- Kategori
- Futbol
Şampiyonlar liginde 3 takımla olabilme ihtimali

2009/2010 sezonunda Şampiyonlar Ligine 3 takımla katılma olasılığımız doğuyor.Çünkü UEFA Kulüplerarası Organizasyonlarda sistem değişikliğine gidiyor.Bu konudaki karar UEFA nın 30/11/2007 ile 01/12/2007 tarihleri arasında yapılacak Genel Kurul Toplantılarında karara bağlanacak ve 30/11/2007 tarihinde yerel saatle 17:15 de bir basın toplantısı ile UEFA Başkanı Platini tarafından kamuoyuna açıklanacak.
Avrupa’da Kulüplerarası Futbol Organizasyonları ciddi değişikliklerin eşiğinde. Yaklaşık bir ay önce yazdığım bir yazıda bu konuyu ele almıştım. Çok kısa bir hatırlatma yapmam gerekirse;
“UEFA Başkanı Platini başkan seçildiği gün yapmış olduğu konuşmasında UEFA tarafından düzenlenen Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupasının statülerinde ve sistemlerinde değişiklik yapmak istediğini belirtmişti. Bu değişiklikteki amacının da daha fazla ülke şampiyonunun veya takımının Şampiyonlar Ligine katılımını sağlayabilmekti. Bu istek Avrupa Futbolunda daha fazla söz sahibi olma yolunda olan G-14 kulüplerinin biraz olsun büyüme ivmelerini aşağı çekmeyi de planlıyordu. Çünkü Platini bir çok kez dile getirdiği gibi Futbol Ekonomisinin emperyalist bir hale girmesini istemiyordu. Yani Futbol para kazanma aracı olmamalıydı Platini’ye göre. Daha başka bir deyişle Futbol Ekonomisinin paylaşımı kulüpler arasında çok büyük uçurumlara yol açmamalı. Yani x bir ülkenin şampiyonu UEFA organizasyonlarından milyon dolarlar kazanırken, başka bir ülkenin takımı yüz milyon dolarlar kazanmamalıydı. Aradaki makas ne kadar açık olursa, Avrupa Futbolundaki çekişmenin de o oranda azalacağını düşünüyordu benim anladığım kadarıyla ve bana da mantıklı geldiği kadarıyla.
Hatta aynı şekilde aynı ülke federasyonuna bağlı iki ülke takımının arasındaki makaslar da bu yüzden ciddi biçimde açılıyordu. Ulusal liglerinde bu bakımdan yani rekabetin azalmasından dolayı zarar gördüğünü düşünüyordu. Bir yanda Şampiyonlar Liginde sürekli boy gösterebilen her ülkeden belli kulüpler bu liglerden inanılmaz paralar kazanarak ciddi ekonomik güçler elde ederken, diğer yandan bu organizasyonlarda hiç yer alamayan diğer kulüpler ekonomik olarak küçülüyorlar ve hatta borç batağına saplanır hale geliyorlar. Ve aradaki farklar her geçen sene çok yüksek ivmelerle artıyor.
Bu amaçla Ağustos ayında kurullarıyla oturup bir taslak hazırladı. Bu taslakta en çok göze batan şey Ülkelerin Kupa Galiplerinin de Şampiyonlar Ligine katılabilme şansının olmasıydı. Ulusal Federasyonların düzenlediği Kupa organizasyonlarında başarılı olan takımları değerlendirecek olursak liglere oranla çok daha fazla çeşitli takımın başarılı olduğunu görebiliyoruz. Avrupa’nın hemen hemen her liginde buna rastlamak mümkün.
En azından kendi ülkemizde 50 senedir düzenlenen Ligimizin sadece 4 şampiyon çıkarabilmiş olmasının yanında , değişik isimler altında düzenlenen Federasyon Kupasını ise (bugünkü adıyla Fortis Türkiye Kupası) daha fazla sayıda farklı kulübün kazandığını ve kazanma olasılığı olduğunu çok net görebiliyoruz.
Bu açıdan Platini’nin planının varmak istediği nokta uzun vadede UEFA Şampiyonlar Liginde boy gösteren takımların çeşitliliğini arttırabilmek gibi görünüyordu. “
Platini, hazırladığı taslağı ülke federasyonları ve Avrupa Kulüpleri ile Ağustos ayının sonunda paylaştı ve herkesin bu taslağı inceleyerek görüşlerini ve tavsiyelerini bildirmesini istedi.Ülkemiz dışında hemen hemen her Avrupa Ülkesi gerek kamuoyunda gerek Federasyonlarında gerekse Kulüpler Birliklerinde bu taslağı incelediler ve çekincelerini, tavsiyelerini ve isteklerini UEFA’ya yazılı olarak bildirdiler.
Her ne kadar UEFA G-14’ün söz sahibi olmasından rahatsız olsa da, G-14’ü görmemezlikten gelme şansı hiç yoktu. Kaldı ki G-14 bu süreçte çok ciddi bir hamle yaparak genişleme sürecini başlattı. Bu genişleme süreci daha fazla Avrupa Kulübüyle G-14’ün daha fazla söz sahibi olması anlamına geliyordu.
Bu genişlemede G-14 özellikle Futbol Ekonomisini iyi değerlendiren kurumsal bir yapıya bürünmüş olan Futbol Kulüplerini seçerek bir şekilde UEFA ‘ya gözdağı verdi. Bu birlik içinde yer almanın kulüpler için onur olduğu düşünülecek olursa ve en önemlisi de G-14’ün kurucu üyelerinin bu birliğin bir nevi karar mekanizmaları olduğu göz önüne alınacak olursa, G-14 alacağı kararlar, protestolar ya da daha ileri boyutta alternatif organizasyonlarlar tehditi oluşturabilmesi açısından daha geniş ve daha güçlü bir tabana yayılmanın temellerini atmıştı.
UEFA G-14’ün bu hamlesi karşısında geri adım atarak taslağını tekrar değiştirmek zorunda kaldı. G-14’te bu hamleyi doğru bir yaklaşım olarak algıladğını belirtmek adına genişleme sürecini ileri bir tarihe attı.
Platini ve ekibinin tekrar gözden geçirmek durumunda kaldığı ve tekrar şekillendirmek zorunda oluğu taslak 23/11/2007 tarihinde Alman die Welt gazetesinin Welt Online isimli internet sitesinde ana hatlarıyla açıklanarak basına da sızmış oldu.
Ve özellikle G-14’ün ısrarla karşısında olduğu Fedarasyonların Kupa Galiplerinin de Şampiyonlar Ligine katılma olasılığı ortadan kalkmış oldu.
Çünkü büyük kulüpler hem Şampiyonlar Liginde hem de kendi Ulusal Liglerinde yoğun bir maç trafiği içindeyken ülkelerinde düzenlenen Federasyon Kupalarında da as kadrolarıyla mücadele etmek istemiyorlardı. Hatta etmeleri baya zordu. Zaten son senelerde ulusal kupa organizasyonlarını takip edecek olursanız büyük kulüplerin bu organizasyonlarda daha ziyade rezerv kadrolarını kullandıklarını çok net bir şekilde göreceksiniz.
Bir önceki taslağa göre UEFA Ülke Klasmanında ilk 3 sırada yer alan takım lig şampiyonunu, ikincisini ve üçüncüsünü direkt olarak Şampiyonlar Ligine gönderecek, 4üncü takım ise kupa galibi olacaktı. Premier Ligi düşünecek olursanız, özellikle son yıllarda Liverpool, Manchester Utd., Arsenal ve Chelsea şampiyonlar liginin gediklisi oldular ve genelde bu 4 takım ligi ilk 4 olarak tamamlıyor. FA Cup ise tarihe bakıldığında bir çok kulüp tarafından kazanılabilmiş. Ve bu takımlar da FA Cup’da genelde rezerv takımlarıyla mücadele ediyorlar. Özellikle ilk turlarda. Bu 4 takım dışındaki takımlarında FA Cup sayesinde Şampiyonlar Ligine gitme olasılığı doğduğunda bu kupadaki rekabet gücü bir anda artmış olacak ve ilk 4e giremeyeceğini düşünen Newcastle, Manchester City, Tottenham vs. takımlar FA Cup’a asılacaklar.
Düşününce aslında izleyiciler ve taraftarlar için gayet keyifli bir yapı olmasına rağmen görüldüğü gibi büyük kulüpleri pek memnun eden bir yapı değil. Aynı olay Serie A ve La Liga içinde geçerli. Ve tabiî ki Bundesliga, Eiredivise, Lig A da bu durumdan etkileniyor. Bu ilk 6 sırayı paylaşan ülke takımları Platininin ilk tasarısına göre Şampiyonlar Ligine bir geleneksel takımlarından bir eksik takım gönderme riski taşıyordu.
Şimdi gelelim bütün bu süreçten sonra Platini tarafından tekrar düzenlenmek zorunda kalan Şampiyonlar Ligi statüsüne.
İlk taslağa göre en önemli değişiklik, kupa galiplerinin bu organizasyona katılabilme olasılığı rafa kalktı. Bu değişiklikten sonraki statü ise çok ilginç bir şekilde ülke takımlarımızı şu an bulunduğumuz yer itibariyle ilgilendirir oldu. Çünkü 2009/2010 sezonundan itibaren Şampiyonlar Ligine 3 takımla katılma olanağımız doğdu. Şimdi yeni statüyü bir inceleyecek olursak;
Şampiyonlar Ligi 3 ana bölümden oluşacak.
1-CL Grup maçları:
Daha önceden olduğu gibi 32 takımdan oluşacak ve 4erli 8grup halinde yapılacak. UEFA ülke klasmanında ilk 12 sırada yer alan takımların ulusal lig şampiyonları, ilk 6 sırada yer alan takımların lig ikincileri ve ilk 3 sırada yer alan takımların lig 3üncüleri ile bir önceki Şampiyonlar Ligi Şampiyonu direkt olarak katılacak.
2-Eleme maçları;
-1nci CL Eleme Turu: UEFA ülke klasmanında 7inci, 8inci, 9uncu, 10uncu, 11inci ve 12nci sırada yer alan 6 ülkenin ulusal lig 3üncüleri eleme usülü iki maç oynayacaklar. Elenen 3 takım UEFA kupasına 2nci eleme turundan itibaren katılacak, eleyen 3 takı m ise 2nci CL eleme turuna atlayacak.
-2nci CL Eleme Turu: 1inci CL eleme turundan gelecek olan 3 takıma ilaveten, UEFA Ülke klasmanında 7inci, 8inci, 9uncu, 10uncu, 11inci ve 12nci sırada yer alan 6 ülkenin ulusal lig üçüncüleri ve UEFA ülke klasmanının 6ncı sırasında yer alan ülkenin ulusal lig üçüncüsünden oluşan 10 takım eleme usülü iki maç oynayacaklar. Elenen 5 takım UEFA kupasına 3üncü eleme turundan itibaren katılacak, eleyen 5 takım ise 3üncü CL eleme turuna atlayacak.
-3üncü CL Eleme Turu: 2nci CL eleme turundan gelecek olan 5 takıma ek olarak, UEFA Ülke klasmanında 4üncü ve 5inci olan 2 ülkenin ulusal lig üçüncüleri, ve aynı klasmanda ilk 3 sırada yer alan ülkelerin ulusal lig 4 üncüleri toplam 10 takım halinde eleme usülü oynayacaklar. Elenen 5 takım UEFA Kupasında direkt UEFA ligine katılacak, eleyen 5 takım ise Şampiyonlar Ligine katılacak.
3-Ön eleme maçları;
-1nci CL Ön eleme turu: UEFA ülke klasmanında 13üncülükle 53üncülük arasında yer alan 40 ülkenin ulusal lig şampiyonları eleme usulü oynayacaklar. Elenen 20 takım UEFA kupası mücadelelerine veda edecek, eleyen 20 takım ise 2nci CL Ön eleme turuna atlayacaklar.
-2nci CL Ön Eleme turu: 1nci CL Ön Eleme turunda başarılı olan 20 takım eleme usülü mücadele edecekler. Elenen 10 takım UEFA kupası 3üncü eleme turundan itibaren UEFA kupasına katılacak, başarılı olan 10 takım ise bir üst tur olan 3üncü CL Ön eleme turunda mücadele etmeye hak kazanacak.
-3üncü CL Ön eleme turu: 2nci CL Ön eleme turunda başarılı olan 10 takım eleme usulü karşılacaklar. Başarılı olan 5 takım Şampiyonlar Ligine katılacak. Elenen 5 takım ise UEFA kupasında direkt olarak UEFA ligine katılacak.
Ülkemiz şu an itibarı ile UEFA Ülke klasmanında 12inci sırada bulunuyor. Ve hemen altında yer alan Belçika ile arasında 3, 020 puan fark var. Bu seneki UEFA macerasına Türkiye de Belçika da 4 takımla başladı. Şu an Türkiye 3 takım ile devam ediyor, Belçika ise sadece bir takımı ile UEFA kupasında mücadele ediyor. O da Anderlecht.
Gerek bizim takımlarımızın gerekse Belçika takımı Anderlecht’in alacakları puanların ülke puanlarına katkısı eşit ağırlıklı. Yani her galibiyette Türk takımları da Belçika takımı da ülke puanına 0, 500 puan katkı yapabiliyor. Bu açıdan değerlendirecek olursak ve de aradaki puan farkını da hesaba katacak olursak Anderlecht’in tek başına 3 Türk takımının alacağı galibiyet sayısından en az 7 adet fazla galibiyet sayısı alması gerekmektedir. Yani işin özeti bu sene 12incilik bir mucize olmazsa garanti.
Bunun anlamıda yukarıdaki statüden anlaşılacağı gibi 3 takım ile Şampiyonlar Liginde mücadele etme olasılığını doğuruyor. Bu açıdan bu ihtimalin olması bile Türk Futbolu için olumlu.
Ayrıca UEFA Ülke Klasmanında 13üncülükle 53üncülük arasında yer alan 40 ülke takımının en az 5 şampiyonu da Şampiyonlar Ligine katılabilecek. Şu an yürürlükte olan statüye göre bu takımların Şampiyonlar Ligine katılabilme olasılığı çok azdı. Özellikle Eleme Turlarında UEFA Ülke Klasmanının en üst sıralarında yer alan ülkelerin takımları ile eşleştikleri için ve de seri başı olmama statüsüne takıldıkları için genelde ön eleme turlarında eleniyorlardı. En azından bu şekilde alt klasmanlarda yer alan ülkelerden 5inin şampiyonları Şampiyonlar Ligine büyüklerle eşleşmeden girebilecek.
Bir başka değişiklik ise artık Şampiyonlar Liginde 3üncü olan takımlar yollarına UEFA kupasından devam edemeyecekler.
Ülkemiz futbolu için hayırlı olmasını dilerim.
Gökhan TANĞ