- Kategori
- Gündelik Yaşam
Berkin; halimizi Allah Baba’ya anlat, e mi?

Uyanmanı çok istedik oğul; olmadı...
De ki; Berkin’im, ekmek almaya gitmiştim, ne olduğunu anlamadan bir şey geldi, yapıştı başıma… Kaybettim kendimi; meğer fişekmiş Allah Baba!
Benden başka yedi kişinin daha canını alanları Tayyip Amca “Helal olsun! Destan yazdılar!...” diyerek kutladı; üstüne bir de kutu kutu paralardan bir bölümüne kıyıp da taltif etti. Yalnız, komadaydım, tam anlayamadım, sonra aynı polis abilere “Terörist” dedi, hepsinin yerlerini değiştirdi; anlamadığım bir şey var Allah Baba, Tayyip Amca bu polis abileri seviyor mu sevmiyor mu?
Dedim ya başıma bir şey geldi, fişekmiş diye, onu atan polis abiye yüklendiklerinde Tayyip Amca “Emri ben verdim!” demişti… Tayyip Amca “Teröristlere” öldür emri mi vermiş? Bir de para mı dağıtmış; anlayamadım Allah Baba, beni öldüren kahraman mı? Terörist mi?
Gençliğime, cahilliğime ver, bu emri verene ne denir peki?
Allah Baba, geldiğim bu yer var ya; sürekli senin adını sayıklıyor, mesela Tayyip Amca, tüm dünya ülkelerinde ölen çocuklara çok üzülüyor, onlara yardım edilsin diye kampanyalara önayak oluyor ve ille de adını anıyor. Geldiğim ülkede de ölen çok çocuk var; mesela geçenlerde minik bir bebek dondu, açlıktan ölenler, altı-üstü protesto eylemini savaş alanına çevirip de öldürülen abilerim, keza…
Tayyip Amca üzülmedi halimize, biliyor musun?
Bir “Geçmiş olsun, bir başınız sağolsun!” demedi. Sen söyle Allah Baba, diyemedi mi yoksa? Bu da saflığım işte; demek istese demez miydi? Hatta dese fena mı olurdu?
Allah Baba, arkamdan çok üzülenler var, onlar Tayyip Amca’nın sarhoş dediği, çapulcu, gavur dediği kişiler; Tayyip Amca’yı çok sevenler de “Annesi eline ekmek parası verseymiş taş ve sapan yerine!” demişler…
Sen herşeyi gören ve bilensin diye öğrettiler bize, Allah Baba ne olur söyle: Elimde yalnızca ekmek parası yok muydu? Sapanım mı vardı, taşım mı?
Burada adını ağızlarından eksik etmeyenler photoshop tekniği ile bir resmimi hazırlamışlar; gören ekmek almaya değil de savaşmaya gidiyorum sanır!
Geldiğim yerde ne adalet baş edebiliyor bu durumlarla ne insanlık; hepsi iki dudak arası!...
Allah Baba, söylesene neden bu sistem beni öldürdü?
Beni öldürenlerin çocuklarına dokunmaya çalışanlar yanarken benim eksiğim ne?
Allah Baba, adalet artık yerini sana devretti!...
Geldiğim yerde herşey iki dudak arası ve herkes senden “Adalet” bekler oldu!
Bir şey söyle Allah Baba, adaletin anne-babama acı çektirmek mi? Ben gibiler böyle gidişler için mi dünyaya geldik?
Recep Amca’yı korumak için yola çıkartılan polis abilerden de ölenler oldu.
Adaletin dünya üzerinde vuku bulması için, biz gibi ülkelerde, daha kaçımızın ölmesi gerek?
Allah Baba, bir şey daha soracağım sana: Neden hep kötü şeyler kendi halinde yaşayanların başına geliyor da kendi halinde yaşayan insanların hayatlarını karartanların başlarına gelmiyor?
“Onlar” adaleti hep sende arıyorlar; burada yaptıkları yanlarına kar. Ama Allah Baba bizde sana inanlardanız, neden burada hep acı çekiyoruz?
Tayyip Amca’nın, Abdullah Amca’nın çocuklarını koruyor da bizleri korumuyor musun?
Biz; seninle kandırıldığımızı sanırken yoksa sen de mi bizi kandırıyorsun?
******
Eski bir şiir; Berkin için gelsin:
Kesif bir kan kokusu var havada
Belli ki sızıyor kızıl kızıl…
Yazık…
Çatlamış yine bir yürek!
Kurutulmuş kırmızı bir gül
Utanıyordur mutlaka
Ve öpüşler saklanacak kuytu arıyordur…
Nafile
Kaçamazsınız anılar
Kan kokusu
İlle de çağırır!
Bir utanmayan gözyaşlarıdır
Ki, onlar da
Kanı yıkamaya çalışır…
Yazık, şimdi bu yürek
Buna nasıl dayanır…
http//twitter.com/Gulgunkaraoglu
gulgun_2006@hotmail.com