- Kategori
- Gündelik Yaşam
Şeytanın ticaretteki beceriksizliği

Efendim bildiğiniz gibi şeytan ın her bir işimizde parmağı olduğu muhakkaktır. Kör şeytan, kör gözüm parmağına hesabı bu işten zevk alır. Yani alır herhalde, bir yakınlığım yok kendisiyle. Benimki tahmin.
Hal böyleyken bir şeylerimiz kaybolduğunda gene ondan bilip, şu tekerlemeyi söyleriz. Daha doğrusu söylerdik. /ben hala söylüyorum) "Şeytan aldı götürdü, satamadan getirdi." burada dikkat edilmesi gereken ünlülerin uzatılarak söylenmesidir.
"Haha olur mu canım, çocuklukta kaldı onlar" diyenler için şimdiye kadar bulamadığım hiç bir şey olmadı, diyerekten ne ciddi bir hususu bilginize sunduğumu belirtmek isterim.
Bir anım;
Efendim kendi halimde oturuyorum evimde, kız arkadaşımı bekliyorum. Onunda böyle kafam kadar kocaman küpeleri var. Beklentimin sonucunda geldi. Elinde torbalar filan, öpüştük (yanaktan) Ben öpüşürken küpelerden birinin olmadığını fark yaptım. Zira diğeri gözüme giriyordu neredeyse.
Arkadaşım bu duruma çok üzüldü. Ortaköyden mi ne almış? Başladı sızlanmaya. Ona "bak dalga geçmeyeceksen sana bir şey söyleyeceğim. Eğer inanarak bu şeyi söylersen buluruz." dedim.
Sanırım bana inandığından değil de, hoşlandığından bu salakça teklifimi kabul etti.
Başladık aramaya bir yandan da tekerlemeyi söylemeye. Otobüsten indiği yere kadar aradık ama, hiç bir şey bulamadık. Moralim bozuldu çünkü, o zamana kadar hiç bulamadığım olmamıştı. Onada zikrettim bu durumu.
Aradan 3 gün geçti. Kız arkadaşım (evet aynı kız) (evet sık geliyor) çöpleri boşaltmak için istiflediğim poşetleri açarken aradığı küpe tın diye düşüvermez mi torbanın içinden...
Tekerlemenin gücü bir daha ispatlanmış oldu. Siz de deneyin. Gücünü göreceksiniz. İki şartı var birincisi inanmak, ikincisi tabiki de aramak...