Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mayıs '14

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
908
 

Şapka düştü kel göründü, neler oluyor?

Şapka düştü kel göründü, neler oluyor?
 

ekonomi, büyüme, istikrar, işsizlik, gelir dağılımı adaleti, sürdürülebilirlik


Hepimizin bildiği gibi sayılar yalan söylemez fakat insanlar istatistik bilimi sayesinde sayılara yalan söyletmeye kalkarlar ve genelde de bu gerçek yaşamda karşılığını bulmadığı için gazla bir yere kadar gidildiği için gün geldiğinde kabak gibi ortaya çıkar ve yapayalnız kalıp al aşağı oluverirsiniz. Eski methodların işlediğini düşünürsünüz.

11 Eylül saldırıları sonrası Amerika'nın yeni ekonomik model arayışı, kaya gazı, 3d yazıcılar, yazılımlar vb üstün ve ileri teknolojiler geliştirip eski teknolojileri pompaladığı bol para ile birlikte doğuya kakalaması, kendi içinde yaşayan yabancıları da potansiyel terörist yaftasıyla kovması, ardından 2008 de kriz çıkartması  araya savaşlar ve büyük Ortadoğu tasarısı gibi yeni böl yönet stratejileri içeren yaklaşımlar birer dönüşüm etapları olarak algılanabilir.

Bernanke'nin yönetimindeki FED ve Para politikası mekanizması ile diğer finansal enstrümanlar ve demokratların hegomanyası, ucuz, bol ve helikopterden dağıtılırcasına bol keseden dağıtılan paralar bizim gibi nakite aç ve muhtaç ülkelerde yalancı bahara neden olmuş, ithalata dayalı balon büyümeler yaşatmıştır.

Şimdi Fed in yeni başkanı Yellen ile birlikte dünyadaki bol paranın bittiği anlaşılmaktadır. Amerika bastığı dağıttığı paraları kendine çekmekte, kaya gazı ile enerji maliyetini ucuzlatmakta, geliştirdiği teknolojilerle dünyadaki hakimiyetini perçinlemeye çalışmaktadır.

Türkiye'nin durumu bu anlamda gerçekten belirsizdir. Zira ne ihracatta istenen seviyededir. Ne ticareti gelişkindir, ne üretim know how günümüz iç ve dış pazar gereksinimlerine göre dizayn edilmiştir. Rekabetçi olduğu söylense bile bu rekabatçilik emek sömürüsü üzerine kurulmuş, sürdürülemez vahşi kapitalizm stratejisinden dolayıdır.

TÜİK in verileride bunu teyit eder nitelikletir. Türkiye'deki 800 küsür milyar dolar GDP nin 100 milyar doları 92 kişiye aittir. Kalan 76 milyon kişi ise 700 milyar doları bölüşmektedir. İşsizlik ve ücretlerin düşüklüğüde ayrı bir ikilemdir.

Yine aynı kurumun bir diğer istatistiğinde aylık geliri 376TL altı olan 11 milyon civarı bir vatandaşımız. Aylık 300TL altı gelire sahip 7 milyon civarı vatandaşımız vardır.

Toplumumuzda dezavantajlı, açlığa terk edilmiş ve kullanılan kitleler vardır.

Bu bozuk düzenin düzetilmesi gerekmektedir.

Kalkınma hamlesine, gelir dağılımı adaletine ihtiyaç vardır. Beton döküp tüm kazanımları gayrimenkule akıtıp ticareti kilitlemeye değil.

Yani Necip Fazıl'ın dizelerinde belirttiği gibidir. ''Rahmanın 10 pulunu bekleye dursun 10 kul. 1 kula tam 9 pul, 9 kula 1 pul. Böyle Taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa.''

Üstad  1940 lar Türkiye'sinin CHP iktidarını eleştirmektedir ancak günümüzde de Muhafazakar, islamcı bir hükümet olmasına rağmen tablo daha karamsar.

Öttür yem borusunu öttür, öttür, borazan!
Bitpazarında sattık, kalkamaz artık kazan!
Allah'ın on pulunu bekleye dursun on kul;
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;
Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!
Kubur faresi hayat, meselesiz, gerçeksiz;
Heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz.
 

(1947)

Necip Fazıl Kısakürek

Güzel, adil, yaşanabilir, eşitlikçi, dürüst siyasetçiler, bireylerin olduğu ve insanların mutlu olduğu bir toplumda yaşamamız dileğiyle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 77
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 692
Kayıt tarihi
: 03.07.08
 
 

37 yaşındayım, yüksek lisans mezunuyum. ve girişimciyim. İngilizcem iyi sayılır. Gıda ve perakend..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster