- Kategori
- İlişkiler
Servis

Alacakaranlıklarda sokaklardayım
yürüyorum,
Bugunkü ekmek parası için tam 23 dakika
hızlı hızlı yürüyorum...
Meslek sevdası ceket olmuş sırtıma üşümüyorum
Henüz sokak lambaları sönmedi. Durağa yaklaşınca
Bir bir sönmeye başlıyor. Kaybolan yıldızlar gibi
O saatte hava sertmi sert esiyor ha
Hele birde yağmur eklenince değmen titremenin tadına
Simitçiyle 2 kelam edip o günde her sabahki kahvaltımdan alıyorum
Servis geliyor ve biniyorum.
Her sabahki yerime oturuyorum ve yine
Kafamı cama dayıyorum,
Dalıp dalıp gidiyorum uzaklara
Bir bir damlalar süzülüyor camdan hafif bir çisenti
Oysaki ben ne dalgalarda ne fırtınalardayım
Düşünüyorum. Ve içimden yürüyorum.
Çok uzaklara değil kendime bir bir adım atıyorum. Bir ileri bir geri
Bazen kendimden korkuyorum geceleri
Sonra üzülüyorum
Bazen ise kendime dönüyorum ve yazıyorum satırlara
Bir bir hece hece
Düşünüyorumda,
Hayat insanı en diplerden en tepelere çıkarabiliyor
Ve bir anda en alta geride indirebiliyor
Her ne kadar çıkarılan derslerin toplamını benimsesekte
İnsanız işte üzülüyoruz
Camdan geçen arabalara bir bir bakıyorum. Herkeste bir telaş koşturmaca
Ve adına yaşam savaşı denilmiş
düşünüyorum-yürüyorum
Herkes gibi yanımda kalanlarla devam ediyorum...
Birden soruyorum kendime yanımda kalanlar derken?
Çisentiler daha bir yağmura bürünüyor başımı dayadığım camda
Ama ıslanmıyorum...
Kalanlar derken? diye sordum ya
Sadece fırtınanın çok uzaktan bir kısmının sesiydi o
Yani fırtınalar gökgürültüleri içimde devam ediyor.
Sellere dönüşüyor ve akıp gidiyor, parça parça benimle beraber
Ve kısa yolculuğun son durağına varıyoruz
Hadi birazda işte koşturalım
Yürüyelim içimize. Devam ediyorum.
Çalışıyorum, yürüyorum, ve hala hayattayım.Yaşamaya çalışıyorum
Hayatın üstüne üstüne adım adım gittikçe,
Bende beni sende kaybedilişini ve yüreğimde sızıyı görüyorum
...