- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Şarkıdaki gibi: " Ellere var da, bize yok mi?!"

Eski Bartın evlerinden oturduğumuz kiralık konut. Hala daha ayakta. Aynı zamanda da, son kitabımın kapak fotoğrafı.
Yok olmağa yüz tutmuş ahşap evlerin maketlerini yapan, Karadenizden ırmak yolu ile 400 yıldır Bartın’a, ticari amaçlarla ulaşılan “Bartın çektirmesi” gemi yapımcılığını üstlenen Kemal Altıntel, Bartın’ın tanıtılmasını amaçladığını söyleyerek “ Bu işe ilk kibrit biriktirmekle 50 yaşında bir aylık kurs sonucu başladım. Endüstri Meslek Lisesinde öğrendiklerimin dersini vererek, ben de kendi belgemi almış oldum.” diyor.
Kuvvetli motoru olan ve ırmak boyu “kütük sallarını”, yüklü mavnaları ırmak yolu ile denize ulaştıran bu çektirmelere, aynı zamanda ” Çekek” ismi veriliyor. Bu sahillerde gemi yapımcılığı sırasında çekilerek suya kavuşturulmasından alıyor bu ismi.
Altıntel ayrıca, Bartın’ın tarihi ahşap evlerinin de maketini yaparak “Bir tarih yok oluyor. ben bunu yaşatmağa çalışıyorum. Gelecek günlere taşımak istiyorum. Ama bana belediye yer gösterip bunları teşhire kolaylık sağlamıyor. İnsanlar, değerleri anlasın, tanısın. Belediye hizmet için vardır. Biz maaş istemiyoruz. Teşhir yeri göstersinler. Bu da yapılmıyor. O zaman bu tarihi misyonu ben niye üstleniyorum? İşte bu iş bana kaldı diyerek ayak diriyorum. Bizim teşhir yerimiz yokken, Safranbolu’da sanayisi kuruldu bu işin. Bartın maalesef önem vermiyor” diye de dertleniyor. Sahi, Safranbolu’da var da, Bartın gibi yerde niye yok? Bir de şarkısı var : “Ellere var da bize yok mi?”
“Tarihi evler, dokuyu yansıtıyor. Çektirme yapmak daha zor. Maket ev yapımında kayın ve çam ağacı kullanıyorum Bartın evlerinde boya kullanılmaz. Zamanla çam, kendi rengini verir. Evlerin özellikleri, bütün balkonları arka cepheye bakıp, evin giriş kapıları da caddeye bakıyor. Balkonları ise, süslüdür” diyor.
Öte yandan Kuşadalı Ertuğrul Batı, Denizcilik ve kabotaj Bayramı kapsamında gemi maketleri sergisini, Kuşadası Belediyesi İbramaki Sanat Galerisi’nde açtı. Eczacı kalfalığı emeklisi olan Ertuğrul Batı, 2006 yılında hobi olarak , gemi maketleri yapımına başladı.
Önce geminin fotoğrafından yola çıkarak, kafasından tasarladığı çizimler ile plan oluşturduktan sonra, ilaç kutuları kapağından, alüminyum parçaları, kendi buluşu olan malzemeler ile penceresinden halatına direk ve küpeştelerine dek tüm gemiyi yeniden imal ettiğini belirten Ertuğrul Batı, öncelikle evinin bir odasında kendisine bu çalışmaları sağlayan eşine teşekkür etti.
Kuşadası Kaymakam Mustafa Esen, insanın hedefi olmasının önemini vurgulayarak, hobiden yola çıkıp, Kadırga, Saltanat Kayığı,Uluslar arası önemli gemiler, balıkçı teknesine dek her
bir gemi maketinin inanılmaz emek ve zaman ile yapılması ve sabrı için Ertuğrul Batı’yı kutladı
Yok olmağa yüz tutmuş ahşap evlerin maketlerini yapan, Karadenizden ırmak yolu ile 400 yıldır Bartın’a, ticari amaçlarla ulaşılan “Bartın çektirmesi” gemi yapımcılığını üstlenen Kemal Altıntel, Bartın’ın tanıtılmasını amaçladığını söyleyerek “ Bu işe ilk kibrit biriktirmekle 50 yaşında bir aylık kurs sonucu başladım. Endüstri Meslek Lisesinde öğrendiklerimin dersini vererek, ben de kendi belgemi almış oldum.” diyor.
Kuvvetli motoru olan ve ırmak boyu “kütük sallarını”, yüklü mavnaları ırmak yolu ile denize ulaştıran bu çektirmelere, aynı zamanda ” Çekek” ismi veriliyor. Bu sahillerde gemi yapımcılığı sırasında çekilerek suya kavuşturulmasından alıyor bu ismi.
Altıntel ayrıca, Bartın’ın tarihi ahşap evlerinin de maketini yaparak “Bir tarih yok oluyor. ben bunu yaşatmağa çalışıyorum. Gelecek günlere taşımak istiyorum. Ama bana belediye yer gösterip bunları teşhire kolaylık sağlamıyor. İnsanlar, değerleri anlasın, tanısın. Belediye hizmet için vardır. Biz maaş istemiyoruz. Teşhir yeri göstersinler. Bu da yapılmıyor. O zaman bu tarihi misyonu ben niye üstleniyorum? İşte bu iş bana kaldı diyerek ayak diriyorum. Bizim teşhir yerimiz yokken, Safranbolu’da sanayisi kuruldu bu işin. Bartın maalesef önem vermiyor” diye de dertleniyor. Sahi, Safranbolu’da var da, Bartın gibi yerde niye yok? Bir de şarkısı var : “Ellere var da bize yok mi?”
“Tarihi evler, dokuyu yansıtıyor. Çektirme yapmak daha zor. Maket ev yapımında kayın ve çam ağacı kullanıyorum Bartın evlerinde boya kullanılmaz. Zamanla çam, kendi rengini verir. Evlerin özellikleri, bütün balkonları arka cepheye bakıp, evin giriş kapıları da caddeye bakıyor. Balkonları ise, süslüdür” diyor.
Öte yandan Kuşadalı Ertuğrul Batı, Denizcilik ve kabotaj Bayramı kapsamında gemi maketleri sergisini, Kuşadası Belediyesi İbramaki Sanat Galerisi’nde açtı. Eczacı kalfalığı emeklisi olan Ertuğrul Batı, 2006 yılında hobi olarak , gemi maketleri yapımına başladı.
Önce geminin fotoğrafından yola çıkarak, kafasından tasarladığı çizimler ile plan oluşturduktan sonra, ilaç kutuları kapağından, alüminyum parçaları, kendi buluşu olan malzemeler ile penceresinden halatına direk ve küpeştelerine dek tüm gemiyi yeniden imal ettiğini belirten Ertuğrul Batı, öncelikle evinin bir odasında kendisine bu çalışmaları sağlayan eşine teşekkür etti.
Kuşadası Kaymakam Mustafa Esen, insanın hedefi olmasının önemini vurgulayarak, hobiden yola çıkıp, Kadırga, Saltanat Kayığı,Uluslar arası önemli gemiler, balıkçı teknesine dek her
bir gemi maketinin inanılmaz emek ve zaman ile yapılması ve sabrı için Ertuğrul Batı’yı kutladı
Yok olmağa yüz tutmuş ahşap evlerin maketlerini yapan, Karadenizden ırmak yolu ile 400 yıldır Bartın’a, ticari amaçlarla ulaşılan “Bartın çektirmesi” gemi yapımcılığını üstlenen Kemal Altıntel, Bartın’ın tanıtılmasını amaçladığını söyleyerek “ Bu işe ilk kibrit biriktirmekle 50 yaşında bir aylık kurs sonucu başladım. Endüstri Meslek Lisesinde öğrendiklerimin dersini vererek, ben de kendi belgemi aldım" diyor.
Altıntel ayrıca, Bartın’ın tarihi ahşap evlerinin de maketini yaparak “Bir tarih yok oluyor. ben bunu yaşatmağa çalışıyorum. Gelecek günlere taşımak istiyorum. Ama bana belediye yer gösterip bunları teşhire kolaylık sağlamıyor. İnsanlar, değerleri anlasın, tanısın. Belediye hizmet için vardır. Biz maaş istemiyoruz. Teşhir yeri göstersinler. Bu da yapılmıyor. O zaman bu tarihi misyonu ben niye üstleniyorum? İşte bu iş bana kaldı diyerek ayak diriyorum. Bizim teşhir yerimiz yokken, Safranbolu’da sanayisi kuruldu bu işin. Bartın maalesef önem vermiyor” diye de dertleniyor. Sahi, Safranbolu’da var da, Bartın gibi yerde niye yok? Bir de şarkısı var : “Ellere var da bize yok mi?”
“Tarihi evler, dokuyu yansıtıyor. Çektirme yapmak daha zor. Maket ev yapımında kayın ve çam ağacı kullanıyorum Bartın evlerinde boya kullanılmaz. Zamanla çam, kendi rengini verir. Evlerin özellikleri, bütün balkonları arka cepheye bakıp, evin giriş kapıları da caddeye bakıyor. Balkonları ise, süslüdür” diyor.
Öte yandan Kuşadalı Ertuğrul Batı, Denizcilik ve kabotaj Bayramı kapsamında gemi maketleri sergisini, Kuşadası Belediyesi İbramaki Sanat Galerisi’nde açtı. Eczacı kalfalığı emeklisi olan Ertuğrul Batı, 2006 yılında hobi olarak , gemi maketleri yapımına başladı.
Önce geminin fotoğrafından yola çıkarak, kafasından tasarladığı çizimler ile plan oluşturduktan sonra, ilaç kutuları kapağından, alüminyum parçaları, kendi buluşu olan malzemeler ile penceresinden halatına direk ve küpeştelerine dek tüm gemiyi yeniden imal ettiğini belirten Ertuğrul Batı, öncelikle evinin bir odasında kendisine bu çalışmaları sağlayan eşine teşekkür etti.
Kuşadası Kaymakam Mustafa Esen, insanın hedefi olmasının önemini vurgulayarak, hobiden yola çıkıp, Kadırga, Saltanat Kayığı,Uluslar arası önemli gemiler, balıkçı teknesine dek herbir gemi maketinin inanılmaz emek ve zaman ile yapılması ve sabrı için Ertuğrul Batı’yı kutladı










