​ Sanalizm- Toplumsal kişiliğe isyan (3) / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Aralık '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Sanalizm- Toplumsal kişiliğe isyan (3)

Sanalizm- Toplumsal kişiliğe isyan (3)
 

Bir futbol maçında alınan galibiyet (hele hele ulusal düzeyde alınan bir galibiyet) sonucu kitlelerin nasıl çığrından çıktığını bir düşünün... Konvoylar oluşmasının ve silahlı sevinç gösterileri yapılmasının temelinde yatan, eziklik duygusudur... Eziklik duygusu bireyde ya da kurumlarda sürekli kendini savunma duygusu yaratır... Sürekli olarak savunmada kalmak eni konu depresif bir durumdur.. Takıntılı bir kişilik halidir...

Takıntılı ya da depresif olma durumu her zaman pasif kalacak diye bir kurala bağlı değildir... Kafada yaratılan düşmanla sürekli savaş halinde olmak, insanı çok temel yanlışlara sürükleyebilecektir... Düşman sayılan unsurlar ancak egemenlik altına alınabilirse rahat bir nefes alınabilir... Eziklik duygusunun tedavisi sağlık yollardan yapılabilir aslında… Ancak çok uzun ve iyi niyetli yaklaşımlar gerektirir... Düşman sayılan unsurlar gerçek yaşamda tarafsız gözle tanınırsa bir sonuç verir... Oysa bu çok zor olasılıktır gerçek yaşamda… Toplumun tümünün hastalıklı olması halinde NORMAL olan hastalıklı ruh halidir… Doğru teşhis budur…

Birey içinde yaşadığı bu travmatik durumda, yaratacağı sanal bir kişilikte kendini bulması çok kolay olmaktadır... Gerçek yaşam bir anda vazgeçilecek, olsa da olur olmasa da olur bir konuma itilebilecektir... Hatta daha ileri gidebilirim bu konuda; İddia edebilirim ki utanılmaktadır, reelde gündelik yaşanan kişiliklerden....

Yaşam, sanalda yaşanılan kişilikle daha güzel, daha bir heyecanlı ve doyurucudur... Günlerce bilgisayar başında oturulabilir... Hava almak için dışarı çıkıldığında bile sıkılıp sanala dönülür… Bir tanıdık görüldüğünde görmesin diye dua edilir…

Cılkını çıkardım galiba… Bu kadar kötümü durum, bu kadar vahim mi sanalizm? Hiç de değil… Aksine gerekli... Mutsuz kişilikleri tedavi yönü bile var... Kişinin tatmin olmasından daha güzel ne olabilir ki? Üstelik adı tedavi olmayan, adı oyun olan bir yöntemle… Bazı şeyleri ilke edinebilirsek diyeceğim ama şart olarak; Oyunu terse çevirebilirsek... Sanalizm de olduğumuzda, reel olanı düşünürsek… Reelde olanları mantıkla çözemiyoruz bunu anladık artık...

Reel de olduğumuzda ise yaşamın hiçte sanıldığı kadar ciddi olmadığını, sanal oyuncaklarımızın da bizi mutlu edebileceğini bilmek rahatlatır bizi…

 
Toplam blog
: 615
: 948
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..