Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Nisan '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Ruhsuz, şablon dost!

Ruhsuz, şablon dost!
 

Sanırım ailede ilk mektubu, okumayı öğrendiğimde Almanya’daki teyzelerime yazardım. Annem söyler, ben yazardım. Sonrada mektubun en altına bunu yazan “yıldız” diye not düşerdim. Okulda bir ismim daha olduğunu öğrenmiştim ya keyifliydi hani. Fark atıyordum arkadaşlarıma.

Dedem Bahriyeli olarak kalmış 8 yıl. O zaman zarfında Amcası, annemi okula göndermemiş, haliyle okuması yazması yoktu.

Benim esas anlatacağım Mektup, Mesaj, Mail hepsi de “M” harfi ile başlıyor.

Cep telefonları olmadan asla diyen bir nesil, millet, yaratık haline dönüştük!

Bizde kutlanası günler çoktur!

Bayramlar, Özel Günler, Genel Günler, Kandiller! Geceler…

Öyle ki, bazen cep telefonumuzun hafızası dolaaaaarr taşaaaardı.

En güzeli hangisiyse, kopyala, gönder yapardık!

Pöööhhh ne içi boşluk, yapaylık!

Sonraları bunu yerini mailler aldı.

Dünyanın bir ucundan bir ucuna bir “tık” kutlama!

Çöp kutusuna yolladıkça, cigabayt boşalıyor, yenileri doluyor.

Power point aldı başını yürüdü… Yüz binlerce resimler, şiirler ve sözler eşliğinde gelip pc’nize konuyor.

Bakıyorsunuz.

Hep aynı. Cep telefonunda da gelenler hep aynısı olduğu gibi…

Vazgeçtim!

Artık şablon takılmıyorum.

Doğum günümde, bayramımda, seyranımda, sevgilim gününde, yılbaşı günümde şablon gelen mailler doğruuuuu çöpe!

Okumak bile istemiyor içim. Daha ilk baştan “Delete”

Bilmem kaç bininci şablon okuyucuyum çünkü…

Onun yerine “iki satır” yazı… “Sen benim aklımdasın yüreğimdesin, benim için önemlisin” der gibi…

Sonra da “bunu yazan ‘ayşe, Ahmet, arkadaşın, canın, aşkın, kardeşin, ailen” yaz!

Ah! Bütün bahtiyarlık bunda.

Cep telefonuma kim bana kendi yazısı ile yazmışsa ona dönüyorum. Şablon ise, yok dönmüyorum. Ne yalan söyleyeyim. Mail’de de öyle…

Doğal ol! Zamanın mı yok? Sonra yaz, müsait olduğunda yaz…

Yeter ki sen yaz. Bir başkasının, bir başkasına söylediği sözlerle bana hitap etme…

Sıradanlaşma! Sen “sen ol” benim için, iyi düşünüyorsan iki kelime yaz, fazla değil. Kötü düşünüyorsan zaten sana değil bu sözlerim.

Sıradan kimselerin sıradan hikâyesi olma!

Tabii mektup için bunu söylemem mümkün değil. Birde kartpostal.

Geçen 2007 yılbaşında mail/mesaj gönderecek çok kişi var iken, kart göndereceğim sayısı düştü ne yalan söyleyeyim. Gittim, birde eskiden güzel yazma için kullanılan divit kalemlerden aldım yazdım ve gönderdim. Ben bile mutlu oldum böyle bir şey yaptığım için. Dostlarımda sevinmişlerdir eminim!

Çünkü hiçbir mektup, kopyalanıp gidemez.

Hâlâ özel... Hâlâ gösterişsiz ve yalın!

Kendine has, doğal, samimi, içten, yapmacıksız… Yeter ki şablon, ruhsuz bilmem kaç milyonuncu turunu atan mesaj, mail yollama!

Hiç bir şey söylemesen de…

Adını/adımı yaz!

Ben anlarım. “Benim için değerlisin!”

 
Toplam blog
: 359
: 1593
Kayıt tarihi
: 29.11.06
 
 

Deli-dolu, akıllı,  yalandan yere çamura yatan, normal değerlerde zekalı, esprili, şakacı, kendin..