Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '09

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
560
 

Sevgili bezdirme yolları (Vol.2)

Sevgili bezdirme yolları (Vol.2)
 

devamı....

tatatataaaaaammmmm, bizim kızın telefonunda bir mesaj sesi: biiippppppp.....Vay canına, halbuki sabahın 10:00'unda bu mesajı kendisi de beklemiyordu...
"Hey dostum sen kesin bana aşık olmuşsun" naralarını atarak mesajı otuz iki dişi görünecek şekilde okumaya koyulur..Mesaj basit, sevimli, düşünce dolu, ümit verici, gülümsetici, sevgi ve özlem barındıran, geleceğe doğru bir adım niteliğinde bir GÜNAYDIN'dan ibarettir... Bilirsiniz işte hatun kişilikler kelimelere binbir anlam yüklemekte ustadır..Kızımız, egosu tavan yapmış bir biçimde mesaja mümkün olan en geç saatte cevap vermeye karar vermiştir.
Burdan muhtemel prens adaylarına seslenmek istiyorum:

"Dişi kişi sizden deli gibi hoşlanmış olsa bile bu taktiği uygular. Yani mesaja cevap gelmedi, hadi be oğlum kız istemedi seni diye üzülme, dövünme, zira bu yalandır. Ayrıca şunu da unutmayın, hatun kişi karşısında ki prens adayından hoşlanmazsa telefon numarasını bile vermez, ilk fırsatta ortamdan kaçar..."

Bu olağanüstü faydalı gizli bilgiyi de prens adaylarıyla paylaştıktan sonra bizim kızın bezdirmeden önceki melekimsi davranışlarına bir göz atalım isterseniz...

Bir çok anlam ifade eden GÜNAYDIN mesajına mümkün olunan en geç saatte cevap veren kızımız gelen ikinci mesaja hiç cevap vermeyerek Prens adayını sınamaya devak etmektedir...Aradan bir kaç gün geçer ve kıza vurulan Prens adayımız bu sefer bizzat arayarak kızımızı balo'ya, pardon akşam yemeğine davet eder...Kızımız ağır başlı cici bir kız olarak daveti kabul eder, fakat Prens Adayımızın göremediği bir sahne arkası vardır ki, akıllara ziyan:

" Telefonu kapatan kızımız havaya zıplamak süretiyle ayağını masaya çarpar, fakat hissettiği bu acı sevinç şölenini engellemeye yetmez! İyice hoplayıp zıpladıktan sonra, sırasıyla tüm dişi kişi arkadaşlar aranır ve mutlu haber ballandıra ballandıra anlatılır. Aslında üç bilemedin beş dakika süren telefon görüşmesi, abartılı haber yapan haberciler misali çarpıtılır ve otuz dakikada ÖZET geçilir... Bu KISA özet faslından sonra da her bir dişi arkadaşla giyilecek kıyafet, yapılacak makyaj, takılacak takı, sürülecek oje, yenilecek yemek, içilecek şarap gibi konularda fikir alışverişi yapılır. Oy çokluğuyla kabul edilen maddeler işleme alınır..."

Saatler süren, hatta kimi durumlarda bir önceki günden başlanan hazırlıklar sona erdiğinde kızımız, annesi bile tanıyamayacak bir evrimi başarıyla tamamlamış olur!!:)

Beklenen an gelmiştir, Prens Adayımız dört atlı arabasını (dört çeker olsun) şatonun ( sitenin) kapısına yanaştırmıştır, kendisi de dışarda hazır olarak beklemektedir...
Şato'nun merdivenlerinden bir kuğu misali süzülen( kırk santim topukların yarattığı zorluk) kızımız İpana reklamında ki oyuncular gibi bembeyaz ( abartılıp diş taşı temizliği de yaptırılmış olabilir) gülüşüyle Prens Adayımızın aklını başından alır... Aşk okları sağa sola savrulurken, Şato'nun çalışanları da ( mahalle esnafı) sevgi dolu ( kıskançlık dolu) gözlerle bu mükemmel çiftimizi seyre dalar....

Kızımızı koltuğuna yerleştiren Damat adayımız hemen kendi tarafına geçer ve Rüya Çift İLK BULUŞMALARI için mekanın yolunu tutar.....

Devamı ne zaman gelir bilemiyorum:)))
Ama gelecektir...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 125
Toplam yorum
: 313
Toplam mesaj
: 76
Ort. okunma sayısı
: 1800
Kayıt tarihi
: 24.05.07
 
 

Bir gün elle tutulabilen, mürekkep kokusu içine çekilebilen GERÇEK bir gazetede köşe yazıları yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster