- Kategori
- Deneme
Sessiz Gecenin Hüznü...

Sessiz gece de bir başıma, yapayalnızım. Gözlerimi kapatıp etrafı dinliyorum, İnsanlar'ın sesine kulak vermeye çalışıyorum. Konuşuyorlar... Belki de ne konuştuklarını henüz kendileri bile bilmiyorlar, sadece konuşuyorum diyorlar. Herşeyden habersiz gibiler, sanki hiç kötü bir olay yaşamamışlar, hayatları boyunca gülmüşler. Herkes acısını unutmuş kahkaha atıyor. Kimbilir belkide onlar acılarını değil de, acı onların semtine uğramayacaktır bundan sonra....
Sessiz gece... Beni ne kadar ürkütmeye çalışırsa çalışsın buna izin vermeyeceğim ! Gölgeler olsada üzerimde, yokmuş gibi farzedeceğim. Rüzgar, ne kadar perdeyi korkunç bir şekilde dalgalandırsada üzerime doğru, ürkmeyeceğim gecenin karanlığından. İzleyeceğim olup bitenleri, yorum yapmadan, sorgusuz sualsiz. Sadece sessiz gece'nin hüznüne odaklanacağım. Ne kadar karanlık çağarsada beni gitmeyeceğim bir yere, sessiz gecede tek başıma oturup bekleyeceğim, aydınlığın gelmesini.Rüzgarlar'ın sesine, korkunç gölgelere ve yaprakların rüzgardan hısırdamasına teslim olmadan bekleyeceğim. Belki sabah olacak, bu amansız sessizlik bitecek. Ve güneş doğacak yeniden, hiç kimseye aldırmadan, hiçbir acıyı umursamadan doğacak... Ve güneş'in doğmasıyla şehrin gürültüsü artıcak, yalnızlıklar paylaşılmaz olucak. Bekliyorum ve güneş doğmuyor...
Ve sessiz gece de aceleyle bavulumu toplamış, Son yolcu Vapuru'na binmek için hazırlanıyorum. Bavula koyabildiklerimle çıkıyorum yola alelacele, koşuyorum ve bavul elimden düşüyor, dağılıyor tüm eşyalar, savruluyor her bir tarafa, eğer toplarsam son yolcu vapuru'na geç kalıcağım... Ve duruyorum öyle sessizce. Gözlerimi kapatıp etrafı dinliyorum, bu sefer seessizlik tam anlamıyla çökmüş, artık yaprak bile kımıldamıyor, peki o daha deminki gölgeler nerede şimdi ? ve artık ürkmüyorum bu karanlıktan. Ne oldu bana... ? Ve güneş... Güneş doğuyor aniden, her yer aydınlık, etraf kalabalıklaşıyor, ve yalnızlıklar yok oluyor...