- Kategori
- İlişkiler
Sevdiklerimiz gidince...

Sevdiklerimiz bazen bizi bırakıp giderler... Sayısız gidiş çeşidi vardır; Rutinlerden sıkılıp gitme, tatile gitme, başkasının peşisıra gitme, iş seyahatine gitme, eğitim amacıyla gitme ve en acısı, en dayanılmazı ölüme gitmedir...
Süresi belli olan gidişlere bile zor dayanır bazen insan. Sevdiğinin kokusunu, gülüşünü özler. İletişimin akılalmaz hızla geliştiği bir dönemde olduğumuz için, bu gidişlerde avunacak şansımız olur. Cep telefonu bu anlamda vazgeçilmezimiz olmuştur. Binlerce kilometre öteye bile gitse, sevdiğimizin sesi yanıbaşınızdadır...
Antonius giderken Kleopatra dayanamaz, bir şeyler söylemek ister, söyler de. Ama, Antonius onu susturur ve şunları söyler Kleopatra'ya ;
Sanma ki gidiyorum, ben senle kalıyorum,
Sanma ki kalıyorsun, sen benle geliyorsun...
Hepimiz birer Shakespeare olmadığımıza göre, ayrılık anında ne söyleyeceğimizi bilemeyiz çoğu zaman. 'Seni özleyeceğim' , ' Ne olur çabuk dön' , ' Aklım sende kalacak' türünden bir şeyler geveleriz. Aslında söylemek istediklerimiz bundan da ötedir, beceremeyiz daha güzelini söylemeyi o ayrılık hüznünün içinde.
Ölüm ayrılıkları bizi en çok yaralayandır. Avunacağımız hiçbir şey bulamayız bu durumlarda. Bir çok giden, memnun ki yerinden / Çok seneler geçti, dönen yok seferinden... gibi dizelere sığınırız bazen. Ya da, Cemal Süreya'nın dizelerine...
ÜSTÜ KALSIN
Ölüyorum tanrım
Bu da oldu işte.
Her ölüm erken ölümdür
Biliyorum tanrım.
Ama, ayrıca, aldığın şu hayat
Fena değildir...
Üstü kalsın...
Aslında ölümde bile vuslat vardır. Hatta, diğer ayrılıklardan daha kesin belli olan bir vuslat vardır ölüm ayrılığında. Ama, o sesi duyamamak, o bilinmezlik yok mu...
Sevdiğimiz gidince anlarız gerçek değerini. Eğer bu gidiş, dönüşü olan bir gidişse, yolunda gitmeyen şeylerin düzelme ihtimali de vardır kavuşunca. Ayrılık akıllandırır çoğu zaman insanı. İkinci bir ayrılıktan dönüş olmadığını bilerek, dört elle sarılır insan sevdiğine...
Ayrılık sürecinde şarkılar daha da anlam kazanır sanki ;
Ayrılık yaman kelime,
Benzetmek azdır ölüme...
Ya da ;
Bu kalp seni unutur mu? gibi...
Vuslatı belli olan hasretlere diyorum...