​ Reina katliamcısına açık mektup / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '17

 
Kategori
Güncel
 

Reina katliamcısına açık mektup

Reina katliamcısına açık mektup
 

Nasılsın?

Kaçıp fareler gibi saklandığın ya da ne biliyim, kaçırıp sakladıkları “deliğinde” mutlu musun şimdi?

Televizyonun da vardır deliğinde, eminim. Hatta bilgisayarın, internetin…

İzliyorsundur yediğin haltın yansımalarını gururla…

Ne iyi iş çıkardın, değil mi?

39 kişiyi öldürmüşsün!

65 de yaralı… Belki içlerinden bazılarını yitireceğiz… ağır durumları.

Ölseler çok mutlu olur musun?

…

Tedbirliymişsin de…

Mermilerin bitinceye kadar insan öldürdükten sonra, yakalanmadan, vurulmadan, yaralanmadan, ölmeden… kaçmak için her şeyi düşünmüşsün…

Üst kıyafetlerini ve silahını bırakıp alttaki tebdil kıyafetlerle tüymüşsün arkana bakmadan…

…

Çok mu korktun?

Ölmekten mi daha çok korktun, yaralanmaktan mı yoksa yakalanmaktan mı?

Sence çok korkunç şeyler mi bunlar ki, böylesine hızla sırra kadem bastın?

O kadar insanı saniyeler içinde gözünü kırpmadan öldürürken iyiydi ama, öyle mi? Ve şimdi saklandığın o fare deliğinden kafanı uzatamıyorsun!

…

Ama yok, hayır, ölmekten ya da yaralanmaktan ya da yakalanmaktan korkmadın!

Korkar mısın hiç sen bunlardan…

Sen davana hizmetinin yarım kalmasından korktun, değil mi?

Yoksa, ölmekten niye korkasın ki?

Fırsatın varken cinayet işlemeyi sürdüreceksin… bunu yapamamaktan korkuyorsun, değil mi?

Öyle ya…

Sen bu cinayetleri Allah yolunda(!) işledin… Ölseydin şehit olacaktın, cennetin baş köşesine kurulacaktın!

Öyle mi?

De bakalım böyle mi sandın?

Böyleyse, kimden belledin sen bunları bi deyiver hele!

…

Saklandığın delikte televizyondan, internetten gördün herhalde… Bir ikisi dışında katlettiklerinin hepsi Müslüman! Müslüman olsun, olmasın, hepsi insan…

…

Ne olacak şimdi?

…

Benim 21 yaşındaki babasının ölmeden önce kendisine emanet ettiği anacığına bakma derdindeki polis memuru Burak’cığımın anasının feryatları göğü deliyorken o kara gözlü güleç civanım değil de o katliamı yaptığın esnada denk geleydi bir kurşun ve ölüverseydin, sen gidecektin o cennete, öyle mi?

Şimdi senin katlettiğin 19 yaşındaki Büşra’nın annesinin yüreğini yakan evlat acısı, o ananın ahı, gözyaşları, bedduaları, Büşra’nın ardından yapılan dualar, yakarışlar ortadayken, bir karıncayı dahi incitmemiş o melek kız değil de, ölseydin cennete sen gidecektin, öyle mi?

Katliam yaptığın mekanda ekmeğini peşinde koşturuyorken kalleş pusuna denk gelip yaşamını yitiren güvenlikçi Hatice’nin anacığı “yavrum, sen değil de ben öleydim…” diye feryat ederken, Hatice değil de, bu cinayetleri işlediğin esnada bir kör kurşuna gelip de ölseydin cennete sen gidecektin, öyle mi?

Cenaze töreninde babası “Allahım, inşallah tez zamanda bu işleri biter, ülkemiz kurtulur” diye dua eden Kerim, Erbil’de eczacılık yaparak şifa dağıtmaya çalışan Bülent, Lübnanlı bankacı Müsellem, ülkesine iş adamı olarak hizmet etmeye çalışan işadamının kızı Rita, sinema filmi yaparak yoksul ülkesinin insanlarına hizmet etmeye çalışan Hintli Abis değil de, onu katleden sen cennete gidecektin, öyle mi?

…

Hangi birini sayayım ki? Niye hepsini sayayım ki? Hepsi de bir…

…

Eyy Reina katili…

Bu cinayetleri işlediğin esnada ölmüş olsaydın, veya er-geç öldüğünde, öldürdüğün o insanlar değil de cennete sen mi gideceksin?

Öyle mi sanıyorsun? Eğer öyle sanıyorsan, vay haline…

Akıl etmez misin ki, öyle düşünerek, öyle zannederek, aklından öyle geçirerek Allah’ı nasıl kötü şekilde tasavvur etmiş olma günahının seni sonsuza kadar cehennemde tutmaya yeterli olabileceğini?

Sen, (haşa) Allah’ı ne sanıyorsun ki, böylesine alçakça ve bu kadar sayıda masum insana yönelik cinayeti işleyebildikten sonra cennete gidebileceğini düşünebiliyorsun?

…

Bak, cani adam, sana bir şey söyleyeyim mi?

Senin o gidebileceğini zannettiğin o cennet var ya? O cennet senin olsun. Gideceğin o yerin adı her ne olursa olsun, sen oraya git.

Orada senin gibiler çoktur.

Ben, şu katlettiğin 39 kişinin gittiği yeri isterim. Oranın adı da her ne olursa olsun!

Böyle kalleş saldırılarda pisi pisine ölen o masum insanların yanına…

Sen ve senin gibiler uzak olsun.

…

Bak, sana bir şey daha diyip bitireceğim sözlerimi. Fazla uzatmaya gerek yok.

Sen var ya, sen… Annen sağsa eğer, dilerim sağdır, O’na, bu haltı senin yediğini, bir yılbaşı gecesi İstanbul’da bir eğlence mekanında eğlenen o 39 insanı öldürüp pek çoğunu da yaraladığını, söylemeye cesaret edebilir misin?

Ve eğer sağsa annen, bu haltı senin işlediğini öğrendiğinde seni doğurduğu güne lanet edeceğini ve ardından edeceği beddualarla seni sonsuza kadar cehenneme mahkum edeceğini sen de en az benim kadar biliyorsun, değil mi?

Şimdi, cehennem ol… Şeytan bile görmesin yüzünü!

Kenan IŞIK

 
Toplam blog
: 432
: 2964
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Mülkiye mezunuyum. Emekli müfettişim. Ankara'da yaşıyorum. S'oligarşi isimli kitabı yazdım. Kitap..