- Kategori
- Gündelik Yaşam
Sevgili babam
Sevgili Babamı 1 Şubat günü kaybettim. Kuş gibi uçtu gitti. Babacığım bizi hiç alıştırmadan terketti. O kadar ani oldu ki. 'Her ölüm erkendir 'derler ne kadar doğru bir söz. Ben doyamadım O'na. Keşke O'nu çok sevdiğimi söyleseydim. Ertelemeseydim başka bir güne. Sevdiklerimize bazı güzel sözleri neden çok görürüz acaba? Bizden bekledikleri o kadar az şey var ki aslında.
Cumartesi günü götürdüğümüz İzmir Karşıyaka Devlet Hastanesi acil servisinde tüm tahliller yapıldı. Kalp grafisi çekildi. Hafta sonu uzman doktor olmayacağı için pazartesi günü tekrar kardiyoloji ye getirmemiz söylendi. Bir gün sonra pazar günü babacığımı kaybettik. İnsan hayatı bu kadar mı değersiz. Durumu kötüyse neden hastaneye yatırıp müdahele etmediler. Neden? Keşke biz Üniversite Hastanesine götürseydik. Sanırım bu keşkelerimiz hiç bitmeyecek.
Zor günümüzde bizi yalnız bırakmayan tüm dostlar sağ olsunlar. Gelenek, göreneklerimiz çok güzel. Üzüntümüzü paylaşıp, bizleri yalnız bırakmadılar. Acılar paylaştıkça azalıyor. Toplum olarak acıyı ve sevinci paylaşmak gerçekten çok güzel bir özelliğimiz.
Ben de bu yazımda sizlerle üzüntümü paylaştım. Yakınlarımızı kaybetmek çok acı, fakat yaşamın da gerçeği. Bu zor günleri de atlatacağız. Anılarımızdan , rüyalarımızdan hiç çıkmayacak sevgili babacığım. Mutlu günlerimizde bile içimizde bir hüzün olacak. 8, 5 yıl önce anneciğimi kaybettiğimde de aynı duygular içerisindeydim. Hayatım zindan olmuştu.'Zaman her şeye ilaç' derler. Sanırım doğru. Anneciğimle buluştular orada diye avunacağım.
Canım Babacığım, rahat uyu. Mekanın cennet olsun. SENİ ÇOK SEVİYORUM.