- Kategori
- Bayramlar
Şehit anneleri, eşleri ve çocukları bayram sabahlarını sevmezler.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 43 bin şehit ailesine ve gazilere Kurban Bayramı ve yeni yıl için tebrik kartı göndermiş. Ve kartta ’Kurban Bayramınızı ve yeni yılınızı en kalbi duygularımla kutlar, aziz milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dilerim’ temennisine yer vermiş..... Sağolsun varolsun...
Başbakanımızı, bu ince ve duyarlı davranışından dolayı öncelikle tebrik etmemiz gerekiyor. Yarım elma gönül alma demişler. Sanırım gayri ihtiyari olarak, bir süre önce ağzından kaçan ''Askerlik yan gelip yatma yeri değildir'' sözünü unuttuma jestleri olsa gerek.. Her ne sebeple olursa olsun şehit ve gazi ailelerini hatırlayıp bu şekilde onların bayramını ve yeni yıllarını kutlaması da acılı ailelerin gönlünü bir nebze ferahlatmıştır.....
Bir nebze ferahlatmıştır diyorum, çünkü o ailelerin içinde yanan yangınları bir nebze su değil, çeşmeler akıtsalar bile fayda etmez, söndüremezler. Yüreği kor ateşler gibi evlat acısıyla yanan tutuşan bir annenin acısını hiç birşey hafifletemez.İ çinde ki kor ateş gün gün, içten içe yanar bitirir o anayı. Dünyada en zor gelen ölüm, bir evlat ölümüymüş birde kardeş ölümü.. Düşündükçe, o anaların yerine kendimizi koydukça, katlanılacak gibi görünmüyor. Hayat devam ediyor fakat nasıl ediyor. O şehit analarının yüreğini dinlemek gerek, hayatın nasıl devam ettiğine dair.. Onlar için en acılı günlerdir Bayram sabahları... Hep bir kanatları kırıktır ve artık hiç iyileşmeyecektir. Şehit anaları sevmez bayramları bayram sabahlarını...
Ya boyunları bükük yetimlerin yüzlerini kim güldürebilir. Bükük boyunları o bayram tebrikleriyle doğrulabilir mi.? Hiç birşey güldüremez onların yüzünü takiii babalarının bir yerlerden çıkıp gelme imkanları olsa, babaları güldürebilir anca o masum yüzleri.. Kim başarabilir yetimlerin yüreklerinde ki baba özlemini dindirmeyi. Bir çocuğun babasız kalmasının ne demek olduğunu düşündüğümüzde hissettiğimiz yürek sızısına bizler bile katlanamazken, o minicik yürekler nasıl dayanır bir düşünün.. Herkes için bayramlar neşe, sevinç iken, onlar için bayramlar hasrettir, özlemdir, acıdır.. Şehit çocukları da sevmez bayramları ve bayram sabahlarını...
Yüreği alev alev sevgi doluyken,ellerinde ki kınaları henüz kurumamışken, kendi koynundan alıp, toprağın koynuna veren gencecik sevgililerin, eşlerin kalplerini, yeniden sevgiyle aşkla kim doldurabilir. O kuru kuru gönderilen bayram tebrikleri yine işe yaramaz hafifletmez özlemlerini acılarını.... Ben bunu istemiyorum, ben sevdiğimi, ben yiğidimi istiyorum, gönderebiliyorsan onu gönder bana bayram sabahlarında, diye içinden haykıra haykıra söylemek geçer, fakat imkansızlığın farkında olarak susar gözyaşlarını içine akıtarak.... Şehit eşleride sevmez bayramları ve bayram sabahlarını...
Yüreği yaralı tüm annelere, elleri kınalı tüm eşlere, boyunları bükük tüm yetimlere Allah en büyüğünden sabırlar vermesini diliyorum..
Bayramları birde onların açısından düşününce içim burkularak bunları hissettim.. Bunlar yaşadığımız gerçekler....
Resim;Şehitler ölmez sitesinden.