​ Sen neymişsin Sülüman! / Kültür - Sanat / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ocak '11

 
Kategori
Kültür - Sanat
 

Sen neymişsin Sülüman!

Sen neymişsin Sülüman!
 

diziden bir kesit


SEN NEYMİŞSİN SÜLÜMAN! 

-Baba, bu adam bizim padişahımız Kanuni Sultan Süleyman mı? 

Eeee, evet. 

-Baba, bu muydu o muhteşem dedikleri adam? Eeee, evet. 

-Baba, bu adam ne kadar çirkin? 

Evladım, o zaman yakışıklıydı. 

-Baba, niye o adamın kafasını kestirdi? 

Hırsızlık yaptı (devlet malı çaldı) da ondan. 

-Baba, bu adamın sesi niye o kadar kalın; padişah sesi böyle kötü olur mu? 

Bu padişahın gerçek sesi değil, bu ses artistin sesi. 

-Baba, bu adam o kadar savaşı nasıl kazandı? 

Evladım, iş gerçekte bu değil. O zaman çok muhteşem ordumuz vardı. 

-Baba, harem nedir? Bu çok çirkin bir şey bu. 

Kem, küm! 

-Baba, bu kadınlar niye bütün yastıkları yırttı? 

Birbiriyle kavga ettiler de ondan. 

-Baba, bu kadını niye hapse attılar? 

Yanlış yaptı da ondan. 

-Baba, bu kadar kadının orada ne işi var; bunlar hiçbir iş yapmaz mıydı? 

Elbette yapar 

-Baba, padişahlar içki içer mi? Onlar Müslüman değil mi? 

Elbette Müslüman’dırlar. Ancak filmde yanlışlık olmalı! 

-Baba, Kanuni Sultan Süleyman sadece yüzük mü yapardı? 

Hayır evladım. O çok şey yaptı. 

-Baba, padişahlar gerçekten dansöz oynatırlar mıydı? 

Hayır evladım. Hatta Kanuni Sultan Süleyman’ın Fransa’daki dansı bile yasaklattırdığını söyler tarihçilerimiz. 

-Baba, bu adamlar düşmanları nasıl yendiler? 

Bunu niye sordun? 

-Padişahın askerleri yok ki! Bu büyük evin içinde eğlenerek savaş kazanılmaz ki! Bu kadınlar mı savaşı kazandı? 

Hayır. Dizide gösterilmiyor ama o zaman Osmanlı çok güçlüydü. Askerlerimiz dünyanın en iyi askeriydi. 

-Baba, padişahlar herkesin önünde öpüşürler miydi? 

Kem küm. -Baba, bir padişahın kaç hanımı olur? 

Genelde bir. Bazılarının 2, 3 hanımı vardı. 

-Baba, Mimar Sinan’ı hiç göstermediler. Hani çok cami ve köprü yapmıştı. 

Evet, çok eserler yaptı. Herhalde unuttular. 

Bunları benim çocuk dizinin yayını esnasında bana sordu. Ülke genelinde ne sorular soruldu varın siz düşünün. Bu ve benzeri soruları anne-babalar ve öğretmenler nasıl cevaplandıracaklar? Damdan düşer gibi önümüze düşen bu ağır sorular karşısında eşekten düşmüşe benzemez mi insan. Dizinin amacı bu ise, yapımcıları kutlarım. Gerçekten amacına ulaştı! Reyting rekorları kırdı. Şimdi çocuklarımıza, yavrum bu dizi “maksatlı hazırlanmış bir dizidir” mi diyeceğiz? O saf ve temiz kalbiyle “maksatlı dizi nedir” diye sorarsa. Bu durumda kem küm edemezsin. O zaman kitabın ortasından konuşmak farz olur. Gerçekleri saptırarak, yalan yanlış olayları gerçekmiş gibi gösterme olayıdır diye kitabi tarifi yapmak gerekir. 

-Peki, bunu niye yaparlar? 

Buları niye yaptıklarını bilmiyorum. Ancak değişik niyetleri olabilir. Bunları şöyle sıralayabiliriz. 

*Dizileri çok insan seyrederse yapımcılar çok para kazanır. O yüzden milletin çoğu merak edip çok insan seyretsin; biz de çok para kazanalım diye düşünmüş olabilirler. 

*Milletin değerlerini, kültürünü, medeniyetini yozlaştırmak için yapmış olabilirler. 

*Yabancı ülkeler bunu yaptırmış olabilir. 

-Baba, yabancılar niye dizi yaptırsın ki? Yabancı ülkeler bizim kalkınmamızı (ülkemizin güçlü olmasını) istemez. Eğer bir ülke geçmişini sevmezse, tarihinden güç almazsa o ülke kalkınamaz. Bu da düşmanın işine yarar da ondan. Bizim tarihten gelen kültür ve medeniyetimiz; bugün yozlaşan dünyada bir kurtuluş reçetesi sunacak kapasitededir. Bu birikim hiçbir ülkede yoktur. Dünyanın da buna ihtiyacı çok çok fazladır. Yakın bir gelecekte bunun gerçekleşeceğini yabancılar bizden daha iyi biliyorlar. Tıpkı Peygamberimizin geleceğini Hıristiyanların bilmesi gibi. Onun için bu günden önlem almak istiyorlar. Bu dizi de onlardan biri olabilir. Çünkü tarihiyle, kültürüyle, medeniyetiyle bağlarını koparan, onları inkâr eden bir toplumun dünyaya vereceği hiçbir mesaj yoktur. Bu dizinin sonucunda, tarihini hikâye şeklinde bilen gençlerin beyninde oluşturacağı hasar çok fazla olacaktır. Bizim elimizle(!) bunu yaptırıyorlar ki kimse meseleyi çakmasın. Nitekim yakın tarihte Atatürk’le ilgili çizgi film yaptılar. Burada Atatürk’ü dayak yemiş gibi gösteriyorlar. Maksat: milletin gönlünde taht kurmuş, örnek alacakları atalarını sıradanlaştırmaktır. 

Bu açıklamaların sonunda çocuğum: 

-Baba, pek bir şey anlamadım. Bunlar şimdi yalancı mı oluyorlar? Bir Türk ve Müslüman böyle yapar mı? 

Normalde yapmaması lazım. Fakat az da olsa böyle bilgisiz, cahil ve samimiyetsiz insanlar her zaman olur. Bizim memleketimizde de böyle insanlar zaman zaman olmaktadır. (Ne zaman zamanı, her zaman!) Onlar bu ülkeye bilerek veya bilmeyerek zarar verirler. Herkes yanlış yapabilir. Önemli olan; yanlışı sürdürmemek, yanlış yaptığının farkına vardığında yaptığı yanlıştan dönmektir. Medeni insan bunu yapar. Yanlış yapmamak için ise, her şeyi doğru öğrenmek ve dürüst olmak gerekir. 

-Baba, bu dizi yanlış şeyler mi öğretiyor? 

Evet, bu dizinin maksadı; Türk insanına doğru şeyler öğretmek, geçmişini sevdirmek, geçmişinden olumlu mesajlar alarak gelişme hızını artırmak değildir. Eğer öyle olsaydı Muhteşem Süleyman’ı hareme hapsetmez, onu bir kadın düşkünü olarak göstermezdi. Dünyanın en iyi çözücülerini kullansak da bu kiri temizleyemeyiz. 

Elbette padişahların yanlış davranışları da olmuştur. Onlar sütten çıkmış ak kaşık değildir. Tıpkı Atatürk’ten sonra, ülkemizi yönetenlerin yaptıkları korkunç hatalara benzer hataları yapan padişahlarımız da olmuştur. Onlar da insandı. Ancak yanlışlar dizide gösterildiği gibi ahlaksızca yapılmış yanlışlar değildi. 

Bunu bir kenara bırakalım. Şimdi gelelim diziye. 

Bir kere topluma mal olmuş, 600 yıllık bir imparatorluğun ilk üç padişahından birinin hayatını dizi haline getirmek herkesin haddine değildir. Atatürk gibi millete mal olmuş, asırlarca yaşayacak büyüklerimizle ilgili tasarruf; millete, tarihçilere aittir. Onlardan izinsiz birilerinin bunları ticari mantıkla kullanmasına izin verilemez. Bu değerlerin uluorta kullanılması suç teşkil etmelidir. Alanında yetkin, tarihi iyi bilen en az üç bilim adamına danışılmadan bir tarihi film veya dizi bu ülkede çekilmemeli. Vicdanını, inancını, samimiyetini para karşılığında satmayacak bilim adamlarının onay vermediği hiçbir tarihi dizi bu ülkede çekilmemeli. Binlerce saat dizi yapılabilecek bir tarihi mirasın dejenere edilmesine fırsat vermemek gerekir. Hiçbir defineci bu zenginliği kullanamaz. 

Sonuç olarak iki bölümünü izlediğimiz bu dizinin gerçeklerle hiçbir alakası yoktur. Haremi, gerçek manası dışında, bazı kesimlerin beyinlerinde oluşturduğu algı çerçevesinde ele almış ve şehvet ön plana çıkarılmış. Biz tarihimizi kendi samimi tarihçilerden mi öğrenmeli yoksa elin kağurundan mı öğrenmeliyiz. Kusura bakmayın, Anadolu’da hainlik yapana “kağurluk yapma” denir. Burada “maksat üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek”tir. 

Diğer bölümlerin daha iyi olacağından dem vuruluyor. Hiç avunmaya gerek yok. Perşembenin gelişi çarşamban bellidir. Diğer bölümlerde de beyinlere iz bırakacak yanlışlıklar mutlaka olacaktır. Bizdeki dizi anlayışı maalesef değer yargılarını yozlaştırmaktan başka bir işe yaramıyor. Çünkü bunun getirisi çok daha fazladır. Açıkçası haberlerimizde de bu durum kendini gösteriyor. 

Gençliğin ecdadına bakışını laçkalaştıran, oryantalist kafaların ürettiği bu dizinin kesinlikle yayından kaldırılması gerekir. Çünkü bu bir sanat eseri değildir. Bir romanın, bir hikâyenin senaryosunun perdeye aktarılması olayı değildir. Bu, bir devrin, bir padişahın (dünyanın en şanlı imparatorluğunun şanlı padişahı) hayatıdır. Bu Türk milletinin namusudur. Yaşanmıştır, bir medeniyetin parçasıdır. Bunu çarpıtıp, aslından uzak bir şekilde perdeye yansıtmak cinayettir. Bu beyaz dizilere benzemez. Bunun sorumluluğu olmalıdır. 

Burada her kurum üzerine düşeni yapmalıdır. Başta Rütük olmak üzere, Milli Eğitim bakanlığı, Üniversitelerin Tarih kürsüleri, Kültür bakanlığı devreye girip diziyi, buna tevessül edeceklere bir ölçü verecek şekilde yayından elbirliğiyle kaldırmalıdırlar. Bunun; aynen küçüklere içki ve sigara satılma yasağında olduğu gibi demokrasiyle, insan haklarıyla bir alakası yoktur. Şayet bu olmuyorsa tarih bilgisi eksik olanların, özellikle çocukların bu diziyi izlememelerini tavsiye ediyorum. Kalın Sağlıcakla. 

 
Toplam blog
: 137
: 1557
Kayıt tarihi
: 23.06.08
 
 

1963 yılı Trabzon Of doğumluyu. Emekli Öğretmenim Eğitimle ilgili konulara ilgim uzun yıllar önce..