- Kategori
- Gündelik Yaşam
Şeytanın aklına gelmeyecek şeyler!
Twitter’a üye oldum olmasına da, tek bildiğim yazılarımı bir de o kanaldan yaymaktı. Başka da bir şey yapmadığımdan, ya da cürmüm anca o kadar olduğundan yalnızca altıyüz küsur takipçim var, sağolsunlar…
Gezi olayları zamanında bilgi akışının hızını farkettim, takip edip de penguenlerin yaşamsal konularında bilgi sahibi olmak yerine gencecik insanların nasıl nefret ile püskürtülmeye çalışıldığını gördüm, gözlerimle…
Bu Twitter konusunda cahilim; yalnızca takip ettiklerimin dedikleriyle ilgilendim. Bir-kaç gün önce farklı görüşlerin neler dediklerine bakayım dedim. Bildiğim tek şey yan tarafta gösterilen hashtaglar; tıkladım!
İnanamadım!
Şeytanın aklına gelmeyecek fikirler fink atıyor; hep savunduğum bir şey vardır: Kendi ne ise herkesi öyle sanır!
Berkin için diyorlar ki: Bunca zaman makineler ile zar-zor yaşattılar, seçimlere az kala fişini çektiler! Amaçları belli, seçim yatırımı yapıyorlar!
Midem bulandı!
Böyle düşünen insanlar var demek ki diye tüylerim ürperdi!
“Kişi kendinden bilir işi”; demek böyle şeylere öyle alışıklar ki konuyu direkt böyle yorumluyorlar!
Bu tarz yorumlar yapanların, dedim ya, merak edip ne yazdıklarına bir bakayım dedim; demez olaymışım!
Ben ki “siniri alınmış kadın” olarak etiketlenmişim arkadaşlarım tarafından, yıllarca, sinirlerim zıpladı resmen! Huu, Özlem, duy beni!... Tüm sinirlerim alınmamış; sinirden geberiyorum şimdi!
******
Yandaş twitlerden biri “Hani nerede Türk bayrakları” diyordu Berkin’i uğurlamaya giden kortej için; aynı kişiler ellerinde Türk bayrakları ile gezenleri, başbakanın emri ile, küçümsüyor ve ırkçılıkla suçluyorlardı!
İşin hazin tarafı, Burak için oluşturulan kortejde kıpkırmızı Türk bayrakları dalgalanıyordu!
Ve başbakan Berkin’den esirgediği “Allah rahmet eylesin” lafını Burak için katmerleyerek kullanıp, “Hadi bakalım, siz de bizden birini öldürdünüz!” tarzında kullanıyor!
Berkin ne kadar masumsa Burak da o kadar masumdur aslında; aralarındaki tek fark Berkin’e karşı Burak öldürülmüştür!...
Maksat galibiyet!...
******
Berkin’e karşı Burak; biri Gezi korkusu, diğeri seçim korkusu için harcandılar…
İlle de ölmek gerekmiyor harcanmak için; hayatınızdan çalmak da bir çeşit erken ölümdür!
Umuda göz dikilmesi, doğru ile yanlışların yer değiştirilmesi… İnsanların kendilerini salak zannetmerlerine sebebiyet vermek…
Akıllarını, duygularını karıştırmak…
Korkutmak!
Mantık örgülerine müdahale edip, ezber ile yaşayan toplum inşa etmek…
Ölmek ille de can vermek değildir; onurunu, amacını, varlığını yitirenler de ölülerden farksız değildir; bir tek ruhlarını iade etmemişlerdir ki o ruh da zaten olgunlaşmak üzere çok kez buralara gelip-gidecektir!
******
İnsanların bu kadar nefret dolu olduklarını yeni farkediyorum; başbakan sağolsun, aklımı-fikrimi açtı!
Olmasaydı iyiydi! Elli yıllık yaşamımda bizler birlikte iyiydik; ne olduysa son on yılda oldu! Herkes birbirine düşman; her lafın altında bir melanet aranıyor… Bir tek başbakan ve partisi ak! Heyhat! Memur babamızın, ev kadını annemizin destekleri ile üniversiteye girdik; onca yolu teptik, onca emek ve para harcandı. Bizler bir eli yağda-bir eli balda olarak üniversite bitirmedik! Laf olsun diye de okumadık; bunca yıldır biriktirdiklerimizin bizlere kattığı şeyler var: Kişiliğimiz sağlam!
Mantık örgümüz doğru…
Kimsenin kötülüğünü, işte tam da bu sebepten ötürü, istemedik!
******
O yüzden şaştım ya; bedduanın bini bir para… Bel altı vuruşlar, keza… Örgütlenmişler resmen; daha Burak ölmeden hazırlanmışlar!
Diyorlar ki “Hadi Burak için de ortalığı yıkın ki samimi olduğunuzu anlayalım!”
Başbakan öldürülen gençler için tek laf etmeyip, polisleri taltif ederken Burak için ağıtlar yakıyor ya; kimin samimi olduğunu anlamak hiç de zor değil; yeter ki kişiliğin erişkin olsun! (Erişkin olmayan kişilikler ille de birilerinin güdümlerine girerler!)
On üç yaşında kızlar gerdeğe sokulurken hiç birinizden ses çıkmıyor ya; bizler sizi sizlerin kendinizi anladığınızdan çok anlıyor ve haklarınıza sahip çıkıyoruz!
Bizlere küfürler, beddualar ediyorsunuz ya; vallaha önce çok sinirleniyoruz: Bu kadar ahmaklık olur mu diye! Sonra kendimizi sizin yerinize koyuyoruz, üzülüyoruz!
Sizin adınıza hak aramaya çalışıyoruz; misal “Kürtaj haktır”, “Tecavüz, kocadan bile olsa, suçtur diyoruz! Kocalarınızın dört kadın almasına engel olmaya çalışıyoruz.
Eee, sizler de köstek olmayın, destek olmanızdan geçtim!
Bir vicdan arkadaş, bir aklı-selimlik; bir kendine güven, efendime söyleyeyim,bir kendine özen!
Var oluşun kendine özeldir; kimseler kandırmadan iç sesini dinle derim; dinle bak ne diyor?
İç sesin sana ne diyorsa onu yap; ne bekliyorsan hayattan, onu sağlayacaklara odaklan!
Yeter ki sen "sen" olarak kararını ver; hesabın kendine, tatlım bunu iyi belle!
http//twitter.com/Gulgunkaraoglu
gulgun_2006@hotmail.com