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '10

 
Kategori
Güncel
 

Plaj boyu... Etek kısa...

Plaj boyu... Etek kısa...
 

Öğrenmemiz gerek. Öğrenmeyi öğrendiğimiz zaman neler yapabileceğimizi, zoru başaracağımızı öğrencilik yıllarımızda hatırlayalım. Öğrenmenin bedeli var. Bedel ödenir ve öğrenilir.

Nedir o bedel?

Çalışmadır, demokrasiye inanma ve demokrasi için mücadele etmedir..

Öncelikle demokrasiyi, özgürlükleri, insan haklarını öğrenmemiz gerek.

Çağdaşlığı ve çağdaş düşünceyi öğrenmemiz gerek.

Cumhuriyeti ve kurucusunu yıllardır yerden yere vurmaya çalışanların amaçlarını öğrenmemiz gerek.

Okyanus ötesinden taraf tutarak bağıranların olduğunu, “Mezardakini kaldırıp oy kullandırmak gerek” diyenlerin olduğunu öğrenmemiz gerek. AB (Avrupa) ve ABD’nin sırtımızı niçin sıvazladığını öğrenmemiz gerek. O Avrupa ve ABD ki Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu’yu parçalamak ve Sevr’i uygulatmak için az mı çabaladı, debelendi.

“Hayırcı tablo tuzu kurulardan… Plaj boyu… Etek kısa… Evetçi tablo sapına kadar halk… Uzun etek…” diyen aymazlığın olduğunu öğrenmemiz gerek.

Peki, uzun etek giyen, “evet” diyen sapına kadar halk ise diğerleri ne?

Referandumda seçme hakkını kullanıp “hayır” diyen on altı milyon seçmen sapına kadar halk değilse hangi kategoriye giriyor?

“Hayır diyecekler darbecidir” diyenlerin söylemlerini hep birlikte basından takip ediyoruz.

Sormak gerek referandumda on altı milyon insan hayır dedi. O halde bu on altı milyon insan size göre “darbeci mi “ oluyor?

Hani siz demokrasiden ve özgürlüklerden yanaydınız?

Bunların düşüncesini anlamak olası değil. Gerçeklerle alakası olmayan vicdansız saldırıları demokrasi ile açıklamak mümkün mü?

Yılgınlığa asla düşmemeliyiz.

Unutulmaması gerekir ki, referandum bir genel seçim ve sonucu değildir.

İnsanların 21. Yüzyılın çağdaş yaşam koşulları gereğince kıyılarda, plajlarda özgürce dolaşıyor, eğleniyor olmasını içlerine sindiremiyorlar.

İşsizliğin, yoksulluğun, çaresizliğin pençesinde kıvranmasına rağmen aydınlık gelecek için mücadele eden milyonlarca insanın kendileri gibi düşünmemesini içlerine sindiremiyorlar.

Ve bir haber “Aydın’daki referandum oylamasında AKP’liler <ı>‘Atatürk rozeti krizi’ çıkardı. AKP’liler, Cumhuriyet İlköğretim Okulu’ndaki CHP’li sandık başı görevlilerinin yakalarındaki Atatürk rozetlerine itiraz etti. “Seçim yasakları gereği” bunları yakalarından çıkarmalarını istedi. CHP’liler ise verdikleri cevaplarda “Yakamızda bölücü bir örgütün rozetini taşımıyoruz… O zaman okulun dershanelerinde ve salonlarında bulunan Atatürk posterlerini de seçim yasağı diye indirin” dediler.

Seksen yedi yıllık Cumhuriyet tarihinde nereden nereye geldiğimizin resmidir.

 
Toplam blog
: 210
: 910
Kayıt tarihi
: 04.05.08
 
 

Eğitimciyim. Bir insanın çağdaş bir gelecek için, aydınlanma için çok okuması gerektiğine inanıyo..