- Kategori
- Güncel
Referandum ve Vatandaş

Demokrasi, diktatörleri değil, "Hakimiyet Milletindir" diyenleri seçebilmektir.
1. Kuvvetler ayrılığı prensibine göre Yürütme (Hükümet), Yasama (Meclis), Yargı (Mahkemeler) bağımsız ve birbirini dengeleyici olmalı.
Evet. 1923'den beri bu kurumlar bağımsız, tarafsız çalıştılar deniliyor. Bu gerçek değildir. Atatürk ve İnönü dönemlerinde Yürütme (Hükümet) dolaylı veya doğrudan Yasama (Meclis'e) ve Yargıya/Adalete (Mahkemelere) karışmış, Onları kendi isteği yönünde Bürokrasi kaynakları ile etkilemeye çalışmıştır. Durum bizden önce böyle iken, Biz Hükümet olarak iktidara geldiğimizde bu yapı Bizi kabul etmek istememiş, direnmiş ve karşı çıkmıştır. Parti kapatma teşebbüsleri ve Cumhurbaşkanı seçimi Türkiye'deki bürokratik yapılanmanın olumsuz etkileridir. Tayinle gelenler, Seçilmişlere muhtelif bahanelerle karşı çıkmıştır. Biz bu bürokrasi vesayetinden kurtulalım istedik. Biz bürokrasinin değil, Halkın seçtiklerinin "Hakimiyet Milletindir" diyerek etkin olduğunu belirtiyoruz. Biz Onların bağımsız olmalarına değil, Bize hükmetme çabalarına ve vesayete karşıyız. Ayrıca mevcut parlamenter sistem hantaldır, verimli çalışmıyor. Biz bunu çabuklaştırmak için Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni istiyoruz. Geçmişteki Başbakan-Cumhurbaşkanı uzlaşmazlıklarının Devletimize ekonomik bunalımlar, dışarıya karşı zayıflıklar oluşturduğunu bildiğimizden bu sistemi öneriyoruz. Bir gemide kaptan iki değil tek'dir. Karar verici sonuçta tek olsun. İktidar ve sorumluluk paylaşılmaz, İktidar "Halkın seçtiğinindir" diyoruz.
Seçilme yaşını 25'den 18'e düşürdük. 18-25 yaş aralığında bulunan yedi (7) milyon genç ehliyete, askerliğe uygunsa doğal olarak milletvekilliğine de uygundur. Gençlerimiz seçilmeye layıktır.
Yargı HSK için yapılan atamalar 4 kişi Cumhurbaşkanı, 7 kişi Meclis tarafından seçilmektedir. Cumhurbaşkanı aynı zamanda parti başkanı olacağından, Meclisin seçtikleri O'nun emrinde olacak diye düşünmek doğru değildir. Yargı şimdi bağımsızdır, gelecekte de bağımsız olacaktır. Nitekim yarı Türk yarı Alman gazeteciyi serbest bırakıp bırakmama konusunda Hükümetimizin, adalet mekanizmasına bir etkisi olamamıştır.Yargıyı yaralayan FETÖ'cüler temizlendikçe düzlüğe çıkacağız.
Hayır. Bir kişi dolaylı olarak tüm kurumlara emir verecek. Kuvvetler ayrılığı ve Dengeleme yok. Cumhurbaşkanının aşırı yetkilerle donatılması Diktatörlüğe yol açar. Kollektif akıl, bireysel akıldan üstündür. Bir millet kaderini tek kişiye emanet edemez. Tek yetkili olursa Devletin gücü azalır. Herkes özellikle büyük devletler, o kişiyi ikna eder, işini bitirir. Almanlar, Enver'i ikna etti. Birinci Dünya Harbine girdik. Amerikalı komutan Evren'i ikna etti. Yunanistan Ege'de bir taviz vermeden NATO'ya girdi ve şimdi Bizi AB eşiğinden geçirmiyor. Tek kişi ile ileride Kuzey Kıbrıs'ı, Güneydoğu'yu kaybedebiliriz. Kararnamelerle ülkemiz parçalanabilir. Yetkisiz kişiler amir, vali, belediye başkanı olur.
Aracın şoförü, Yürütme olsun. Trafik kuralları Yasamayı, Mahkemeler kaza durumunda Yargı'yı temsil etsin. Şoför (Yürütme) serbest kalırsa, Yasama ve Yargılama güçsüz olursa, hız limitlerine, trafik ışıklarına uymaz,şerit değiştirir ve kuralları çiğner. Kaza yaparsa affedersiniz, bir anlık hata yaptım der, geçer gider. Bunları ister misiniz? Tabii ki hayır.
Vatandaş Bu kurumların üçü de uygun yapılansın, uyumlu çalışsın. Uzlaşma kültürü, yetki ve sorumluluklar için karşılıklı saygıyı gerektirir. Herkes kendi işini iyi yapsın. Tek kişi olunca etrafına danışmayacak mı? Hangi devlet adamı dış politikada Genelkurmayı, Dışişlerini çağırıp şu işi düşünün, çözüm bulun demiyor. Çözüm önerisi Cumhurbaşkanına iki alternatifli yapılacak. Karar verici olarak birini seçecek. Alın iki teklifinizi gidin yeni bir teklif getirin demeyecek. ABD'de son söz Trump'da, Almanya'da Merkel 'de değil mi?
Şu anda Vali atamasını Hükümet yapıyor, Belediye Başkanı adaylarını parti başkanı seçiyor. Vali ataması gelecekte kararnamelerle Cumhurbaşkanınca yapılacak. Belediye Başkan adayını ise parti başkanı şapkasıyla yine kendileri seçecek. Cumhurbaşkanı rasyonel bir kişidir. En iyi tayini yapar ve uygun adayı bulur. Bulamazsa Halk olarak niçin o kişiyi seçtik diye kendimize soralım, kendimizi sorgulayalım.
2. İktidar tek başlı olmalı. Bu takdirde Ekonomi canlanır, terör önlenir. Türkiye uçar, kimse durduramaz.
Evet. İki başlılık önlenmelidir. Sadece mitolojideki ve masallardaki ejderhalar çok başlıdır. Bütün canlılar tek başlıdır. Tek başa, tek karar vericiye sahip olmaktan korkmamalıdır. Kararlar hızla alınacak ve Türkiye adeta kanatlanıp uçacaktır.
Terörizme gelince, terör olmasaydı, silaha giden paralar yatırıma dönüştürülseydi Güneydoğu Anadolu, Almanya düzeyinde olurdu. Açılım döneminde teröristlerle uzlaşma aradık. Anlaşmak istedik. Yerel yetkilerinizi artıracağız dedik. Yetmedi her şeyi, İstanbul'u da istiyorlar. Bir de üstüne üstlük "Seni Başkan yaptırmayacağız" dedirttiler. Sabrettik Haziran sonrasına kadar.
Teröristler açılımdan sonuç çıkmayınca azdılar. Orduyu, polisi seferber ettik ama iki sene boyunca patlayıcı stok etmişler. Kayıplarımız oldu ama Onlar daha çok kaybetti ve lider kadrosunu hapse attık. Ankara'dan gelen paraları, teröristlere veren, kepçe veren Belediye Başkanlarını hapse attık. iyi de yaptık. Güçleri azaldı. Onca polis, asker şehit olmasaydı iyi olurdu ama ne yapalım, oldu bir kere aldatıldık. Terörü son zamanlarda görüldüğü gibi ancak Biz dizginleriz, azaltırız. Avrupa'lılar ayıp ettiler ve cihatçı terörü önce Suriye'ye sonra Bize ihraç ettiler.
Sonuç olarak, İŞİD terörünü, FETÖ terörünü ve PKK terörünü yok edeceğiz. Teröristleri, evet sonrası, kimsenin şüphesi olmasın, daha fazla mücadele ederek yok edeceğiz.
Ayrıca, Suriye'ye Fırat Kalkanı harekatıyla girdik. Terörü gördüğünüz gibi azalttık.Görünen kayıplarımız 15 tank, 65 Mehmetçik ve bir o kadar yaralı. Onbin kişi ve harekat lojistiği için her gün 4 milyon $'dan 200 günde (4x200=800 milyon $) 800 milyon $ harcadık. Maalesef çok para gidiyor.
Hayır. İş ve Yatırım yok. Enflasyon, Devalüasyon ve Cari açık arttı. Ekonomi gittikçe yavaşlıyor. İşler tanıdıklara veriliyor. Hükümetin satacağı varlık kalmadı. Kalkınma hızı azaldı. Öğretmenler tayin bekliyor. On iki (12) bin dolar milli gelirimiz, devalüasyonlar yüzünden on (10) bin $'ın altına düştü. Hayır diyerek bu Hükümete bir ders verin.
İktidar Suriye iç savaşında hiç taraf olmayacaktı. Üç milyon Suriyeliyi almayacaktı. Sınırı koruyacaktı. Komşumuza yardım edelim diye evimizdeki huzur azaldı. Devletin masrafı arttı. Anadolu çocukları şehit veya yaralı geriye dönüyor. Suriye'den sonra, iç savaş yüzünden en çok Türkiye zarar etti.
Vatandaş Ekonomik durumum kötü. Bir türlü iş bulamıyorum. Maalesef, "Kader konuşunca, bize susmak" düşüyor. İş alan müteşebbis adamlar kapalı kutu ve konuşmuyorlar. Sadece Audi Q5, BMW X5 ve Mercedes'lerinden emare ile tanıyorum. Vergi yerine partiye ve fakirlere bağış yapıyorlarmış.
Cari açık çok fazla ekonomi kırılgan deniyor ama ekonomi hangi zaman iyiydi? İthalatı durdurursak aç, açık kalırız. Her neyse "Terörü durdurun. Ekmek, peynir ve domatesli yaşama razıyım". Hükümete ne diyeyim, daha nasıl destek vereyim.
3. Mevcut iktidar uygulamalarıyla Demokrasi yara alıyor. Hükümet imkanları, Medya emir altında. Muhalefet konuşamıyor.
Evet. Muhalefet, Hükümet imkanlarını çok kullandığımız dedikodusunu yapıyor. Demokrasi yara alıyor, eşitlik bozuluyormuş. Yalan. Vatandaşlarımızın ilgisine mazhar olmamız kıskanılıyor.
Medya sahiplerine bir baskımız, özel bir çabamız olmadı. Onlardan iş adamı olanların da işini baltalamadık. Yazarların Hükümetimize, partimize iltifat etmesini muhalefet kıskanıyor. Akıllı gazeteceler ki çoğunluğu öyledir, Bize göre doğruyu söyleyip, yazıyorlar. Hapis olan gazeteciler de yazdıklarından değil, karıştıkları başka olaylardan hapistedirler. Medya bağımsız ve hürdür.
Demokrasi çoğunluğu sağlayanın yönetmesidir. Bu temeldir ve Bizim demokrasi anlayışımız budur. Muhalefet her şeye hayır diyor ve bunu devamlı yapmak muhalefet değildir.
Hayır. Toplantı salonu bile kiralatmıyor, konuşturmuyorlar. Almanların toplantı yasağını görünce çifte standart diyorlar. Bize alâsını yapıyorlar. Hayırları sustursalar, hiç kimse oy kullanmasa sadece evetler çıksa sonuç meşru olur mu? Olamaz. Muhalefet, iktidarın meşruluğunu sağlar, bunu unutuyorlar.
Referanduma muhalefet ettiğimiz için medya Bizi davet etmekten korkuyor. Buna iktidar sebep oluyor. Bu haksızlıktır.
Tavsiyemiz "Kendiniz için yapılmasını istemediğiniz davranışı Muhalefete de yapmayın". Bu halk hayır derse gelecek için umudu artacak. rahatlayacak, Türkiye güçlenecektir.
Vatandaş. Kusura bakmayın. İktidar ben olsaydım daha hoşgörülü olurdum. Halk hayırcıların mağduriyetini görüyor ve oy verirken bunu değerlendirecektir.
Gelecek, geçmişin etkisinin ve bugün yaptıklarınızın sonucudur. Oylarınız geleceği yönlendirecektir. Evet çıkarsa, iktidar halk bizi seçti diyecek ve daha bir güçlü, havalı olacaktır. Ancak sorunlar artıyor, onlarla da baş etmek zorunda kalacaktır.
Hayır çıkarsa yeni partiler çıkıp iktidara talip olmaya çalışacaktır.
Ben, evim, işim, yaşamım diyorum. Lütfen uzlaşın. Referandum sonrası, iktidar veya muhalefet olarak Sizden "Aş, iş bulunan, huzurlu bir Türkiye" vaadini nasıl gerçekleştireceğinizi açıklamanızı bekliyorum.