Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '16

 
Kategori
Çocuklar ve ilkler
 

Sen saçlarına baharları tak çocuk

Sen saçlarına baharları tak çocuk
 

Görsel alıntı


Sen saçlarına baharları tak çocuk!

Gülüşün güneş olsun, ellerin umut.

Dünyada filozofların ve düşünürlerin çocuklarla ilgili kulaklara sesli küpe olacak sözlerinden bir demet.

Çocuklarınız sizlerin değildir, onlar bizzat yaşamın çağrısının kızları ve oğullarıdır.

Elinizden geçerler, sizlerden gelmezler, eğer sizlerle birlikteyseler bu sizindir anlamına gelmez.

Çocuklara sevginizi verin, fikirlerinizi değil, çünkü onların kendi fikirleri vardır.

Bedenlerini barındırın, ruhlarını değil, çünkü onların ruhları bize ve hayallerimize yasaklanan yarınlardadır.

Sizler onlara benzemeye çalışın, onları kendinize benzetmeye değil.

Bir çocuğu eğitirken ilk düşünce onun namuslu bir adam olmasıdır, bunun için de önce iyi bir yürek, sonra zeki bir kafa gerekir.

Çocuklara babalarının yeteneklerine göre değil, kendi yeteneklerine göre iş bulmak gerekir.

Bir çocuk sahibi olmaya karar vermek çok önemlidir, sonsuza dek yüreğinizin, bedeninizin dışında olmasını kabul etmek demektir.

Tekrar çocuklar gibi olmamız yerine getirilmeyecek bir taleptir; ama en azından çocukların bizler gibi olmasını önlemeye çalışabiliriz.

1- Nedensiz yere mutlu olmak, 2- Her zaman meşgul olabilecek bir şey bulmak, 3- Elde etmek istediği şey için var gücüyle dayatmaktır.

Çocuk dünyanın en büyük mutluluğudur. Her çocuk bir bakıma bir dahi ve her dahi bir bakıma bir çocuktur.

Çocukların nasihatten çok, iyi örneğe ihtiyaçları var. Terbiyenin sırrı, çocuğa saygı ile başlar. Çocuklar donmamış beton gibidirler, üzerlerine ne düşerse iz kalır.

Eğer çocuklarınızın gelişmesini istiyorsanız, haklarında başkalarına söylediğiniz iyi şeyleri onların da işitmesini sağlayınız.

Bir çocuğun küçüklüğünde aldığı ilk intibalar, bütün ömrünce devam eder. çocukların beyni rüzârlı bir yerde yakılmış muma benzer ışığı hep kararsızdır.

Filozofların ve düşünürlerin çocuklarla ilgili bu önemli sözlerin tüm gereklerini yerine getirdik mi? Hayır. Ancak bir kısmını yerine getirenler olabilir.

Şahsen çocuklarım yad ellerde tahsil görürken acaba onlar ne yapıyorlar, ne yediler, ne içtiler düşünceleri yüzünden doya, doya uyumadığımı, gezmediğimi, yemek yerken boğazımın tıkandığını, yemeğin aşağıya inmediğini biliyorum.  

Hiç bir çocuğum 25, 26 yaşından önce ne cebimden, ne de benden ayrılmadılar. Peki, ne zaman ayrıldılar, kendi kazançlarını elde edince.

Tarihteki filozofların ve düşünürlerin çocuklarla ilgili yaptıkları açıklamalar ve sözlerden anlıyoruz ki çocuklar günümüzde olduğu gibi tarihte de geleceğin mirasçılarıdır.

Kapitalist ve sermaye birikiminin en hukuk tanımaz boyutlarının uygulandığı ülkelerde çocuk işçiliğinin çok yoğun olarak kullanıldığını görüyoruz.

Bir çok ülkede küçük yaşlardan itibaren çocuk çalıştırma alışkanlığı ne yazık ki ülkemizde de hal edilmeyen büyük bir sorun haline gelmiştir.

Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre 250 milyon çocuk zor koşullarda geleceği olmadan çalıştırılıyor.

Ülkemiz de bu açıdan hiç de iç açıcı değil ve maalesef hep üçüncü dünya ülkeleri seviyisindeyiz.

Çocuklarını meslek edinsin diye okula göndermeyip çalışmaya gönderen anne babalar da çocukların haklarını bilmiyorlar ve çocuk haklarının zayi olmasına seyirci kalıyorlar.

Elbette olan toplumun geleceği dediğimiz küçük yaşta çocukluğundan koparılan evlatlarımıza oluyor.

Zenginlerimiz ve siyasetçilerimiz ne diyorlar " Ben simit satarak, su satarak peçete, mendil satarak bu günlere geldim" diyorlar.

Adeta çocukları simit satmaya, su satmaya, mendil satmaya özendiriyorlar.

Bütün yiyecek, içecek, eşya, daire satışlarındaki reklamlarda  dahi çocuklara ait görselleri görüyor, seyrediyoruz, çocukları eşya gibi kullanıyorlar.

Hal bu ki 15 yaşını bitirmeyen çocukların çalıştırılması yasak ve on sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Ülkemiz çocuk haklarına dair sözleşmeye imza atarken;  

Çocukların her türlü müdahaleye, saldırıya karşı korunacağını, çocuğun bedensel, zihinsel, şiddet ve ya suiistimal, ihimal ya da ihmalkâr muameleye, ırza geçme dahil her türlü istismar ve kötü muameleye karşı yasal, idari, toplumsal ve eğitsel bütün önlemleri alacağını taahhüt etmiştir.

Ne yazık ki imzalar kağıtlara atılır, kağıtlar dolaplarda saklanır.

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN

 
Toplam blog
: 608
: 2204
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..