Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '10

 
Kategori
Siyaset
 

Sarıgül’ü kutluyorum!

Sarıgül’ü kutluyorum!
 

Kaynak:yenişafak.com.tr


İşte budur! Türkiye’nin ihtiyacı olan, damarlarda dolaşan asil kan budur!...

Hep söylerim, yok önceden olmalıydı, yok bilmem kim hata yaptı diye eseflenmeler ile zaman kaybetmeyi analitik zekaya aykırı bulmuşumdur hep!

Gün, zamanı geriye alıp da yok oydu, yok buydu diye çürümüş sakız kıvamına getirmek değil, ileriye bakmak zamanıdır!

İvmeyi sündürmek adına “Anlaşamazlar, yapamazlar” diyenlere bir sözüm var: Ola ki anlaşamasınlar, nihayetinde amaçları Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk Türkiye’si değil mi? Üç beş fazla tartışırlar, o tartışmalardan hiçbirimize gelmez zeval, asıl hiç tartışmayan partilerdir korkulacak olan; zira yüzlerce milletvekilin aynı lafı söylemesi, aynı bıyık ile dolaşması normal şartlarda mümkün müdür?

Teokrasi yerine demokrasi diyorsak, tartışılıp da sonuca varılsın!

Ki, günün bireysel kaprisler ile geçiştirilemeyeceğinin herkes farkında; Türkiye ciddi anlamda bir yol ayrımında!

Bu anlamda ne detaylar, ne kişisel beklentiler söz konusu olabilir; bir çeşit Kurtuluş Savaşı’ndayız diye yazmıştım bir vakitler, http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=72871, daha naifti bakış açım, gün ise tam anlamıyla Kurtuluş Savaşı’dır!

Mustafa Sarıgül çok ciddi bir karar almış, tarihsel anlamda da doğru bir karara varmıştır!

Türkiye, Atatürk’ün idealize edip, onca emek harcadığı Türkiye’den hiç uzaklaşmamıştı son yıllarda olduğu kadar, ki o ideal hırpalanmasaydı din tacirleri tarafından, Türkiye “One minute” dedi diye neredeyse tapındığı başbakan yerine İngilizce konuşup, sözü de hiç kesilmeyecek bir başbakana sahip olurdu!

Atatürk’ün ideallerini neden ve niyeyse çok iyi kavradığımı düşünüyorum; Atatürk dedi diye değil, öyle bir gıcık tarafım vardır, söylenen her kişisel şeye inanırım da, yargısal hiçbir şeye inanmam!

Kişisel söylemler yalan dolu olabilir oysa, kişi kendinden bilir işi atasözü yalan değilmiş, inanıyorum!

Yargılara inanmıyorum, yargıların göreceli olduklarına olan inancımla!

Bir oradan, bir buradan bakmak istiyorum, bir o pencereden bir diğerinden, nereden bakarsan bakayım Atatürk’ü ruhum, beynim, yüreğim ile anlıyorum ve her seferinde aşk, sevgi, saygı ile doluyorum!

Benim yapı taşlarım ile O’nun ki öyle bir uyuşuyor ki; onurdan yerlere göklere sığamıyorum!

Neyse, durumu daha fazla kişiselleştirmeden toparlarsam, güzel günlere doğru koşuyor Türkiye; yakışan ve hak ettiğince!..

Kurtuluş Savaşı ruhunda da bu yok muydu; Nene Hatun ateşteki aşını mı düşündü? Yoksa yazmasından saçı görünürse günaha gireceğini mi?

Gün birleşme günüdür, sorumluluğu hissedenler zaten kararlarını vermiştir!

Şahsen, bana düşen, alkışlamaktır!...

Gülgün Karaoğlu

Haziran,23/2010

 
Toplam blog
: 1269
: 1343
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..