​ Şair Kemal Özer'le toplumcu gerçekçi şiirimiz bir eksildi! / Edebiyat / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '09

 
Kategori
Edebiyat
 

Şair Kemal Özer'le toplumcu gerçekçi şiirimiz bir eksildi!

Şair Kemal Özer'le toplumcu gerçekçi şiirimiz bir eksildi!
 

"Bir gün – ordaydık diyelim bu dünya konuşulursa"
KEMAL ÖZER

Bu sabah Milliyet Gazetesi’nin ikinci sayfasına baktığımda gördüm acı haberi. “ Toplumsal gerçekçi şiirin usta ismi şair Kemal Özer geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti. 74 yaşındaki Özer’in cenaze töreni 2 Temmuz’da Aksaray’daki Murat Paşa Camii’nde yapılacak” Beklemediğim, ölümü yakıştıranmadığım sevgili şair Kemal Özer’in ölüm haberiyle yıkıldım dersem, abartmış olmam. Çünkü son 5 yılda bir çok kez görüştüğüm, konuştuğum, dostluk ettiğim, çok sayıda kitaplarıyla buluştuğum, ağabey demekten onur duyduğum bir şairin böyle habersiz gidişi, gerçekten beni çok etkiledi.

1950’li yıllarda şiirimize yeni bir devinim getiren İkinci Yeni hareketi içinde şiirler üreten, Şiir Sanatı ve “a” dergisiyle dergicilikte çığır açan, 1983-1990 arasında da Varlık<ı> dergisinin yönetmenliğini yapan, 1999- 2000 arasında Türkiye Yazarlar Sendikası'nın ikinci başkanlığı görevini yürüten Kemal Özer, ölümüne dek şiirin, düşünce devniminin, yazıların, kitapların içinde oldu. Onlarca şiir kitabı kaleme alan Özer, 1976 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü, 1982 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü, 1991 Yunus Nadi Şiir Ödülü, 2001 Dionysos Şiir Ödülü, Altın Portakal Şiir Ödülü'nü sahibi olmuştu. İlk dönemlerinde İkinci Yeni'nin yönelimlerie uygun şiirler yazan Özer, bu biçim ve içerikteki şiirlerini ilk üç kitabında topladı. Daha sonraki yıllarda onun toplumcu gerçekçi bir duruş sergilediğini görüyoruz. 1970 – 1980 yılları arasında yayımlanan 4 yapıtında bu tür şiirlerini yer verdi özer.

2009 PEN Şiir Ödülü’nü de kazanan Kemal Özer, bu yıl ki Dünya Şiir Günü Bildirisine şu sözlerle başlamıştı:

“Bir yüzleşme günündeyiz yine.
Yine şiire bakıyoruz. Yine şiir ne işe yarar diyenlerle göz göze gelerek.
Sesimizde yankılanan yine öncelikli bir soru: Hangi niteliklerle yüz yüze getirir bizi şiir?
Sayabiliriz o niteliklerin birkaçını hemen: Yaratıcı eyleme merak, dönüşü olmayana cesaret, sıradana açılan savaş, emeğe gösterilen saygı, duyarlığa tanınan özgürlük, tasarlananı genişleten ufuk...”

Kemal Özer’le ilk kez 2004 yılında İzmir Karşıyaka’da yapılan Dünya Şiir günü etkinliğinde tanışmıştım. Ülkü Tamer’le birlikteydiler;ikisiyle de TRT için kısa söyleşiler yapmış, görüşlerini almıştım şiirle ilgili. Daha sonra Temmuz 2005’te Aydın’ın Didim ilçesinde düzenlenen 2.Sanat Edebiyat Günler’inde birlikte olmuştuk. Onur Konuğu şair Cevat Çapan’dı o etkinliğin. Gökhan Cengizhan, Turgay Fişekçi, Semih Gümüş, Ali Cengizkan gibi yazınımızın ustaları da vardı aramızda. Akköy Kitaplığı’na götürmüştü sevgili Güven Pamukçu dostumuz. Kütüphanede yanında getirdiği kitaplarından hediye etmişti. Bana da bir çok kitap vermiş, Tanık Günler-2’‘yi “Sevgili Oğuz Tümbaş’a yeniden görüşme sevinciyle 23.7.2005 Akköy Kitaplığı” diyerek imzalamıştı. 2008 yılı Ocak ayında yapılan Altınoluk Şiir Akşamları’nda da birlikte bir kaç günü paylaşmıştık. Mehmet Başaran, Ahmet Uysal, Dinçer Sezgin, Burhan Günel, Çiğdem sezer, Ayten Mutlu, Bülent Güldal, H.Cahit Kerse, Halim Yazıcı, Mahzun Doğan’la birlikte şiirler okumuştuk. Kaz Dağlarına çıkıp söylenceler yurdu ida’yı yaşamıştık yeniden.

Son kez 14. İzmir Kitap Fuarı’nda görüşüp öpüşmüştük.Kısa bri görüşmemiz olmuş, gençler etrafını sarıp soru yağmuruna tutunca geriye çekilmiştim.

Bilgisunar (internet) aracılığıyla arada kısa yazışmalarımız oluyordu. Her ay Blog’unda yayımladığı raporunu bana da geçiyordu.

İzmir’de yayımlanan ve benim de Yazı Kurulu’nda bulunduğum ÜNLEM dergisinin 6. sayımızda Veysel Çolak Kemal Özer’le kapsamlı, verimli, seçkin bir söyleşisi yer almıştı. Ünlemin 4.sayısında da Yarına Selam şiirini yayımlamıştık. O zaman da sevdiğm bu şiiri burada sizlerle paylaşmak istiyorum:

Bir gün – ordaydık diyelim bu dünya konuşulursa

ışığını bizden de aldı, bizim birbirimize uyanan bakışımızdan

Bir soluk-diriltti diyelim solgun bir yazgıya dokununca

bizden de geçti, bizi tanımlayan o alev titreşimli hızdan

Bir mektup-yazılmış diyelim prangalar eskitmenin soğuğunda

bizden de bir damla, her satırında bir damla direnen sabrımızdan

El ele tutuştuk sevgilim, bizi de sınadı bilenmiş orağıyla

emek kardeşliğinin rüzgârı bir daha eksilmedi alnımızdan

El ele yükseltilen bir doruk-tekili taşırmak için çoğula

yeryüzü kalabalığına varmak için kabuğun kıran yalnızdan

Yeni bir renk katmak için her yağmur sonrası gökkuşağına

kıvılcımlar saçan çeliğe su vermek için gözyaşımızdan

yaşamı düğüne dönüştürmek, hak edilmiş mutluluğa

bir gelin ışıltısı devşirmek yüreği aşılı her kızdan

Hepsini bizde bir araya getirdi bu sevdalı buluşma

yarına bir selâm, kızıllığı yıllar sonra da ışıyacak yıldızdan

Kuşkusuz Kemal Özer için yazılacak çok şey var. Şiire bunca emek veren, işçilik eden, şiiri yaşam biçimi olarak algılayan, çok sayıda kitap yayımlayan bu iyi şair için, elbette gelecek günlerde çok eleştirmen, şair, düşün adamı yazacak, anlatacak, anacak.

Behçet Necatigil onun için 1977 yılında Yazarlar ve Şairler Sözlüğü’nde “İkinci Yeni'nin en çok sözü edilen şairlerinden olan Kemal Özer'in şiirlerinde, uzak çağrışımların izinde yürümekle çözülebilecek gizli bir bütünlük kaygısı seziliyordu. Şairliği, yeni aşamalarda, toplumsal eylemlere, yurdun ve dünyanın politik-güncel olaylarını şiirleştirmeye yöneldi.'' derken, uzak görüşlülüğünün işaretlerini vermişti. Şiirimizin bu efendi, saygın, üretken, verimli adamını öte yakaya uğurlarken, ışığı bol olsun diyorum. Umarım genç kuşak şairleri, şiir heveslileri Kemal Özer şiirinden, düşüncelerinden, yorumlarından, yapıtlarından, şiir bilgisinden gereğince yararlanırlar.

 
Toplam blog
: 178
: 1483
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

1946 yılında Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde doğdum. İlkokulu aynı ilçede, ortaokulu Ceyhan’da, li..