Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
481
 

SGK'da Çile Kuyruğu

SGK'da Çile Kuyruğu
 

Ne mutlu bize, Sosyal güvenlik çatısı altındayız (!)


Bir süre önce verdiğim emeklilik dilekçemin akıbetini merak edip SGK Bölge Müdürlüğü’ne gittim bu sabah. Benden aylar önce dilekçesini vermiş arkadaşlarımın hala beklediğini biliyordum. Fakat evrakımda bir hata/eksiklik var mıdır, merak ediyordum. Her ne kadar internet sitesinde evrak takibi bölümü olsa da, elime tutuşturulan küçük kağıttaki numaralarla o bölümden bir bilgi almam mümkün olmadı. Mecburen kuruma gittim, öyle ya zaten eksiği olmayan evraklarda bekleme süresi bu kadar uzunken bir de düzeltme zamanını eklemek sabırların son sınırını da aşan bir süreye denk geliyordu. Ama hesaplamadığım bir konu vardı ki, orada bana yanıt verecek bir yetkili/ilgili bulacağım iyimserliğiydi. Aslında genelde devlet dairelerinde yetkili çok ama ilgili bir o kadar az. Bunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Yine de o uzun kuyrukta yerimi aldım. Fakat bu gün yetkili de yoktu. Bir müddet sonra, içeriden bir ilgili (!) ; ‘ ne istiyordunuz’ diye sordu. Sıradakilerin elindeki kağıtlardan numaralara bakarak yönlendirme yaptı. Kiminin başvuru tarihi Ekim, kiminin de Aralık aylarıydı. Ben elimdeki kâğıdı göstermeye utandım, çünkü başvuru tarihim Şubat’tı. İşlemin sona ermeyeceğini biliyordum, başvuruda 3 ay sonra gidip sonucunu araştırmamı söylemişlerdi. İlgili kişi benim başvuru tarihimi gördüğünde, henüz Aralık başvurularının değerlendirildiğini söyledi. Yani benim dosyam henüz ele bile alınmamış, eksik/gedik var mı incelenmemişti. Şaşırmadım… Sadece sırada bekleyen diğer insanlardan utandım. Sabırsız göründüğüm için, henüz 45 günlük bekleme süresi sonunda evrak takibine çıktığım için… Yaşadığım ülkeyi unutmuş olmalıydım. Burası Türkiye’ydi…

Emeklilik umudu… En az 20 yıllık emek, çaba, sabır… Devletin reva gördüğü, açlık sınırında yaşamaya mahkum ettiren bir miktara bağlanan umutlar… Ve ona bile ulaşmak için aylarca aç gezmeye mecbur bırakılan insanlar. Aktif çalışma hayatını bırakmış, sosyal güvenceden bir süreliğine de uzaklaşmış insanlar. Bu geçen aylar boyunca hastalanmanız da yasak. Tabi ki, emekliliğe başvuruda hangi süreçte olduğunuz bu durumu değiştiriyor. İşinizden ayrılmadan aldığınız vizite kağıdı ile bir müddet idare edebilirsiniz. Fakat isteğe bağlı ödüyorsanız, başka bir kişiden faydalanıyorsanız; bunları belirtmeniz gerek. Başvuru gününden itibaren kendi tahsis numaranız devreye gireceğinden, daha öncekinden feragat etmeniz gerekiyor. Kullanmadığınız maaş ve sağlık güvencesini aylarca beklemek zorundasınız. Maaş nasılsa toplu olarak yatacak diyorlar. 5-6 aydır bekleyen vatandaşın, bu süre içinde ev kirası, faturaları, kredi kartları da faizsiz bekliyor mu? Etrafında borç alacak kimse kalıyor mu? Çoluk-çocuk evde inzivaya çekilip, aç-susuz yaşayabiliyor mu? Geliri olana bile çok zor olan şu kriz günlerinde, insanlar 5-6 ay hayatlarını dondurabiliyor mu?

Meydanlarda ‘benim vatandaşım’ diye nutuk atan, yeri-göğü sarsan sözde yöneticilerimiz; seçim yatırımı olarak emekliye 200-300 lira rüşveti müjdelerken, emeklilik için başvuran vatandaşının kulaklarını nasıl çınlattığını duyabiliyor mu? Hiç sanmıyorum. Meydanlarda avaz-avaz bağırtılardan halkın mide gurultusunu duymalarına imkan kalmadı. Gerçi ortalıkta onların kuru gürültüleri olmasa da; beyinlerinin ‘halk mesajı’ kanalı tıkalı olarak dünyaya geldiklerine eminim artık.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 240
Toplam yorum
: 1379
Toplam mesaj
: 381
Ort. okunma sayısı
: 1616
Kayıt tarihi
: 18.08.06
 
 

Zamandan şikayet ederken, ne kadar hızlı aktığını fark edemeden geçmiş yıllar. Kırklı yıllar, kır..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster