- Kategori
- Gündelik Yaşam
Sevdiklerimiz ve sevmediklerimiz

İnsan olarak toplumda yaşarız, mevsimler, aylar geçer. Yani zaman geçer, ama biliriz ki zaman en iyi ilaçdır.
Kimin ne olduğunu açığa çıkarır.
Çünkü hiç kimse yalanı sürekli sürdürecek kadar zeki değildir...Ve hiç kimse de bu yalanlara sonsuza kadar inanacak kadar saf değildir. Bakın çok değil dört yıl önce Irak’ın kitle imha silahlarına sahip olduğu şeklindeki ABD iddialarının yalan olduğu işgalden sonra ortaya çıktı. Sonunda bunu savaşın mimarları Blair ve Bush’da kabül ettiler. Hatta bundan dolayı medeni o zamanlar dünyadan özür de dilediler, fakat arkasından da “Saddamsız dünya daha güzel.”dediler ve Saddamı astılar. Sonra da biz asmadık, Irak’ın kendi iç davasıdır. Kendileri astılar dediler. Kim inandı acaba? Amerika istemese ise Saddam asılamazdı. Amerika istemese, alın “asın” diye Kurban Bayramı arifesinde saat dört de Saddam’ı celladlara teslim etmezlerdi.
Alphose Karr der ki, herkesin üç kişiliği vardır; bunlar ortaya çıkardığı, sahip olduğu, sahip olduğunu sandığı kişiliklerdir. Ülkelerde böyledir. Bakın ABD’ye, İngiltere’ye neler yapıyorlar?
Bunlar kötü şeylerdir, üzerler bizi, ama bazı sevindiren şeyler de vardır. Mesela beklenmedik andan hoşumuza giden bir haberin gelmesi yada bizi yerden yere vuran ağrının dinmesi, yoksa kış günü açan, birden her tarafı ısıtan güneş, parasız kaldığınız bir günde, ummadiginiz yerden para gelmesi bizi sevindirir. Sevmesek de para güzeldir. Ay başında para alınınca, cepe girerse cep, cüzdana girerse cüzdan ısınır sanki.
Hep sevdiğimiz şeyleri yapmak, sevmediklerimizden uzaklaşmak isteriz. Mesela sevmediğimiz birisine katlanamayız. Hemen yanından uzaklaşmak isteriz. Herkes sevdiğine gitmek ister. Sevgi gönlünüzden eksik olmaz ihşallah.