​ Sanal ve oral düşünce mahkumu / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Eylül '13

 
Kategori
Deneme
 

Sanal ve oral düşünce mahkumu

Sanal ve oral düşünce mahkumu
 

Düşünce özgürlüğü bizde yok diyenlere hep karşı çıkmışımdır. Çünkü hep vardı. Sanılanın aksine düşünmekte sonuna kadar özgürüz, ancak düşündüğünü ifade etmekte özgür değiliz.

Her insanın küfür ve hakaret edebilme özgürlüğü olmalıdır. Küfürün, hakaretin özgürlüğü olur mu demeyin, bal gibi olur... Ancak hiçbir küfürün, hakaretin cezası hapis olmaz. İnsanın özgür bir şekilde doya doya içini doldura doldura küfür veya hakaret edebileceğini bilmesi ayrı şeydir, terbiyesi gereği bunu yapmaması gerektiğinin farkında olması ayrı şeylerdir.

Hakaret ve küfür tamamen düşüncenin sesteki akisleridir. İş düşünceden çıktıktan sonra oral yollara, yani boğaza gelir, oradan ağız içine, son olarak dile ulaşır. Ağız ve dil yolu ile yapılan bir şeyin cezası hapis olabilir mi? Demir parmaklıklar arkasına neyi koyacaksın? Ağzı kafese koymakla aynıdır. Ağzı kafese sokmak için önce beyni, yani kafayı hapsetmek gerekir. Dil ile tatmak, konuşmak, şarkı söylemek dışında en çok kime ne yapabilirsiniz? Hadi iş dilden çıktı diyelim, el vasıtasıyla düşünceyi bir yere yazma işine dönüştü. Burada elin suçu ne? Soyguna gidenlerin kullandığı otomobili mahkemeye çıkarıp, onu yargılayıp hapise koyuyor musunuz? Düşünceyi taşıyan, onu hayata getiren dil ve eller birer araçtır. Düşünceyi hapsetmek nasıl mümkün değilse onu taşıyan aracı, yani bedeni hapis cezası ile yargılamak ve hapsetmek, soygunda kullanılan otomobili cezaevine koymaktan farklı değildir. Elleri hapise koydunuz, ağzı kafese soktunuz, söyleyin geriye insanda ne kaldı? Hadi bir şekilde bunları yaptınız, insanları korkuttunuz diyelim. Peki karşınıza geçip sessiz duran ama içinden size kallavi küfürler geçiren adama ne yapacaksınız? Siz duymuyorsun diye o özgür olacak diğeri yazdığı, sanal ve oral yollardan düşüncesini ifade ettiği için mahpus...

Benim daha çok merak ettiğim, bu hakimler hangi teraziyle tarttılar, ne ile ölçtüler ve on ay gibi bir zaman biçtiler, ben en çok bunu merak ediyorum. Kendilerine sormak lazım... Değil mi ya, ellerinde bir ölçü, hakaret ve küfür derecelerini gösteren bir cetvel olması gerekir. Ortada bir ölçü varsa bunda asgari ve azami sınırlar olmalı. İşte ben en çok müebbet gerektiren hakaret ve küfürleri merak ediyorum. Hakimler ivedi bir şekilde bunların listesini açıklamalılar, bilelim ki mazallah bir yerde ağzımızdan kaçar, sonra tantuna gitmeyelim şu genç yaşta...

 

 

 

 

 
Toplam blog
: 57
: 122
Kayıt tarihi
: 25.04.12
 
 

İnsan ve hayvanı bir severim. Saygıdan hoşlanmam. Zımparalanmış köreltilmiş sevgiden de.. Kib..