- Kategori
- Güncel
Referandum öncesi, geçici 15. madde ve Kenan Evren

Bir gazete başlığı Evren ve Abbas Güçlü
Anayasa paketinin referandumla oylanmasına 45 gün kala her kafadan bir ses çıkmaya bilen bilmeyen konuşmaya, yazmaya devam ediyor. Anayasa Mahkemesi’nin ve HSYK’nın yapısının değiştirilmesi yönelik itirazlar yükselirken en çok konuşulan geçici 15. madde galiba.
12 Eylül Dönemi’nin yargılanmasına yargı yolunun açılması yani. Paket toptan oylanacağından bunun mümkün olabilmesi için 12 Eylül 2010 tarihi akşamı sandıktan -en azından- %50.001 oranında “evet” oyu çıkmalı.
Geçici 15. maddesi kaldırılır ve 12 Eylül Dönemi’nin yargılanmasının önündeki engel kaldırılırsa bu yargılama kimi kapsayacak? Meselâ 1980 günlerinin kasvetli bir ekim gecesinde (8 Ekim) incecik boynu yağlı ilmiğe geçirilerek asılan ülkücü, 22 yaşındaki Mustafa Pehlivanoğlu’nun idam karanını altında imzası bulunan Sıkıyönetim Mahkemesi Hâkimi Ali Fahir Kayacan da “liste”ye dahil edilecek mi? O Ali Fahir Kayacan ki 26 Şubat 2007’de yaptığı açıklamada 44 kişinin idam kararında imzasının olduğunu ve 4 idamın infâzında bizzat bulunduğunu ifade ettikten <ı>sonra “Mustafa Pehlivanoğlu'nun, asılan solcu Necdet Adalı'ya denge olsun diye idam edildi.”ı> diyen o zamanın Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi Hâkimi.
Eğer yargılanma 12 Eylül Darbesi’nin 5’lisi ile sınırlı kalacaksa onlardan Sedat Celasun 1998’de, Nurettin Ersin 3 Ekim 2008’de vefat ettiler. Nejat Tümer (85) ve Tahsin Şahinkaya’dan (84) haber alınamamaktadır (! ) Darbenin en etkili ve yetkili ismi, Kıbrıs Gazisi “Netekim” Kenan Evren Paşa (93) Marmaris sahillerinde, onlarca anadan üryan Rus güzeli varken, sanatında kopyaya yer vermediği için, dağlara bakarak “nü” resimler çizmektedir. Bazen de hastahaneye taşınmaktadır.
[Dipnot-1: Yahu bıraksınlar Kenan Evren ve takımını yargılamak için engel teşkil eden maddeyi de, “Kenan Evren yargılansın” gibisinden söz ettiği için görevden alınan savcı ve Şemdilli savcısı kurtarılsın. İkisi de mesleğinden oldu. Avukatlık bile yapamıyorlar.]
Ben bir rüya gördüm: Kenan Evren’e yargı yolu açılıyor Rüya no: 1 Rüyamın Kahramanı: Kenan Evren
12 Eylül’ün “maskesiz beşlisi”nden (Türkiye’nin 5 Atlısı da denebilir) 2’si eceliyle öldüğüne göre elde var 3. İkisi de belirtilen adreste oturmadığına göre elde var 1. Yani Kenan Evren. 12 Eylül 2010 gecesi. Referandum bitiyor. Sandıklar açılıyor. Kolay bir döküm söz konusu. Ne parti var ne de uzunca bir oy pusulası. “Evet” ve “hayır”lar üst üste konuyor. Kısa zamanda bitiyor oyların sayımı. Sonuç: % 50.001 evet, %49.999 hayır. Geçici 15.madde de kalkmış oluyor böylece.
Gayri resmi sonuçların açıklanmasından sonra insanlar birçok şehirde sokaklarda. 1980 Eylül’ünde gülleri solanların, dalları kırılanların, kısacası 12 Eylül Darbesi’nden bir şekilde “nasibini alanlar”ın da toplanmasıyla kalabalık büyüyor. Ellerde pankartlar, dillerde “As, as, as!” sloganları.
“Savaşma Seviş Partisi”nin başkanı Ufuk Uras(1960) cepten, eskimeyen tüfek arkadaşlarını arıyor müjdeyi veriyor. “Kenan’ın ipini çektik. Vatana, millete ve devrime hayırlı olsun.” …
Yargılama başlıyor. Hâkim mübaşire “işmar” ediyor.
-Çağır hele gelsin Kenan Evren.
Mübâşirin davudî sesi, mahkeme koridorlarında çınlıyor:
-Davalılııııııııııııııııııı Kenan Evren…
Kenan Evren sanık sandalyesine oturuyor. Meşin deri koltuklara alışmış Evren, tahtamsı sandalyede rahat değil. Uykusu da geldi gelecek. Son resminin ana hatlarını düşünürken hâkimin sesi ile kendine geliyor. Hâkim uzunca bir “suç listesi” sıralıyor. Evren neler söylendiğini anlamıyor bile. Aklına hastaneye kaldırıldığı geçen gün “prostat” muayenesi yaptırıp yaptırmadığı geliyor.
Hâkim:
-Ne diyorsunuz suçlamalara, diyor.
Kenan Evren ayağa kalkıyor. Anlamamış gibi bakıyor. Sonra birkaç cümle sıralıyor:
-Netekim, ben böyle bir darbe yaptığımı ve bu darbede etkin rol aldığımı hatırlamıyorum. Ben mi yapmışım bunların hepsini? … Tarih kaçtı efendim? 12 Eylül 1980 mi, dediniz. Yalan netekim. Ben 12 Eylül 1980’de sesini çok beğendiğim ve kendisine insan olarak da hayran olduğum Emel Sayın’ın Harbiye’deki Açık Hava Konseri’nde idim. “Bir Gece Ansızın Gelebilirim” şarkısını bile istedim kendilerinden netekim. Sedat ile Nurettin Allah rahmet eylesin, terk-i dünya ettiler ama teyit için diğer iki arkadaşım Tahsin ile Nejat’a durumu sorabilirsiniz. Onlar da Harbiye’deki Açık Hava Konseri’nde idiler.
Hâkim şaşırır. “Bir kat” altta bulunan sekretere seslenir:
-Yaz kızım. Gereği düşünülmüştür. Şüphelinin akıl sağlığının yerinde olup olmadığının tespiti için GATA’ya sevkine ve mahkemenin belirsiz bir ileri tarihte yapılmasına karar verilmiştir.