​ Sesi kes; gürültüye devam..! / Blog / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '08

 
Kategori
Blog
 

Sesi kes; gürültüye devam..!

Sesi kes; gürültüye devam..!
 

Konuyla ilgili bir yazı daha yazmıştım daha önce.. Ama anlaşılan o ki, internet siteleri bir bir kapandıkça, daha çok yazı yazacağız bu konuda.. (yazabilecek miyiz..? Kim emin olabilir ki MB' nin de kapısına o meşhur "Bu siteye erişim Mahkeme kararıyla engellenmiştir" yaftasının asılmayacağına..)

Konunun iki yönü var; birincisi, blogçuluğu özünden saptırıp insan içinde söyleyemeyeceği, her anlamda pornoğrafik sözlerin bloglarda yazılıp çizilmesi.. Bu zayıf ve hasta kişilik için söylenecek söz; "Blogçuluğun b.kunu çıkardılar" demek olacak.. Kanunların bu noktada devreye girmesi normal ve hatta gerekli.. Müstear isimlerle, kişi ve kurumları küçük düşürücü bir yığın hezayanı yazı diye yazmak kimsenin hakkı olmamalıdır elbette..

İkincisi ve daha önemlisi, blogçuluğun bizim hukuk algılamamıza, Demokrasi ve insan hakları anlayışımıza bol gelmesidir. Bu ülke insanı, daha küçüklüğünden başlayarak "sus, otur.." emir ve komutuna alıştırılmıştır. Bakmayın, "konuşan Türkiye" sloganlarına, aslında bundan kastedilen "gürültü yapan" Türkiyedir.. Bizim, gürültü çıkarmamız serbesttir ancak konuşmamız yasaktır..

Bu yüzden ki zahir, insanlarımız televizyonlarda, evlerde, kahvelerde konuşmazlar, gürültü çıkarırlar. Gürültü, konuşamayan, konuşturulmayan insanlar için, bir tür "deşarj" olma yolu olarak serbest bırakılmıştır. Bizim öğrencilik yıllarımızda hocalarımız bir espiri yaparlardı sınıfa karşı: "Sesi kes, gürültüye devam..!".. Demek ki, hocalarımızın bir bildiği varmış; sırf espiri olsun diye söylemiyorlarmış bu sözü..

Bir çok internet sitesinden sonra şimdi de Blogger kapatılmış.. Kapatmanın "gerekçesi" nedir, bilmiyoruz.. Belki ilerde bir "gerekçeli karar" da bunun için yayınlanır. Ancak, gerekçe ne olursa olsun, teknolojinin ele avuca sığmaz olduğu bu çağda yasaklamalar, kapatmalar hiç bir şey için çare değlidir. Bu yapılanın, Don Kişot'un yel değirmenleriyle savaşmasından farklı bir yanı yok..

Öyle ama, bizim hukuk'umuz yeni olsa da "hukukçumuz" eski.. Hukuk'u yenilemek kolaydır; Avrupanın kanunlarına bakar, oturur değiştirirsiniz.. Ancak hukukçunuzu yenilemek o kadar kolay değildir. Bu nedenle; çağ nereye gidiyor olursa olsun, bizim yasakçılığı "deynekçilik" olarak anlayan hukukçularımız, bir zamanlar öğretmenlerimizin söylediğini söylemeye devam ediyorlar: "Sesi kes, gürültüye devam..!"

İyi pazarlar..!

 
Toplam blog
: 1645
: 822
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..