​ Ruhun hayalle azad olması ... / Psikoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '12

 
Kategori
Psikoloji
 

Ruhun hayalle azad olması ...

Ruhun hayalle azad olması ...
 

ResimKalemi.Com'dan alıntıdır


Herkes birbirinden ümidini keser. Ama bazıları saplantılı olmayı sever. Bekler bekler bekler. Gelmelidir o o hayata ona aittir. Cennetin bu dünyada olabileceğine inanmıştır onun yanında olduğu zamanlarda.gün gelecektir, bu işkence gibi bekleyiş sona erecektir. Aklı karışmış bir insan. Ya o gün geldiğinde artık kavuşma vakti geldiğinde büyü bozulmuşsa. Yüreğim bütünüyle bir özleyişi kendine idol edinmiş meğer, meğer beklemekten ötesi çok da bana ait bir heyecan değilmiş. Yo yo böyle olmamalı elbette. İnsan duyguları kafası ve kimyası karışık bir varlık. Hala çözümlenmemiş bir beden ve ruh yapısında çelişkilerle ölüme doğru yakınlaşıyorum. Tahlil etmeye kalkışmamalı bu birbirine girmiş cümleleri ve beni ben biraz arınayım kendi yalnızlığımda kendimden bir başkası yokken...

Bir adım attım, sonra bir adım daha. Üzerimdeki elbise güzel tam da içerisindeki bedenime yakışmış ölçülerde ve renklerde. Kendimi çok iyi hissettiğime göre bu elbise ruhuma da hitap etmiş olmalı. Büyüdükçe giyindiğim herşeyin nasıl da hayatıma duygularıma yön verdiğini anımsayıp kendimden kaçmak istiyorum. Farklı ben diğer insanlardan farksızım. Etrafıma bakınca aniden sıyrılıyorum bu duygularımdan. Sanki hergün hissettiğim o uyku halim başımı ağrıtan dinlenme isteğim yok şimdi. Çocuk enerjimi giyinmişim adeta. Burdan şu yeşil eve ordan markete kadar yarışabilirim arkadaşlarımla. Durun durun. Benim bir arkadaşım yokki. Hepsi hayatımın anlamsız ve uçarı olduğu yaşlarında kaldı. Ben mi onları bıraktım onlar mı beni bıraktı bilinmez. Yeni birileri olmadı. Ya da benim kendime verdiğim ceza metotlarından biriydi yalnızlık. Çünkü en korktuğum sevmediğim uzaklaşmaya çalıştığım fakat ihtirasla aşkla sarıldığım bir türlü kopamadığım tek hissim bu. Yal-nız-lık. Neyse tekrar dönüyorum şimdi bulunduğum yere. Kış yeşili bir orman. Hava kapalı sisler var. İleriyi göstermeyen yürüdükçe açılan sadece. Hafif yağmur yağıyor, insanların kasvet dediği bu gündüz karanlığını ben ruhumun dinlenme huzur bulma anları olarak isimlendiriyorum ve seviyorum. Küresel ısınma varsa ki sıcaktan yanarak ölmek yerine soğuktan donarak huzurla gözlerimi kapamayı yeğlerim. İlerliyorum, bakın sevdiğim herşey bugün tek tek bana dönmüş, ama hep bir eksiğim var. Diğer yarım dediğim bırakıp gittiğimde yarım ve kalpsiz tarafta olduğumdan acılar içinde onu beklediğim. Bir şey var işte dilimin ucundan atıp da sensin diyemediğim mühürlendiğim. Önce usulca gidiyorum benimle sevdiğim tüm orman canlıları da geliyor aynı hızdayız, sonra kaybettiğim sevdiklerim, tüm sevdiğim müzikler, iyi insanlar, çocuklar hepsi bana katılıyor ve hızlanıyorum koşar adım giderken hayatıma aldığım renklerle koşmaya başlıyoruz. Onlarda benim gibiler. Hepsiyle eşit hepsi birbiriyle aynı kılıkta. Kin yok hırs yok para yok koşuyoruz koşuyoruz koşuyoruz... duruyorum ya da düşüyorum onlar bir hortum gibi sarmalıyor etrafımı öyle hızlı dönüyoruz ki ben gözlerimi kapatıyorum. Güzel olan herşeyin tam ortasında derin bir nefes alıp kendimden geçiyorum. Sonrasında o hiç doyamadığım uykudan huzurla açıyorum gözlerimi. Elim dudaklarında o yanımda. İşte bitti. Benim sınavım burada bitti. Yaşlı bedenim birden genç oldu. Ağlamak bile istemiyorum. Çünkü acılarımın mirası gözyaşlarım kirleti, büyüsünü bozar bu anın korkuyorum. Şimdi beyaz bulutlar. Mavi gökyüzü. Ürkmüyorum sıcak güneşten. Hayat yakala eteklerimden ölüme çok var daha.....

 
Toplam blog
: 10
: 223
Kayıt tarihi
: 12.08.11
 
 

Daha önce hurrealizim adıyla yazıyordum fakat sayfamı değiştirmek zorunda kaldım. Yalnız hisseder..