Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
141
 

Savaşın çocukları ve ben

Savaşın çocukları ve ben
 

Savaşın Çocukları Ve Ben


Bugün iyiden iyiye kararlıyım, kendimi bir savaş çocuğunun yerine koymaya !

Ülkemde seneler senesi savaş bitti densede, sessizce baskı altında hala sürmekte.

Bakmayın küçük bir kız çocuğu olduğuma, savaş olgunlaştırıyor.

Okul çağındayım ama; gidemeyen, engellilerdenim, ağabey ve ablalarım gibi.

Okul bombalanmış ve öğretmeni de yok, yok işte yok !

Bizim oyuncaklarımız; eskiden naylondan basit diye hayıflanırken, şimdi kurşun kovanlarıyla, boş el bombalarının kozalaklarıyla oynuyoruz.

Oysa ki, bayrama şunun şurasında, ne kalmıştı. Çocukluk demeyin sakın, ne okula gidebiliyoruz, ne de istenilen yerlerde boy gösterebiliyoruz.

Psikolojimiz bırakın aile, akraba, konu komşu, Vatanımda ki, herkesin bozuk.

Peki ya komşu ülkelerin, ya da dünyanın? Bence tüm dünyanın bozuk.

Yıllar yılları kovalıyor ve barış hala gelmedi, hayır hayır, komşumuzun oğlunun adını demedim :(

Ben ülkeme gelecek barıştan söz ediyorum.

Yaşım ergenliğe ulaştı ve bende başka korkular zuhur etmeye başladı. Ma aile aynı evdeyiz,

Ne su var ne de elektirik, bitlendik. Hastalıklar diz boyu, ilaçsızlıksa ona keza.

Dedem ve ninemin dişleri yok, en sevdikleri ise bisküvi ve lokum.

Ne acı bizler çocuğuz ya; şeker delileri yani. Boşverelim bizi, korkudan yaşlılarımız, çocuk gibi oldularsa da.

Onlar şimdilerde bir an önce ölümü tercih ediyorlar. Hastahane denilen yerleri görmeyin, sadece adı var .

Sağlık ocakları sağlıksız hasta insan yumağı, ayrı bir keşmekeş.

Her kamusal yerde bir yığın asker, sözde barış bekçiler! Onları gördükçe içim nefret doluyor.

Onlarda biliyor istenmeyen olduklarını, hemde hiç.

Sanırım bu onlara korkunç bir haz veriyor. Unutmadan; birde canları çektiğinde güzel kız ve kadınların kapılarına dayanıp, evden kaçırıldıklarına şahit oluyoruz, gerekçe ise nefretle baktınız oluyor !

Ve tankların arasında, silahların gölgesinde tecavüz, ne yüzlercesi kaldı ne de binlercesi !

Namus kavramı kime mahsus? Bu sadece müslümanlara özgümü ? Tabi ki kocaman bir hayır !

Nerede insanlık. Hamile kalanlarsa kendi canlarına kast ediyorlar, ya edemeyenler

Bizler sözüm ona hayvanların canına kıyamazken !

Düşünüyorum da; hamile kalıpta karnındaki bebeğini öldüremeyip ya doğuranlar.

O bebelerine hangi gözle bakıyor acaba ! Kendimi aşan sorularım o kadar çok ki :(
Aile içi infazlar var, o yavrunun ne kabahati var ama ! Evet aması var, ya da çocuk büyüdüğünde annesine soracak elbet babasını ! Nefretle bakacak belkide birbirlerine anne ve çocuk.

Yok, yok işin içerisinden gerçekten çıkamadım. Ama şuda bir gerçek ki;
gelişme çağında güzel bir kız ve göze görünenim. Buda beni korkutuyor.

Ne farkeder ki desenize; bunlara sadece karşı taraf olun siz, hani şu hayvani zevklerini bertaraf edecek.

Savaş olan bir ülkede, hem kim arzu eder ki böyle bir uğursuzluğu.

Müslüman bir kadının gayri müslimle evlenmesi kanunumuzda yokken !

Gelecek zürriyetimiz mecburiyetten kırma mı olacak ! Bu yaşta, benim gibi düşünen, binlerce genç var.

Psilolojimiz olabildiğince bozuk, yarını gençleri olarak ğitimsiziz ve oldukça da biçare !

21. yüz yılın yüz karaları kim? Allah cc’ yi bilen ülkeler neden birlik olmaz?

Rabb’imizi sıklıkla ağızına alan ülke büyükleri devlet adamları nerede ?

Müslüman ülkeler, birleşmiş olsa, hani birleşmiş milletler var ya ! Ülkemin renklerini yeşilden siyaha ve griye döndürenler utansın ! Gökkuşağı bile küskün, nicedir yok göklerimizde.

Birde savaşa sokulmak istenen devletler varmış ! Türkiye gibi, bende kime söylüyorum.

Sanki Kıbrıs Barış Harekatında bulunmadılar mı ? Dedem ve ninem anlatmışlardı.

Dost devlet aramasınlar, gözlerinin önüne baksınlar. Savaş kalıntılarının arasında büyümek, namus ve şeref yitirmek 50 sene geri gitmek arzulanacak,unsurlar hiçde değil.

Öyleki yaşamak için bunlardan vazgeçenler o kadar çok ki..Akıl yaşta değil başta, bu böylece biline !

Ayrıntıda gezinmek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Savaşın tüm çirkinliklerini o kadar güzel anlatmışsınız ki... Onca insan, genç, gebe, yaşlı. Kim için, ne için? Birkaç doymak bilmez aç için. Ülkeleri, insanları birbirine düşürüyor, komşuyu komşuya öldürür duruma getiriyorlar. Şeytan denen bir şey varsa bu bir avuç açtan başkası değil.

Ayrıntıda gezinmek 
 10.12.2013 0:39
Cevap :
Bundan 50 yıl önce, çocukluk bu ya çatılardaki kuşların çatıları ağaçkakan gibi yediğini düşünür ve üzülürdüm, evimizin dış kapı girişinde bir türbe vardı, rahmetli annem bana ekmek kurularını verdiğinde; dikkat et kırıntıları yere dökme, Allah günah yazar, ya da evliya çarpar derdi..Evet, dile kolay tam tamına yarım asır, bizler bu zihniyetle büyüdük. Değişmeyen ise savaşlar ve açlık. Zamanımızda ise, insanların birbirlerine gün geçmiyor ki güveni yitmesin. O zamanlardan bu yana, hep savaşların bitmesini demek ki boş yere beklemişim, ne acı bir durumdur bu. Bir çocuğun psikolojisiyle yazdım bu yazımı, güçlü devletler güçsüz devletlerin ayağını nasılda kaydırıyor, insaniyetlik bir çöküş içerisinde. Üstüne üstlük bir de ahkam kesmeler ve iç mihraklar. Ne güzel tasvir etmişsiniz, insanlardan ala şeytan mı var. Saygılar gönderiyorum şahsınıza, selamlarımla efendim var olunuz.  10.12.2013 12:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 425
Toplam yorum
: 833
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 408
Kayıt tarihi
: 24.02.13
 
 

37 Yıldır  yurtdışında yaşıyorum , 1000 den fazla şiirim var,  çeşitli edebiyat sitelerinde, derg..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster