​ Sanat felsefe ilişkisi / Felsefe / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '07

 
Kategori
Felsefe
 

Sanat felsefe ilişkisi

Sanat felsefe ilişkisi
 

İnsan, yaşam, sanat, felsefe ve bilimin birbiriyle olan ilişkileri ve ayrımları herhalde insanları en fazla meşgul eden konulardan biri olmuştur. Consept kavram felsefeyi, percept algı bilimi ve accept etki sanatı ilgilendiren kelimeler. bu üç disiplin birbirlerini o kadar çok etkiliyorlar ki... Belki şöyle düşünülebilir: her biri üçünün bir bileşeni ama biri daha çok. Hatta pratik bir örnek vermek gerekirse; Kavramsal sanat denen sanat akımında kavram diğer sanat anlayışlarına göre daha çok yer almaktadır. Yani felsefeyle daha fazla içli dışlıdır bu akım.

Ama benim dediğim daha genel olarak sanatta felsefenin yeri. Yaşadığımız yüzyılda daha fazla vurgulandığı gibi, sanat artık tarihinde görülmemiş oranda düşüncenin ürünü. Genelde ve çağlar boyunca sanat yaşadığı zamanın geçerli felsefi görüşünün etkisini zaten taşımıştı. Ama günümüzde bu etki nerdeyse had safhada. Felsefeye olan bu ilgi sosyoloji aracılığı ile girdi sanata.

Bin sekiz yüzlerin son çeyreğinde başlayan toplumsal gerçekçi akımla sosyoloji zaten sanata girmişti. Ama bana kalırsa bu sanatı biraz bozmuştu.Sanatı bir propaganda ve ajitasyon aracına çevirmişti yer yer. Günümüzde sosyal içerikli konular artık iyi ki o denli klişe olarak yansımıyor sanat. Bence bunun nedeni günümüz sanatçılarının işlerine sosyal konuları daha bir kavramsal ve felsefi donanımla sokmuş olmaları. Özellikle daha tecrübeli sanatçıların işleri sosyal ve felsefi konu ya da temaları işlerine öyle iyi yediriyorlar ki bilim-teknik ve düşünce-felsefe işlerinde yok olmuyor ama sanatın tadı tuzu haline geliyor.

Daha genele dönersek sanatın bir düşünce ürünü olduğunu söyleyebiliriz. sanatın bir düşünce ürünü olduğu sanatın yalnızca sanata dair niteliklerini dışlamaz ve yadsımaz. Karşılaşma, etkilenme, yeniden yaratma, etkile(n)me süreci. Bu süreçteki sezme ve ifade etme(yapıt olarak) edimleri. ben şahsen karşısında düşünme ve anlama gereği duymadığım sanat yapıtlarından heyecanlanmıyorum. Hemen anladıklarım beni çekmiyor. Yalnız hemen belirtmeliyim ki bu sanatsal anlamadır. Sanatın kod yada işaret dilini anlamadır. Belli bir ilgi ve eğitimi de içeren.

Toparlayacak olursak sanatçının bir elinde fırça bir elinde kitap olmalıdır, bazı hocaların dediği gibi.

 
Toplam blog
: 5
: 1415
Kayıt tarihi
: 28.06.07
 
 

Ressam, deneme yazarı, eleştirmen, kimya yüksek mühendisi. Evli, iki çocuklu. İngilizce çok iyi, Alm..