- Kategori
- Gündelik Yaşam
Şiddeti içselleştirmek

Şiddet öylesine içimize girdi ki, söküp atamıyoruz. Gazeteler televizyonlar sürekli şiddet içeren olaylardan söz ediyor. İçim sıkılıyor. Hiçbir şey olmamış gibi davranmaktan. Ruh sağlığı bozulan insanlar şiddeti içselleştirdiğinden, şiddet doğal bir şeymiş gibi yaşamlarında... Trafikte yol vermediği işçin insanlar birbirini öldürebiliyor. Sonra evine gidip rahat rahat oturabiliyor.
Şiddeti uygulayan bu davranışından hiç üzüntü duymuyor. Şiddet kadınıve çocuğu esir alıyor. TBMM araştırma komisyonu raporuna göre 2000-2005 yıllarında 1091 cinayet işlenmiş. 2000 yılından önceki cinayetlerin kaydı yok. Kadın ve çocuklara yönelik 38135 darp, 5895 kasten yaralama, 6543 kötü muamele. Bunlar tespit edilenler ve %70 i aile içi…
12 yaşındayken evlendirilen ve erkek çocuk doğurmadığı için sığındığı ailesinin evinde, gizlendiği çeyiz sandığı içinde kalaşnikofla taranarak katledilen töre mağduru Gülistan Gümüş. Nikahsız bir evlilik ve geride kalan bir kız çocuğu… Herkesin gözünün önünde işlenen cinayetin tanığının bulunmaması ve 8 Mart Dünya Kadın Emekçileri gününde görülen davada salıverilen suçlular…
Kuzeninin kocasından bebeği olan 22 yaşındaki Gül Dünya Tören'i yol ortasında vuran 2 erkek kardeşi, ölmediğini görünce kaldırıldığı hastanede kurşun yağdırdılar. Bebeğini evlatlık veren Güldünya Tören yaşamını yitirdi.
"Dicle Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aytekin Sır’ın “töre cinayetleri”yle ilgili olarak 430 kişi ile görüşmesinden elde ettiği sonuçlardan bazıları şunlar: Eşini aldatan kadının cezalandırılmasını düşünenler % 84, öldürülmesi gerektiğine karar verenler ise % 37. Diğer uygun görülen cezalardan bazıları ise “Ahıra kapatma, ağzını, burnunu kesme, intihara zorlama”… Sır’ın vardığı önemli sonuçlardan birisi de, cinayete karşı çıkmakla eğitim seviyesinin yükselmesi arasındaki güçlü bağın varlığıdır. Bir başka sonuç ise, farklı etnik-kültürel çevrelere ait olmanın tutumlar üzerinde bir değişiklik yaratmamasıdır."(1)
Jandarmanın sorumluluk sahası içinde bir araştırma yapıyor. Türkiye’de en fazla namus cinayeti Ege Bölgesi’nde işleniyor. Kadınların en fazla şiddete maruz kaldığı bölge ise Marmara olarak belirleniyor.
Töreye kurban giden kadınların bir çoğu için de kayıtlarda intihar denilmektedir. Kendini asan, kendini vuran, kendini zehirleyen kadınlar… 2006 yılında sadece Batman'da 40 kadının intihar ettiği söylendiği gibi...
"TBMM'nde kurulan Töre ve Namus Cinayetleri Araştırma Komisyonu Başkanlığı'na seçilen AKP Gaziantep milletvekili Fatma Şahin , Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da töre gerekçesiyle işlenen cinayetleri araştırmak üzere bir komisyon kurulduğunu söyledi.
Şahin, TBMM'ye töre cinayetlerini araştırmak üzere verdiği önergesinde, BM verilerine göre her yıl dünyada 5 bin töre cinayeti işlenmekte olduğunu örnekleyerek, "Türkiye dünya klasmanında, töre cinayetleri nedeniyle önde gelen ülkelerinden biridir" saptamasında bulunuyor." (2)
Türk Kadınlar Birliği Başkanı Sema Kendirci
''Ceza yasalarındaki töre cinayeti lafı değiştirilsin. Namus cinayeti şekline dönüştürülsün. Devletin bütün kurumları bu konuya bizim sahip çıktığımız kadar sahip çıksın.Töre Cinayetleri Avrupa Birliği Yolunda İlerleyen Türkiye İçin Utanç Verici.' Dedi.(3)
Aslında adına ne dersek diyelim töre cinayeti, namus cinayeti, kadına uygulanan şiddet, tecavüz bunların her biri insanlık adına utanç verici değil midir?
Yaşamın kıyısında yürüyen bu kadınlardan 149 u 8 Mart 1910 da, özgürlükler ülkesi iddia edilen ABD'de yakılarak öldürülmedi mi? 8 Mart 1910 da işlenen bu cinayet, ne cinayetidir?
İçim acıyor, naklen izlenen savaşlarda, töre cinayetlerinde, sokaklardaki şiddetlerden ölen yitirilen giden çocuklara kadınlara…
Haberler kapkara, yaşamın rengi iyice kirlenmiş.
Bayrampaşa'da yakalanan sapık utanmadan "Ben hastayım" diyor. Cani ruhlu insan müsveddesi kıydığın yaşamlar nereye gitti?
Sigara içirmediği için öğrenci, öğretmenini bıçaklıyor. Öğretmen şeker hastası şimdi yaşamla savaşım veriyor.
İstanbul'un liselerinin birinde bir kız öğrenci ile bir erkek öğrenci biri birlerini öldürüyor. Bir diğerinde kız öğrenciler döner bıçakları ellerinde kavga ediyorlar. Bir başkasında bir kız öğrenci tecavüze uğruyor. Bu olayların bir çoğu da medyaya yansımıyor.
Biz de miş gibi yaşayıp gidiyoruz.
Bosna'da tecavüze uğradığı için vücudundan iğrenen o, Irak'ta, Afganistan'da, Vietnam'da dünyanın her yerinde ayakların altında paspas yapılan o…
Hiç unutmam Esenlerde bir lisede çalışıyorum, yıllar önce. Sınıflar kalabalık, 70 öğrenci var bir sınıfta. Derse giriyorsun sadece yoklama 20 dakika sürüyor. Sus, konuşma dinle 15 dakika ve ancak 5 dakika o gün anlatacağım konuya ayırabiliyorum. Hizmetliler paspas yaptıkları bezleri sürekli ıslak olan tuvaletlere koyuyor. O kirli paspaslarla okul koridorlarını siliyorlar, öğrenciler bir koşuşturuyor koridorda o pislikleri tozlarla yutuyorlar. Ben dehşet içindeyim.
En çok beni şaşırtan da müdür yardımcılarının ağzında bir düdük, koridorun başında düdüğü öttürüyorlar, öğrenciler çil yavrusu gibi kaçışıyor. Müdür yardımcısı yakalayabildiğini ise Tanrı yaratmış demiyor eşek sudan gelinceye dek dövüyor. Öğrenciler korkularından müdür yardımcılarını görünce hemen siniyorlar. Bir gün müdür yardımcılarından birisine sordum "Öğrencileri neden dövüyorsunuz? İçiniz acımıyor mu? Çoğunun da bir hatası olmadan dövüyorsunuz?" Müdür yardımcısı yaptığı çok normalmiş gibi; "Aman hocam bunlar dayağa alışık. Evde anası da sopa yiyor, kendisi de. Başka nasıl başa çıkarız. Boş ver aldırma sen." dedi. Çok şaşırdım. Ben o okulda sadece bir ay çalışabildim ve istifa ettim. Şiddete engel olamayacağımı acı bir deneyimle öğrenmiş oldum.
Ah Duygu Asena adımızın olmadığı belliydi de neden yüzümüze vurdun. Kadının adı olmadığı gibi çocuğun da adı yok. Kadın ve çocuk; hala arıyoruz adımızı ama bulamıyoruz...
(1)http://forum.seslisozluk.com/archive/index.php/t-10330.html>
(2)http://kadin.bianet.org/2005/10/01_k/69013.htm>
(3)http://www.haberler.com/tore-cinayetleri-ab-yolundaki-turkiye-icin-utanc-haberi/>
Resim:http://www.tekresim.com/img171.htm