​ Sevgili Ergün Tufan'a yanıt!... / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Haziran '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Sevgili Ergün Tufan'a yanıt!...

Sevgili Ergün Tufan'a yanıt!...
 

“Ay, çok sevdim bu yaşlarımı!...” adlı yazıma sevgili Ergün Tufan şöyle bir yorum yazmış:

“

hayat öğretiyor ama acıtarak öğretiyor.
Gülgün hanım öncelikle çok güzel ifade ile anlatmışsınız hakikaten çok keyifle okudum yazınızı ve okuduktan sonra yüzümde tatlı bir gülümseme oluştu, çünkü sanırım benzer şeyler hep benim de aklımdan geçen şeylerdi ve sanki benim de aklımdan geçen şeylerin aynası gibi hissettim yazdıklarınızı. Bu arada insan hakikaten yaşadıkça öğreniyor da pek çok şeyi bu arada bunları öğrenirken de çok ağır bedeller ödüyor.Hayat öğretiyor ama çok acıtarak öğretiyor maalesef. Acısız ve bedel ödemeden, daha keyifli bir öğrenme yöntemi yok mudur acaba:))?? Sevgilerimle........ “

Cevap veriyorum Ergün Bey: Cıkkkssss….

Kişisel görüşümdür elbette, ukalalık yapmış da olmayayım ama bence keyifle öğrendiklerimiz becerilerimizi geliştirdiğimiz şeylerdir, doğal olarak da özünde “ben” duygusu vardır… Yaşamı özümsemek için ise daha çok “biz” olgusu şarttır!

Mezelerin tadını keyifle öğreniriz, tat duygusu bireyseldir, o keyfin o masada dostlarda bir arada bulunmak anlamında olması için ise dostluğun önemini bilmek gerek, bunu öğrenebilmemiz ise yalnızca öyle yada böyle bir şekilde yalnızlık duygusu hissetmemizle ilintilidir…

Aşk keyifli bir öğrenmedir ama bedeli er ya da geç mutlaka ödenir!

Babasını kaybetmeden “babasını kaybeden birini anlamak” mümkün değildir…

Mutsuzluğu yaşamadıkça mutluluğun anlamını bilemediğimiz gibi, yaşamsal öğretiler maalesef can acımadan öğrenilmiyor…

Keyifli öğretiler ise bireysel ve o nedenle “vay be neymişim ben” ya da “helal bana ama hak da ettim doğrusu” diyoruz…

Çiçekler yalnızca hoş ve güzel şeylerdi gençliğimde, öyle kendimle doluydum, öyle kendimle ilgiliydim ki, bahçedeki güller bu sene pek mi coşmuş, aaa ne güzel de rengi varmış, erguvanlar ne hoşmuş…

Umurumda bile değillerdi, saçım düzgün mü kurumuş, o yakışıklı çocuk bana mı vurulmuş, offf ne giysem acaba bugün… Bütün derdim, ilgim bunlardı…

İş hayatı, evlilik, çocuk vesaire, birkaç yıl öncesine kadar hiç fark etmemiştim doğanın mucizesini!

Ben bir mucizeydim neredeyse, çünkü…

Kendimle uzlaşıp, barışıp, artık nasıl göründüğümü umursamadığım zamanlarda bakmaya başlamışım etrafa…

Ve… O zamanlar da tahminen kırklı yaşlara denk geliyor, ne anlamsız şeylerle boğuşmuşuz meğerse dediğimizde, canımız acıyor elbette, onca haybeye üzülmelerimize…

Diye düşünüyorum naçizane ve atladığım eksik bir şeyler kalmış ise tamamlamanızı ya da yanlış mantık yürütmüş isem düzeltilmemi rica ediyorum, bu da bir çeşit anlamaya çalışma sonunda, hep birlikte öğreniriz yeni bir şeyler…

Sevgilerimle…


Gülgün Karaoğlu

Haziran,26/08

 
Toplam blog
: 1269
: 1343
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..