Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mayıs '12

 
Kategori
Yemek - Mutfak
Okunma Sayısı
331
 

Rena ve Tommaso'ya bir öğle yemeği

Rena ve Tommaso'ya bir öğle yemeği
 

Bir tabak dolusu lezzet


Amerikalı arkadaşım Rena Pazartesi günü Venedik'ten ayrılıyor. Bir daha kimbilir tekrar ne zaman karşılaşırız. Rena'ya bugün bir öğle yemeği ile veda ettik. Tommaso da bizimleydi. Üç tarihçi hem tarihten, hem üç ülkenin lezzetlerinden konuştuk. Böylece ben de onlarla birlikte mutfakta biraz daha ufkumu açmış oluyorum.

Öncelikle şunu söylemeliyim ki İtalya'da yemek konusunda kendimi çok iletlettim. Bildiğim geleneksel Türk tatları ile burada yeni tanıştığım tadları birbirine karıştırmak ve yeni lezzetler elde etmek en büyük eğlenlecelerimden biri haline geldi diyebilirim.

Rena için seçtiğim menüyü sizlerle paylaşmak istiyorum. Bununla birlikte mutfağın temel malzemelerinin İtalyancasını paylaşmak istiyorum.

Öncelikle pirincin (riso) mutfakta ana malzemelerimden biri olduğunu söylemeliyim. Fakat uzun zamandır pirinçi sadece haşlamayı ve makarna usulü süzmeyi tercih ediyorum. Pirinç'i haşlarken bol su az tuz kullanmayı tercih ediyorum. Böylece daha hafif bir tat elde ediyorum ve kesinlikle bu aşamada suya başka bir şey eklemiyorum. Haşlanmış ve süzülmüş pirinci güzelce servis tabağına yerleştiriyorum. Böylece öğle yemeğinin temel malzemesi basitçe hazırlanmış oluyor. Bundan sonrası ise işin oldukça eğlenceli kısmı oluyor.

Cacık pirinç ile yapmayı çok tercih ettiğim bir meze türü; ama İtalya'da salatalık yerine küçük beyaz kuru soğanla (cipolle) hazırlamış olduğum mezeyi tercih ediyorum. Soğanları minik minik doğradıktan sonra kıyılmış maydonoz (prezzemolo), zeytin yağı (olio di oliva) ve biraz da kırmızı pul biber (peperoncini) ile tuzu (sale) kıyılmış soğanla karıştırmak ve üzerine yoğurt ekleyip tekrar karıştırmak... Böylece ortaya müthiş bir tat çıkıyor. Kesinlikle tavsiye ederim. Ne yazık ki İtalya'da iyi bir yoğurt bulmak kolay olmuyor. Bu tavsiye ettiğim karışımı Türk yoğurdu ile karıştırın ve böylece kolayca mükemmel bir lezzet edinin.

Sebze pişirmek yapmayı en sevdiğim şey diyebilirim. Her seferinde farklı ve tabiki en tazesinden sebzeler seçiyorum. Sebze pişirirken kendi geleneksel anlayışımdan çıkalı çok oldu. Zira Venedik'te çok kullanılan bir sebze pişirme usulü edindim. Seçtiğim sebzelerimi güzelce yıkayıp biraz da tuzlu suda bekletiyorum (kabak (zucchine), patlıcan (melanzane), havuç (carote), biber (peperone), patates (patate) vs ne isterseniz kullanabilirsiniz.) ve onları genellikle et pişirmek için kullandığım tavamda pişiriyorum. Öncelikle tavama sadece bir parça tuz serpiştiriyorum. Bu aşamada kesinlikle yağ eklemiyorum. Yüksek ateşte kısa sürede ızgara usulü sebzelerimi pişirip bir çukur tabağa yerleştiriyorum. Ardından üzerine hazırlamış olduğum sosu ekliyorum ve karıştırıyorum. Sos için 3 diş sarmısak, bolca zeytin yağı ve kıyılmış maydonoz ile fesleğen (basilico) ve nane (menta) ikilisini ekliyorum. Böylece sarmısağın yumuşayan tadı ile ocakta ısgara ettiğim sebzelerimi harmanlayıp yüz güldüren bir tat elde ediyorum.

Salata için mevsim yeşillikleri tercih ediyorum. Bu yeşillikleri taze minik domatesler ile süslüyorum. İtalya'da salata konusunda da kendimi çok geliştirdim. Öncelikle limonun her salataya eklenmeyeceğini ve aslında salatanın tadını daha çok hissetmek için o tadı ortaya çıkaran baharatları kullanmanın daha iyi bir seçim olduğunu öğrendim. Kırmızı biber ve bir parça kekik (origano) ile zeyti yağı ve bir parça tuz ile salatanızı yemeyi deneyin. Eminim ki salatanın gerçek tadını damağınızda daha çok hissedeceksiniz.

Bütün bu karışımların yanına bir parça ton balığı (tonno) ve beyaz peyniri (İtalya'da beyaz peynir olarak Yunan Feta'sı kullanıyorum.)de servis olarak hazırlıyorum. Farklı lezzetleri birleştiriyor ve hem göze hem damağa hitab etmiş oluyorum. Rena ve Tommaso çok memnun ayrıldılar. Hatta Tommaso bu yemek üzerine güzel bir uyku gerektiğini söyleyerek yanımdan ayrıldı. Sebzeleri pişirmeme yardım eden Marco'ya da teşekkür etmem gerek. Neticede ortaya hem pratik hem de eğlenceli bir menü çıktı. Umarım sizler de dener ve memnun kalırsınız.

Sağlıcakla kalın...

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 5204
Kayıt tarihi
: 25.10.11
 
 

Dr. Serap Mumcu Geronazzo, Padova Üniversitesi Tarih bölümünde doktoramı tamamladım. Tarih, Sanat..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster