- Kategori
- Aşk - Evlilik
Sevmek mi, sevilmeyi kabul etmek mi?

"Seni seviyorum" dedi adam. Kadın ise o iki sihirli kelimeyi dimağında bir tarttıktan sonra; "bende seni seviyorum aşkım" dedi adamın gözlerine bakmadan. Kadının başını kaldırmadan kendisine yanıt verdiğini gördü. Bu kez kendi bunu söylerken kadının gözlerini arayıp bulmadan söylediğini düşündü. Ve nedenini aradı düşüncelerinde, bulamadı, yataktan doğruldu, bu arayışın bölüneceğinden korkarak sigara içme arzusu duydu. Sigara hafızayı zayıflatır ama dikkati artırır diye okumuştu bir dergide. Odadan çıkarken döndü kadına; "ben sigara içip geleceğim az sonra" dedi. Kadından kısık bir "peki canım" çıktı sadece. birliktelikleri canlıydı oysa, "neden bu korku?" diye düşündü adam.
Kendini teslim edemediğini biliyor ama bu hisse arkasını dönmek ona daha kolay geliyordu. Bir gün ona başka bir kadın; "sen güvenmeye korkuyorsun karşındakine, acı çekmemek adına" demişti, o aklına geldi. O zaman onu terslemişti, "rüya görüyorsun demişti" ona. Aradan yıllar geçtikçe, bunu söyleyen kadına hak vermeye başlamış ve irdelemeye başlamıştı. "Bu kişisel birşey değil" dedi kendi kendine. "Bunu günümüzdeki bütün kadın ve erkekler yapıyor artık"
Karşındakinden emin olmadan yüreğini teslim etmeye direnme durumu yani, böyle yaparsan işi garantiye almış olursun. Oysa burda da bir paradoks vardı. Hem acı çekmemek istiyordu, hemde çılgın, ardı arkasını düşünmeden aşkını yaşamak. Güldü kendi kendine. Sigarasınden derin bir nefes daha çekti, yarısına gelmişti. Aşkta garanti olmazdı halbuki, garantiyi sağlamak için aşıklar küçük güvercin adımları atarlar ara ara. Bu da aşkın en yoğun zamanlarının boşa geçirilmesiyle eş anlamdır halbuki. "Ne büyük kayıp" diye düşündü, sanki formulü bulmuş gibi hissetti kendini.
Acı çekmekten korkmak garip değil, belki ruhun tekamülü için gerekli de. Vincent Van Gogh da "acı çekmek ruhun arınması için gereklidir" demişti. Haydi o şizofrendi diyelim. Alman şair Goethe de birgün sevgilisine bir mektup yazmıştı, bunu hatırladı. Diyordu ki; "seni seviyorsam, bundan sana ne? Bu benim aşkım."
İnsanlar iki gruptur, biri sevenlerdir demişti; Sinan Akyüz , diğeri de sevilmeyi kabul edenler. Siz hangisi olmak istiyorsunuz?