- Kategori
- Seçim
Poşetli siyaset

Adayın poşeti.
Milliyet blog’ta yazı yazmak ve konu bulmakta hiç sıkıntım yok.
Yazacağım konular bir taş gibi yuvarlanıp, ayağıma çarpıyor.
Başıma düşen, konular bile var.
Hiç sıkıntım yok, yazmaktan yana.
“Kes yapıştır, kopyala yapıştır” işleriyle de hiç işim olmaz.
Ben, kendi cümlelerimle yazarım.
Kendi “fırçamla ve renklerimle” boyarım Dünya’yı.
*
Perşembe günleri, benim ilçem Yenice’nin pazarıdır.
Bu perşembe günü, Yenice’de görülmedik bir kalabalık vardı. Önümüz bayram ya.
Ekonomiyi kurtarmak için, bütün köylüler pazara inmişti.
Herkes simit ve sakız alıyordu(!)
Hanıma dedim ki;
“Bana çorap al, ayaktan çıkanlardan olmasın. Bir giyimden sonra kendini salıveren çorapları hiç istemem.”
Ekonomi canlansın.
Birde, köyümde benim küçük arkadaşlarım var.
“Onlara da birer tişört al. Bir kız var ona da iyi bir pantolon ya da etek al”
Hanım çıktı pazara.
Ben, dairede çalışıyorum.
Arasıra da kaytarıp, pazar yerini dolaşıp geliyorum.
Pazar yeri, çalıştığım yerin ön tarafı. Uzak değil.
Gezerken hanımla karşılaştık. Dediklerimi almış.
Bana;
“Sen bu poşeti al. Arabaya koy. Benim biraz daha işim var.”
“Hay hay dedim, emrin olur, ” poşeti aldım.
Yolda yürürken bir arkadaş gülümseyip ”Ooooo hayırlı olsun. Sende mi?” diye bir laf etti. Bir şey anlamadım kalabalıkta. Soramadım da
Bir satıcı arkadaşın yanına geldim. “Kolay gelsin” demeden;
“Tamam Hocam, sen kesin bir yere Milli Eğitim müdürü olursun artık” dedi. Ardından kuvvetli bir, “Hayırlı olsun” patlattı.
Ben, şapşal şapşal bakıyorum.
Bana, “o poşet ne iş” dedi.
Poşete baktım.
Ana! Bu ne ya! Şaşırdım.
Poşetin üstünde iki ampul. Ampullerin arasında bir resim.
Kaldırdım poşeti. Elimle düzeltip okudum.
Poşette aynen şöyle yazıyor.
“Necdet Gökhan/AK Parti /Kalkım Belediye Başkanı Adayı”
Poşetin iki tarafı da aynı.
Yazının altında, iki tarafta AKP ampulleri, ortada adayın fotoğrafı.
Bizim hanımın alış veriş yaptığı esnaf, Kalkımlı.
Demek ki poşetler çok bastırılmış, tüketilememiş. Pazarda tüketiyorlar.
Ne yazık ki poşetli başkan adayı, seçimi kaybetmiş. Poşetleri kalmış hatıra.
Mahalli seçimler çok olmuş biteli. Poşetler bitmemiş.
Esnaf, bulmuş “beleş poşetleri, ” sattığı ürünleri poşetleyiveriyor.
Zaten, başkan adayı da poşetlenmiş.
*
Sahi bir başkan adayı niye poşet bastırır?
Poşetle siyaset nasıl olur?
Biliyoruz. Afiş bastırılır. Broşür olur. Aday kendini tanıtır. Yapacaklarını anlatır.
Poşet ne iş ola?
Acaba aday, ”Bütün rakiplerimi bu poşete koyup çöpe atacağım mı” demek istiyor.
Bu poşetler niye bastırılmış?
Yoksa, hatıra olarak mı dağıttılar seçmenlere?
Partiler; Eşantiyon olarak rozet, anahtarlık, çakmak, ajanda vb, yaptırıp dağıtıyorlar.
İnsanlar, verilen “bu değersiz şeyleri” almak için birbirlerini eziyorlar.
Tamam! Bu saydıklarımı alsın vatandaş. Hatıra diye saklasın.
Peki, poşet ne iştir?
*
Bizim bir Günay’ımız var. Küçüklüğünde bir ateşli hastalık geçirmiş. Alt çenesi çalışmaz. Zor konuşur.
Günay’a, “oyunu kime verdin?” diye sorduğumuzda, tavandaki ampulü gösterir.
Neden Günay? Dediğimizde.
“Unna şeker veriyo, çay veriyo, un veriyo, yağ veriyo, kömür veriyo...” diye sayıyor da sayıyor.
Kimilerine ayakkabı.
Elbise.
Makarna.
Nohut.
Ne bileyim, birçok şey.
Küçük altın.
Çamaşır makinesi.
Buzdolabı.
Fırın…
*
Demek ki; Değerli başkan adayı “bu poşetleri de hatıra olarak” dağıtmış
Boş değil canım. İçi dolu olarak.
Hatıra olarak dağıtmış.
Bir poşet bir oy.
İki poşet iki oy, diye bir şey aklınıza gelmesin.
“Sosyal yardımlaşma” yapmış.
*
Ne olmuş sonra?
Başkan adayı, ne yazık ki seçimi kaybetmiş.
Poşetler kalmış hatıra.
Bir poşette, beni buldu.
Alakasız, bir zamanda.
Birde poşetle çarşıda dolaştık.
Benim sırtım, yere gelmez artık.
Ha! Unutmadan söyleyeyim.
Poşetleri dağıttıktan sonra, seçimi kaybeden ben olsaydım.
Evleri tek tek dolaşıp, poşetleri toplardım.
Var mı öyle <ı>“beleş”ı> poşet?
“Siz biliyor musunuz, biz kaç poşet dağıttık?”
Bana ne poşetten, Ben poşete oyumu satmam.
Allaha çok şükür!
“Poşetli siyasetten” etkilenmeyen seçmenlerde var.
“Bu bir umuttur.”
Not: Bayram süresince yazı yazmayacağım. Hepinizin “Ramazan Bayramı” kutlu olsun. Ş.ODABAŞI