- Kategori
- Öykü
Sevilmeyince köpekleşiriz (birinci bölüm)

Geriye dönüp baktığımda çok da pişman olacağım bir şey yok. Ama bu gün bu saatte beni intihar düşüncesine sürükleyen apayrı bir neden var. İşte itiraf ediyorum. Çok değil az önce kaldırımda yürürken sarı tüylü bir köpek yaklaştı yanıma, kocaman kara gözleri ve pek de hoş kulakları vardı.
Zavallı hayvancağız biraz olsun sevilmek içgüdüsüyle kuyruk sallayıp bacaklarıma dolanmaya başladı. Kuşkusuz pek kızgındım o anda, önce umursamamaya çalıştım. Ama hayvanın o sevimli hareketleri beni rahatsız etmeye başladı. Belli ki sevgiden yoksun bu hayvancağız, sevilmek içgüdüsüyle türlü şaklabanlıklar yapıyordu. Yapacağım şey basitti aslında eğilip başını okşayıversem kim bilir ne kadar mutlu olacaktı hayvancık. Ama inat ettim. İnat etmemdeki sebep işte itiraf ediyorum bayanlar baylar. Az önce sevgilimle şiddetli bir tartışmadan sonra ayrılmıştık. İşin açıkçası pek mutsuzdum.
Mutsuzluk anında bencilliğe kapılan her insan gibi, şimdi neredeyse şu köpekçikten çıkaracaktım hıncımı, kimsenin ama kimsenin mutlu olmasını istemiyordum. Değilmi ki ben mutsuzdum. Dünya batsındı öyleyse.
Gelgelelim sevimli hayvan öyle tatlı tatlı bakıyordu ki bana, az kalsın tamamen katılaşan kalbim yumuşayıverecekti. Bin bir güçlükle tutuyordum kendimi. İçimden bir ses bir dürtü hadi okşayıver şu hayvanın başını diyordu.
Öte yandan duygularım bir anda değişiyor hayvana bir tekme atmak geliyordu içimden. Onu gördüğümde biraz duraksadıysam da şu anda durmuyor, yavaş yavaş yürüyordum.
Bu kederli ruh halimle ayaklarımın da beni nereye götürdüğünün farkında değildim. Mutsuz ve düşünceli her insanda olduğu gibi adım atmıyor ayaklarımı sürüyordum. Biraz sonra sağ ayağımda bir acı hissedince, ayakkabımın tabanının delik olduğunu farkedip, büsbütün kötü düşüncelere kapıldım.