- Kategori
- Güncel
Sanık İlker Başbuğ, tanık Şemdin Sakık...

Görsel kaynağı uludağsözlük
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un sanık, PKK’nın ikinci adamı, 1993 yılında 33askerin şehit edildiği saldırıyı düzenleyen Şemdin Sakık’ın ise Ergenekon davasında tanık olduğunun ortaya çıkması sosyal medyada ‘asrın olayı’ olarak değerlendirildi. Ortaya çıkan gelişmeye kamuoyu inanmakta zorlandı.
Ergenekonvari dava süreçlerinden sözüm ona ‘arınma’ bekleyen iktidar destekçilerini bile isyan ettiren gelişme üzerine yapılan açıklamalarda‘Uzaktan tanıdığım kadarıyla dürüst çocuktur’ diyen, Emekli Orgeneral Tuncer Kılınç’ın sözleri galiba en şaşırtıcı olanıydı.
Gelişmeler üzerine tutuklu Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ avukatı İlker Sezer aracılığıyla yaptığı açıklamada “Bir tarafta Türk Silahlı Kuvvvetlerine komutanlık yapmış 26’ncı Genelkurmay Başkanının ‘Terör örgütü kurmak ve yönetmekten suçlanması ve yargılanması’ diğer tarafta Türkiye Cumhuriyeti devleti ile ve sanıklarla hasım durumunda olan eli kanlı bir teröristin Türkiye Cumhuriyeti mahkemesinde dinlenen tanık olması. Takdir yüce Türk milletinindir.”
***
Ali Bayramoğlu’ Yeni Şafak’taki yazısında yaşananları ‘siyasi pornografi’ olarak değerlendirdi.’
Bayramoğlu, “Devletle, daha doğrusu ‘derin devlet‘le birçok kez karanlık ve tehlikeli işbirliği yapmış bir suçlu, çıkıyor, ülkenin en ciddi davalarından birisinde, dosyayla hiçbir ilgisi olmayan bir konuda ve ‘bir bilen‘ edasıyla ülkenin önde gelen gazetecilerini, gazetelerini, aydınlarını suçluyor.
Bu suçlamalar ciddiye alınırcasına, haberlerde, yorumlarda kendisine yer bulabiliyor. Toplum ahlaksız ve kirli bombardımanıyla yıkanmaya çalışılıyor.
Güç kavgasındaki ‘adamlar‘ bu ithamlardan besleniyor.
Bu, tam ‘siyasi pornografi‘dir.”
Can Dündar, “Devletten görev istiyordu” başlıklı yazısında “Şemdin Sakık devlet gözünde ‘terörist’, örgüt gözünde ‘hain’di. “Devlete önerdim. İstiyorsanız, benim bir katkım olacaksa, gidip İmralı’da Öcalan’la konuşayım. Dağdakilerin indirilmesi sürecine yardımcı olayım” diyordu. Bu taleplerinin Başbakan’a bildirilmesini istiyordu.” Diye ifade ettikten sonra sürecin ‘Kürt ergenekonuna’ evrilebileceğine dikkat çekip, 28 Şubat sürecinde de Sakık’ın aynı amaçla kullanıldığını söyleyerek; “etme bulma dünyası mı?” sorusunu soruyor.
Cengiz Çandar ‘Karanlık oyun’ başlıklı yazısında ‘Ergenekon davasını boşa düşürecek, sonuçsuz kalmasını sağlayacak’ diye yazan M.Ali Birand’ı onaylayarak sözü Ali Bayramoğlu’nun yukarıda verdiğim ‘Siyasi Pornografi ’ başlıklı yazısına getiriyor.
Umur Talu ‘cinnet vatan’ diyor özetle...(Diğer köşe yazarlarının görüşleri için buraya tıklayınız.)
***
Medyada değerlendirmeleri bırakıp ‘33 askerin şehit edildiği saldırıda olmadığını’ iddia eden Şemdin Sakık’ın yalan söylediğini ifade eden Osman Partal’a bırakalım sözü. Osman Partal 33 arkadaşının şehit edildiği saldırıyı bizzat yaşamış. “Bingöl’e gireceğimiz sırada yolun PKK tarafından kesildiğini gördük. Şoföre bağırarak geri dönmesini söyledik. Ancak şoför aldırmadan aracı pusuya doğru sürdü. Ön koltukta oturuyordum. Grubun başındaki kişi araca yaklaşıp, ‘Geldiniz mi?’ diye sordu. Şoför de ‘Geldik abi’ dedi. Bu kişi Şemdin Sakık’tı. Demek ki yol boyunca temas halindeydiler ve bizi bekliyorlardı.”
***
Şemdin Sakık’ın BDP Milletvekili olan kardeşi Sırrı Sakık, “Ergenekon”la ilgili kendilerinin de daha önce ciddi eleştirilerde bulunduklarını hatırlatan Sırrı Sakık, “Güneydoğu’da görev yapan bazı kişilerin nasıl kana bulaştığını biliyoruz. Ergenekon’u o kadar geniş bir alana yaydılar ki, gerçek suçlu olabilecekler adeta masumlaştırıldı. Gizli tanık olan Şemdin Sakık’ın, alel-acele kimliğini belli etmek ‘Ergenekon’ için nasıl bir hizmet onu da bilmiyorum. Türkiye’nin önemli bir gündemi var. Açlık grevleri var. Gündemi değiştirmek adına mı, yoksa Abdullah Öcalan’a, bana küfür ve hakaretlerin kimin ağzından çıktığını duyurmak için mi kimliği açıklandı?” sorusunu soruyor.
***
Şemdin Sakık’a Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük hakkında öne sürdüğü iddialara ilişkin gazeteci Günay Aslan Tweetter hesabından açıklama yaptı.
“Doğu Perinçek Bekaa Vadisi'nde Öcalan'la görüştüğü günlerde Şemdin Sakık Bekaa’da değil, Kürdistan’daydı. Perinçek'i görmesinin imkanı yok..”
“Küçük’ten aldığım Öcalan’a suikast yapılacağı haberini ben ilettim. Küçük, Çiller'in yapacağı çılgınlığı deşifre ederek iyilik etti.”
***
Taraf Gazetesi ilk kez karşı tarafta!
Taraf gazetesinin avukatı Veysel Ok hem de Mehmet Altan’ın avukatı Ergin Cinmen, Sakık’ın ifadeleri üzerine suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladılar. Avukat Ok, Sakık’ın gazetecileri karalayan açıklamalar yapmasına izin veren mahkeme başkanı Hasan Hüseyin Özese ve mahkeme heyetinin de “andıca alet olduğunu” söyledi.
Gazetenin Avukatı Ok, yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti: “Şemdin Sakık’ın Ergenekon davasında verdiği ifade ve özellikle de Taraf gazetesi ile yazarları hakkındaki suçlamaları ve iftiraları, 28 Şubat sürecindeki andıç vakası ile büyük benzerlik taşımaktadır. 28 Şubat sürecinde de Şemdin Sakık’ın ifadeleri ile kimi gazeteciler, siyasi partiler, milletvekilleri ve sivil toplum kuruluşları PKK ile işbirliği halinde gösterilmeye çalışılmıştır.”
***
Ve bir anımsatma; ergenekon davasında ‘deniz’ kod adı ile gizli tanık olarak ifade veren kişinin Şemdin Sakık olduğunu Odatv’de Ulaş Özyurt üç yıl önce yazmıştı.
***
Tanık PKK’nın ikinci adamı, idama mahkûm olmuş, cezası müebbete çevrilmiş ve 15 yıl sonra hapisten çıkacak olan Sakık Can Dündar’ın yazısında dediği gibi “devletten görev istiyordu.”
Gelişmelere bakılırsa hesaplar şaştı. Yıllardır teröre karşı mücadele eden Türkiye’nin Eski Genelkurmay Başkanı İlker başbuğ’un sanık, PKK’nın ikinci adamı Şemdin Sakık’ın tanık olduğu dava süreçleri giderek ilginç bir hal alıyor. Hasım olanın tanık olmasının hukukliliğini dile getirmiyorum bile. Galiba merak edilen Türkiye’nin hazmetme katsayısı, yaşayıp göreceğiz.
İyi seyirler...