- Kategori
- Sinema
Shrek 3

Ne güzel seninle sinemada olmak, elindeki popcorna dalmak:)
Çocuklarla sinema keyfini paylaşmak da ayrı bir tat. İlk tecrübe etmeye başladığımda, yerinde duramayan çocuklara şaşarak bakardım (oğlum kıpırdamadan izlediğinden ), ama son zamanlarda bunlara alışmış olduğumu gördüm. Film başlamak üzere olduğu halde habire salona girip çıkan veliler, çocuğunun eksiğini gidermeye çalışan telaşlı anneler, suyun yanında mı, başka bir şey istiyor musun seslenişleri, bunlar çocuk filmlerinin olmazsa olmazı artık öğrendim:)
Filmde Shrek ve Fiona harika bir çift oluşturuyorlar. Bakışları öylesine sevgi dolu ki birbirlerine, o koca devleri bile bu bakışları çok şirin yapıyor.
Kral olan kurbağa çok komik bir sahneyle ölünce, kral olmasını istediği Shrek’in beceriksiz halleri çocukları kırıp geçiriyor.
En sonunda eşine itiraf ediyor “ küf ve çamur kokan kulübemizi özledim” diyor. Foina onu o kadar iyi anlıyor ki, çünkü kendisi de özlemektedir, sarayları gözü görmemektedir ve “adeta sihirli sözcükleri söyledin “ diyerek onu anladığını çok güzel ifade ediyor. Burada, herkesin gönlünce yaşamak isteğinin ne kadar önemli olduğunu fark ediyor insan. İstediği çamurdan bir kulübeyse, saraylar bile onun yerini tutamıyor.
Sonra uzaktaki varisi kral yapma sevdasıyla serüvene atılıyor yeşil sevimli dev, kedi ve eşekten oluşan arkadaşlarıyla.
Kral olmaktan korkan genç varisle konuşması dikkatimi çekmişti devin. “ Sen insanlara bakma. Yıllarca insanlar benim canavar olduğumu düşündüler, ben de onlara inandım. Ama sonra kendime güvendim ve canavar olmadığımı anladım. Kendine güvenmelisin, sana ne derlerse desinler.”
Bu krallık mücadelesinde kimler yok ki. Çocukların masallardan tanıdığı iyi ve kötü karakterlerin hemen hemen hepsi filmde yer alıyorlar. Pamuk prenses, Rapunzel, Sinderalla, çizmeli kedi, yakışıklı prens daha bir sürü karekter.
İyi ve kötülerin savaşı, çocukları eğlendirerek işlenmiş filmde. Bir tiyatroda canlandırılan final sahnesi, çocukları oldukça eğlendirdi.
Filmde en ilginç sahnelerden birisi de, kocaman devin baba olmaktan korkarak gördüğü kabuslar ve sonra baba olmanın mutluluğunu yaşadığı sahne. Tek kelimeyle harikaydı:) Kim bilir ne gereksiz korkularımız, bizim mutlu olmamızdaki engellerdir diyor insan o sahnede:) Hayat cesurları severmiş cümlesini severim bu nedenle:)
Bizim bu yılki filmlerden favorimiz elbetteki Neşeli Ayaklar hala, sonra Robinson Ailesi, sonra bu film. Karayip Korsanları listemize giremedi.