- Kategori
- Şarap
Şarapçılıkta “köpeköldüren” devri sona mı erdi?

Şarap, insanların 7 bin yıldır içtiği bir içecektir.
Son yıllarda ülkemizde şarapçılık alanında çok ciddi gelişmeler yaşanmış ve üretici firmalar, kaliteli şarap üretebilmek için birbirleriyle kıyasıya yarışmaktadırlar…
Geçmişte “köpeköldüren” diye tabir edilen “ucuz” ve “alkol oranı” yüksek şarapların ağırlıkta olduğu şaraplar üretilmiş ve halkımız da bu “kalitesiz” şaraplar yüzünden, şaraptan adeta uzaklaşmak zorunda kalmıştır…
Ancak günümüzde, bu alanda çok ciddi adımlar atılmış olup, öncelikli olarak bağcılık alanında önemli gelişmeler sağlanmış ve şarap kalitesini yükselten asma çeşitleri yaygınlaştırılmıştır.
Bu konu, kaliteli şarap üretimi için çok büyük bir adım olmuştur; zira kaliteli üzümden “kötü şarap” yapılabilmekte ama, kalitesiz üzümden “kaliteli şarap” yapılamamaktadır…
Bağcılık alanında yapılan bu olumlu hamlelerden sonra sıra üretici firmalara gelmiş ve uzmanlaşmış kadroların gözetiminde yetiştirilen üzümlerin kadehlere yolculuğu, emin adımlarla sürdürülmektedir. Bağcılığın geliştirilmesi sayesinde, amatörce evlerde yapılan “ev şarapları” nın bile kalitesi artmıştır.
Bir arkadaşımla birlikte sıradan bir üzümden, üç yıl evvel yaptığımız şarap ne kadar kalitesiz olduysa, geçtiğimiz
yıl kaliteli bir üzümden yaptığımız şarap ta, o kadar kaliteli oldu ve daha şimdiden tükenme noktasına geldi…
Daha evvel kalitesiz şarap üreterek, bu yoldan kazanç sağlamayı benimsemiş üreticiler de, bu gelişmeler karşısında kendilerini bu yeni duruma uydurmak zorunda hissetmiş ve “köpeköldüren” tipi şaraplar günümüzde, her geçen gün azalmaya yüz tutmuştur. Zira, halkın şarap kültürü son yıllarda oldukça gelişmiş ve şarapseverler kaliteli şarabın tadını alarak, şarap seçiminde daha bilinçli hareket etmeye başlamışlardır…
Yaşanan bu gelişmeler sonucunda, bu alanda uzman kadroların yetiştirilmesine gereksinim duyulmuş ve ülkemizde ilk defa “Şarapçılık Akademisi” açılmıştır.
Her ne kadar bazı zihniyetler, bu gelişmeleri desteklemek yerine bazen” köstek” olmaya çalışıyorsa da, bu yolda önemli mesafeler katedilmiştir. Halkımızı bu gelişmelerden haberdar etmemiz ve kalitesiz şarapların geçmişte kaldığını, günümüzde çok kaliteli şaraplar üretildiğini duyurmamız bu uğurda büyük emekler sarfeden üreticiler için olduğu kadar, bilinçli tüketiciler içinde önemli bir katkı sağlayacağına inanıyorum…
Bu ayni zamanda, geçmişte sadece “pekmez” ve “peksimet” üretimi için kısıtlı alanlarda, kısıtlı miktarlarda bağcılık yapmakta olan üreticilerimiz açısından da, küçümsenmeyecek bir gelişmedir. Zira, pekmezlik üzümden elde edeceği kazanç ile, şaraplık üzümden sağlayacağı kazanç kıyaslanamayacak kadar farklıdır…
Bu konularda, zaman zaman bazı “aklı evvel”ler çıkıp, ülkemizin şaraplık “nadide” üzümlerinden “pekmez ya da “peksimet” yapılmasını- düşüncesizce- gündeme getirebilmektedirler!
Oysa, “Kalecik Karası, Boğazkere, Öküzgözü, Merlot ve Cabernet Sauvignon” gibi “üstün kaliteli” nadide üzüm çeşitlerimiz olup, bu üzümlerden çok üstün kalitede şaraplar yapılmaktadır. Bu şaraplar, gerek iç piyasada ve gerekse dış piyasalarda sürekli madalya almakta, çok rağbet görmektedirler…
Sevindirici olan bir gerçek ise; şarapçılıkta ki bu gelişmeyi artık durdurabilmek pek te mümkün görünmüyor, zira ülkemizde de şarap kültürünü özümsemiş geniş bir kitle oluşmuştur…
Hangi şarabı, hangi sıcaklıkta içmeliyiz?
Her ne kadar genelde bazı şaraplar için; “oda sıcaklığı” tabiri kullanılıyorsa da, bu yanlıştır. Çünkü, odaların sıcaklığı değişkendir ve ayrıca mevsime göre de değişmektedir.
(6-8) derece : Köpüklü şaraplar, genç şampanyalar, körpe beyazlar (Sultaniye, Emir, Sauvignon Blanc gibi)
(8-10) derece : Orta kuvvette beyazlar (genç Chardonnay, genç Narince, Semillon gibi)
(11-13) derece : Kuvvetli yıllanmış beyazlar (iddialı Chardonnay, gövdeli, yıllanmış Narince’ler gibi)
(14) derece : Hafif kırmızılar (Çalkarası gibi)
(16) derece : Orta gövdeli kırmızılar (Kalecik Karası, Merlot, Öküzgözü, Şiraz, Gamay, Cinsault, Carignan gibi)
(18)derece : Yıllanmış ve güçlü kırmızılar (Boğazkere, Cabernet Sauvignon gibi)