- Kategori
- Güncel
Rumuz: Kadın (2)

kelebekforum.com
Eşinin uyguladığı şiddet nedeniyle, çenesi kırılmış olarak konukevine getirildiğinde, Ayşe’nin bir daha eşine dönmeyeceğini düşünmüştüm. Oysa döndü.
Hatice, konukevinde uygulanan bir proje ile “Çiçek Yetiştiriciliği Kursu”nu bitirerek sertifika aldığında da aşağılandığı eve tekrar dönmeyeceğini düşünmüştüm. Oysa döndü.
Fatma, sigortalı olarak çalışmak üzere bir işe yerleştirildiğinde de evine dönmeyeceğini düşünmüştüm. O da döndü.
**********
Az da olsa başarabilenler de oldu. Onlar zorluklarla mücadele ederek yaşamlarını yeniden kurdular. Hiçbir şey kolay değil hala. Ama özgürler ve kendi tercih ettikleri, kendilerinin kurdukları bir hayatta, aşağılanmadan, şiddete maruz kalmadan yaşıyorlar.
Onlardan biri Mukaddes. Alkolizm sorunu olan, av merakı nedeniyle günlerce eve gelmeyen, geldiğinde ise Mukaddes’in gündelik işlere giderek kazandığı az miktardaki paraya da el koyan ve kendisini öldüresiye döven kocasını terk etmeye karar verdiğinde kızı 15, oğlu 7 yaşındaydı. Çocuklarıyla birlikte kadın konukevine sığındığında, onlara destek olabilecek kimse yoktu. İlkokul mezunuydu, sürekliliği olan bir işte çalışmak için herhangi bir vasıfa sahip değildi. Kalabilecek bir yeri yoktu. Konukevi ise geçici süre barınmayı sağlıyordu. Ya sonra…
Sonrasında O da, benzer durumdaki pek çoğunun yaptığını yaptı. Kendisine ilgi gösteren, Onu ve çocuklarını koruyacağını, sahip çıkacağını düşündüğü birisiyle beraber oldu ve evlendi. Yangından kaçarken doluya tutulduğunu kısa sürede anladı ama bu arada bir çocuğu daha oldu. Kocası ilk evliliğinden olan çocuklarını evden kovduğunda çocuklarıyla beraber yine kadın konukevine sığındı. Ama bu kez farklıydı…
“Kadının Eli Çiçek Açtı” isimli proje kapsamında, çiçek yetiştiriciliği kursunu bitirerek sertifikasını aldı. Bu kursa devam ederken KİHEP’e (Kadının İnsan Hakları Eğitimi Programı) devam etti. Aynı zamanda psikodramalara katıldı. Aslında katıldığı eğitim ve farkındalık geliştirme çalışmalarının hepsi projenin içinde yer almaktaydı. Proje kapsamında çiçek yetiştiriciliği sertifikasını aldığında, proje ortağı yerel yönetim söz verdiği işe yerleştirmeyi gerçekleştiremedi. Ama O bir kere başka bakmaya, mücadele gücünü kendinde hissetmeye başlamıştı. Yılmadı, ilişkilerini koparmadı, gitti-geldi, gitti-geldi… Yine yerel yönetimin aracılığı ile kendisine bir fırında iş buldu. Asgari ücretle çalışmaya başladı. Ama bu neye yeterdi ki?.. Daha başlarını sokacak bir ev, evin içine hiç olmazsa yatak, yorgan, kilim lazımdı. Konukevinden ayrılmasına dört gün kala geldi haber. Belediye, TOKİ evlerinden bir daireyi sembolik kira ücreti ile Mukaddes’e verecekti. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı da bir defaya mahsus eşya yardımı yapmıştı. Çok azdı ama olsundu… O artık, insan gibi yaşıyordu...
Mukaddes’in ve bir önceki yazımdan öyküsünü bildiğiniz Kardelen’inkine benzeyen güzel sonlu öyküler çok nadirdir. Özellikle konukevi öykülerinin çoğu, Ayşe, Fatma ve Hatice'ninki gibi devam eder gider. Bu arada… Kardelen’in öyküsünün devamını merak ettiğinizi biliyorum. Kısaca anlatayım: KAMER’de temizlik işlerine bakmaya başladı. Askerden gelen oğlu iş buldu, çalıştı. Hem kızını evlendirdi hem de küçük çocuğunu okuttu. Kocası mı?.. Baktı ki, Kardelen’in dönüşü yok ve başının çaresine baktığı gibi çocukları da toparlıyor, o da değişmeye karar verdi. Gönüllü olarak alkolizm tedavisi gördü ve öyle çıktı Kardelen’in karşısına. Okuduklarımdan anladığım kadarıyla birlikte değişmeye ve gelişmeye devam ediyor olmalılar. Kardelen kocasına “Devrik Kral” diyor…
*********
Peki Ayşe, Fatma ve Hatice'ler neden kendilerini bir türlü kurtaramazlar? Neden yangından kaçarken doluya tutulurlar? Hele Hatice gibi bir mesleki sertifikası, Fatma gibi bir işi varken neden geriye dönerler? Neden kendilerini kurtaramazlar?
Kendilerini kurtaramazlar, çünkü: iş bulamadıktan sonra mesleki sertifikanın hiçbir anlamı yoktur.
Geriye dönerler, çünkü: bir işe sahip olsalar dahi, gelirleri kira ücretlerini karşılamıyorsa, Onlar çalışırken çocuklarının bakımını sağlayacak bir yer yoksa geri dönmek zorunda kalırlar.
Kendilerini kurtaramazlar, çünkü: bazen tek başına Onların değişip, gelişmeleri kurtulmaya yetmez. Hayatlarını paylaşmış oldukları, Onları bu hayata mahkum eden kişilerin değişmesi gerekir.
İşte tüm bu nedenlerle, pek çok kaynakta ve bir önceki yazımda bahsettiğim Şiddeti Önleme Genelgesi'nde onlarcasını bulabileceğiniz önerilerden bence acilen hayata geçirilmesi gerekenler şunlardır:
* Eğitimini yarıda bırakmış kadınların eğitimlerini tamamlayabilmeleri ve aktif olarak iş yaşamına katılmaları için ihtiyaç duydukları destek hizmetleri (yuva, kreş, gündüz bakımevi gibi) sağlanmalıdır.
*Toplumda kadın ve erkek eşitliği sağlanıncaya kadar, kadınlara pozitif ayrımcılık yapılması bir devlet politikası olarak kabul edilmelidir.
*Şiddet gördüğü için kadın sığınma/konukevine yerleştirilen kadınların buradan çıktıktan sonra kendi ayakları üzerinde durmayı başarmalarını sağlamak ve desteklemek için kadınlara devletin sahip olduğu konutlardan geçici konut tahsisi yapılmalıdır.
*Şiddete uğrayan ve özellikle sığınma evlerindeki ihtiyacı olan kadınları, danışma merkezleri ile sığınaklara başvuran kadınları ekonomik olarak güçlendirmek, yeniden ev kurmalarını sağlamak amacıyla bir “Kadın Destek Fonu” oluşturulmalı ve kadınların uygun işlere yerleştirilmesi sağlanmalıdır.
*Askerlik eğitiminde, camilerde, kahvehanelerde, çok sayıda erkek çalışan istihdam eden kuruluşlarda kadına yönelik şiddet konusunda erkeklere yönelik zihniyet dönüşümünü sağlayacak eğitim programları düzenlenmelidir.
* Şiddet uygulayan erkeklerin evden uzaklaştırılarak rehabilite edilmelerini sağlayacak yatılı merkezlerin hizmete girmesi sağlanmalıdır.
* Evlilik başvurusunda bulunanların evlilik, aile içi ietişim ve etkileşim konularında eğitim sertifikası almaları sağlanmalıdır.
Sosyal, psikolojik, ekonomik, kültürel olduğu kadar bireysel ve toplumsal pek çok boyutu olan kadına şiddetin önlenmesi konusunda önemli bulduğum noktaları örnek olaylardan yola çıkarak sizlerle paylaşmak ve öneriler sunmak istedim. Yararlı olmasını diliyorum.
Sevgi, sağlık ve huzurla kalınız...