Sanatın gizi ve gücü / Kültür - Sanat / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '10

 
Kategori
Kültür - Sanat
 

Sanatın gizi ve gücü

Sanatın gizi ve gücü
 

Buyaz Başkanı Şaban Akbaba'nın "GEMLİK'E DOĞRU..." ZEYTİN DALI EDEBİYAT GÜNLERİ AÇIŞ KONUŞMASI


Sevgili Dostlar, merhabalar... 9-10 ve 11 Nisan tarihlerinde "GEMLİK'E DOĞRU..." ZEYTİN DALI EDEBİYAT GÜNLERİ'ni gerçekleştirdik. Gemlik Belediyesi'yle Bursa Yazın ve Sanat Derneği(BUYAZ)'nin Gemliklilere, hatta Bursalılara ve ülkemize GEMLİK'E ERDEMSEL BİR ARMAĞAN'ı oldu. Sevgili Dostum Erdoğan Şahin'e, bu bağlamda söylediği güzel sözleri için teşekkür ederek, Buyaz Başkanı olarak etkinliklerin açılışında yaptığım konuşmayı buraya alıyorum:

Sevgili Dostlar, merhabalar, “Gemlik’e Doğru…” Zeytin Dalı Edebiyat Günleri’ne hoş geldiniz… Hata yapan sürücüyü uyaramıyoruz; en büyük öfkesini kuşanarak levyeyle geliyor üstümüze. Düğünde silah sıkanı, futbol sevincini sağ sola ateş ederek kutlayan fanatiği, sokaklarımızı ürperten boynu zincirli magandayı, işçisini tokatlayan kaportacıyı uyaramıyoruz; uyardığımızda bin pişman ediyorlar. Hiçbir düşünceyi karşıtlarıyla tartışamıyoruz, partisine, futbol takımına, ideolojisine tapınanı hoşgörüye çağıramıyoruz; anında yaftalar yapıştırıyorlar suratımıza. Oluşturulan linç kültürünün ve maddi değer tutkusunun bir sonucu olarak herkes yalnızca kendini beğeniyor, kendinden başkası; “öteki”, hatta “düşman”… Kısacası insanımız cinnet geçiriyor; sinirler gergin, duygular bedbin. Ve Alman şairi Henrich Heine şöyle dedi: Nerede kitaplar yakılırsa orada bir gün insanlar da yakılabilir.

Öyle oldu, onun bu sözünden yetmiş yıl sonra ülkesinde hem kitaplar hem de insanlar yakıldı. Ne yazık ki ülkemizde de benzeri durumlar yaşandı; kitaplar yakıldı, gencecik insanlar yaşı büyütülerek idam edildi; ozanlar, şairler, yazarlar ateşe atıldı. Üstelik tehlike sürüyor. En yeni, en son, en derin bunalımını yaşayan emperyalizmin ve kapitalizmin diğer adıdır cinnet; iştahları kabarık, her gün bir yenisini sahneledikleri soğuk-sıcak savaşlar içimizde ve yanıbaşımızda. Tam da burada, belirleyici olanın ekonomik altyapı olduğu bilincini aklımızda tutarak, sanatın gizilgücüne, gizemli atmosferine girmeliyiz. Şiire, öyküye, romana, resme, heykele, operaya, baleye… Bilinen en genel doğru, sanatın varlık nedeninin estetik, varlık gerekçesinin de; yaşamı, içine güzellikler katarak yeniden üretmektir. İpekböceği gibidir; kozasını örerken kendini yadsır, ama ipeğini örer. Arıya benzer; her biri bir başına zehir, tuz, asit v.b olan özsuları toplayıp bal yapar. Ürettiğinin adı ipektir, baldır; şiirdir, öyküdür, resimdir, romandır, müziktir, heykeldir; yani ki güzel olandır; üreticisinin adı da sanatçıdır... Baldır-bacak, acılı arabesk taciri değil, insana, topluma, yaşanan acılara sırtını dönmüş büyük bir egosantrik hiç değil; şairdir, yazardır, ressamdır, heykeltıraştır, kompozitördür… Sanat, daha çok duygu yanından doğar sanatçısının ve daha çok duygularına seslenir alıcısının. Duygular ki ham haliyle kin, öfke, nefret, saldırganlık gibi bencildir, yabanıldır. Onların eğitilmesine, ehlileştirilmesine ve böylece insanı sevgi, saygı, hoşgörü gibi güzel duygularla besleyerek onun daha mükemmel bir insan, yaşamının da daha zevkli, daha renkli olmasına katkı yapar. Bu anlayışla Ekim ayından beri Gemlikte bir dizi etkinlik gerçekleştirildi, gerçekleştiriliyor. (Ataol Behramoğlu, Cezmi Ersöz, Sunay Akın ve Nihat Behram’ın Gemliklilerle buluştuğu) “her ay bir konuk”… (Otuz beş yaş sınırı olmasına karşın 158 dosyanın katıldığı ve “Bakarsan” dosyasıyla Engin Özmen’in aldığı) “Gemlik’e Doğru… Orhan Veli Şiir Ödülü”… ve (15 etkinlikte 41 şair-yazarın katılacağı) “Zeytin Dalı Edebiyat Günleri…” gibi. Kısa adı Buyaz olan Bursa Yazın ve Sanat Derneği adına teşekkürümüz var elbet. Yalnızca Buyaz adına değil, ülkemiz Bursamız, Gemliğimiz, geleceğimiz adına da… Gemlik’in kültür-sanat belleğinde, erdem tarihinde yerini alacak olan bu etkinliklerin gerçekleşmesi için maddi-manevi desteğini esirgemeyen Gemlik Belediye Başkanı Fatih Mehmet Güler’e ve ekibine… Sanat üreticisi olmakla kalmayıp davetimizi kabul ederek buralara kadar gelen (Uluslararası PEN Türkiye Merkezi Başkanı İnci Aral’a… Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı Enver Ercan’a… Türkiye Edebiyatçılar Derneği Genel Başkanı Gökhan Cengizhan’a… ”Gemlik’e Doğru…” Zeytin dalı Edebiyat Etkinliklerinin duyurularını sitelerinde yayınlayan, ayrıca tüm üyelerine duyuran yazar örgütlerine…) Çünkü böylece, “Gemlik’e Doğru…” Zeytin Dalı Edebiyat Günleri daha ilk yılında edebiyat dünyamızca bilinir, görünür oldu, büyük bir saygınlık kazandı, Gemlik’in saygınlığına saygınlık ekledi. “Gemlik’e Doğru…” Orhan Veli Şiir Ödülü’nün (Ayten Mutlu, Ataol Behramoğlu, Veysel Çolak, Şeref Bilsel, İhsan Üren, Fikret Çolakoğlu ve aynı zamanda Derneğimizin Gemlik Temsilcisi Emre Gümüşdoğan’dan oluşan) Seçici Kurulu’na… Sevgili şair-yazar konuklarımıza ve doğrudan emek verenlerden Belediye Meclis Üyesi Necdet Ersoy’a…… Bir teşekkür de “Gemlik’e Doğru…” Zeytin Dalı Edebiyat Günleri izleyicilerine… Etik ve estetik değerlerin çoğalmasına katkılarından ötürü… İnsanlığa doğru atılmış önemli bir adım anlamındaki bu etkinliklere verdiğiniz emek, zaman, katkı, destek boşa gitmeyecek. Saygılarımla…

 
Toplam blog
: 74
: 569
Kayıt tarihi
: 11.03.10
 
 

1954 yılında Kars’ın Arpaçay ilçesine bağlı Bardaklı köyünde doğdu. Türkiye’nin çeşitli yörel..