​ Sevgi üzerine... / İnançlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Kasım '08

 
Kategori
İnançlar
 

Sevgi üzerine...

Sevgi üzerine...
 

Sevgi


" İlk olarak, 'Sevgi' nedir? Herkes bunun bizim dünyamızda olduğuna inanır. Bizler de bunu hissetmek isteriz ve muhtemelen birilerini sevmeye de hazır oluruz. Peki ama 'Sevgi' kavramı ne anlama geliyor? Bilim insanları henüz bunu çözebilmiş değiller ama artık genlerin her şeyi belirlediğini söylemeye başladılar. Örneğin; genler bir insanı hırsızlık veya cinayete meyilli hale getirebilir.


Belki sevgi için de bir gen vardır. Eğer bir insan bu gene sahip değilse, o zaman o kişi, sevmeyi başaramamakla sorumlu tutabilir mi? Eğer her şey genlere dayanıyorsa?


Sevgi nedir? Birini veya bir şeyi seviyorum demek ne anlama gelir? Seviyorum demek bize zevk, keyif veriyor demektir. Bu, oldukça açık. Eğer bir şey bize acı çektiriyorsa, acının kaynağından nefret ederiz. Sevdiğimiz kişiye yakın oluruz, o kişiyle bir bağlantı kurmayı, beraber olmayı arzularız. Ama ne zaman başka olasılığı fark ederiz, o zaman bizim için o kadar da iyi olmadığını düşünürüz ve soğuyup uzaklaşmaya başlarız.


Sevgi, bize keyif veren bir şeyden/birinden alınan zevk duygusudur.

Sevgi nasıl iki insan arasında meydana gelebilir? Bunun olması için insanların özelliklerinde benzer olması gerekir. Bizler, sadece algılayıp gözlemlediğimiz şeylerin, kendimizle olan benzer kısımlarını hissedip anlayıp idrak edebiliriz. Eğer bir şey ile aramızda hiçbir benzerlik bulunmuyorsa, bizler de hissedemeyiz. Eğer düşüncede bile olsa -ufak ya da kısmen- başka bir insanla benzerliğimiz yoksa o zaman o kişiyi anlamamız da mümkün değildir. Biriyle bir bağlantı kurduğumuz zaman, arzularımızda ve düşüncelerimizde eşitlik olduğu kadar, o insanı anlayabiliriz. Ayrıca kendimizi uzaklaştırdığımız halde, hala aramızda bir bağlantı bulunan kişileri de anlamamız mümkündür.

Peki ama iki egoistin birbirini sevmesi, bu, nasıl mümkün oluyor? Böyle bir durumda, onlar, birbirlerinin özelliklerine benzemek zorundadırlar. Mesela; karşımdaki, bir şeyi seviyorsa bende sevmek zorundayımdır ya da nefret ediyorsa da nefret etmek zorundayımdır. Ancak bu şekilde aramızda bağ kurulabilir. Kendi düşüncelerimizi ve arzularımızı başka insanlar ile karşılaştırabiliriz. Onlarla benzerliklerimizin ölçüsü, aramızdaki bağlantıyı belirleyecektir.

Bugün, egoist arzularımız o kadar gelişkin ki, artık içimizi yakıyorlar. Geçen her yılda bizler daha egoist hale geliyoruz, eğer zevk için olan arzularımız bu kadar hızlı artıyorsa, bugün, insanların birbirini anlamaması büyük bir sürpriz olmaz. Boşanma artık hayatlarımızda kolaylıkla kabul edilebilir hale geldi. Bazıları, insanların 70 yıl boyunca nasıl hiç boşanmadan veya birkaç kez evlenmeden yaşadığını güçlükle anlıyor ve bir boşanmadan diğerine geçerken aile hayatına dayanmak çok zor oluyor.

Aynı şey kişinin kendi içindeki durum için de geçerli. Bugün bir şeyi anladığımda, aynı şeyi, dün anladığım şekilde anlamıyorum ve sürekli kafam karışıyor. Bütün bunlar kendi zevkimiz için olan çok hızlı gelişimimizin sonucu. Birbirimize yakın kalıp kalmadığımızı veya hala benzerliklerimiz olup olmadığını anlayabilmek için duraklayamayız. Bu da, bu dünyada sevmeyi başarmak için ne kadar arzulasak da başarılı olamayacağımızın sebebidir ve sevginin bu dünyada var olmadığını söyleyerek daha iyi hissedebiliriz.

İnsan sadece egoist, bencil olmayı bıraktığı zaman maneviyatı-gerçek sevgiyi hissetmeye başlayabilir. İşte bu sebepten dolayı, kutsal kitaplarda, “Komşunu kendin gibi sev” diye yazılmıştır, bu maneviyatın temel kuralıdır. Bu şartlandırma, bize gerçek gelişme olanağı sağlıyor. Bu, kendi doğamızın ötesine geçebilmek için olan bir parola, bir koşul oluşturuyor. Öz ifadeyle; gerçek sevginin keşfi, insanlar arasında Tanrı'nın keşfedilmesiyle ortaya çıkıyor. Biz birbirimizi Yaratan için seversek, Yaratan sevgisinde hakiki, koşulsuz sevgiyi ifşa edip sonsuz mutluluğa erişebiliriz."

 
Toplam blog
: 16
: 559
Kayıt tarihi
: 30.10.08
 
 

Önlisans mezunuyum, İstanbul'da bilişim sektörüne dönük bir firmada danışman asistanı olarak çalışıy..