- Kategori
- Genel Sağlık
Sigarayı bıraktım ama mutlu değilim
Arazi çok güzel; ağaçlar, sessizlik, temiz hava, hafiiif esen rüzgar... Yanımda dostlarım, sevdiklerim.. Saz-söz var, mangalda kebap yapılıyor; herkes kötü günlerini rafa kaldırmış, mutlu mu mutlu.. Bir de sigara tüttürüyorum; kimi dostlar ''içme şunu yaa'' diyor, kimi de ''sigarasız keyfi mi çıkar ya, nasıl olsa tiryakisin'', yani zaten esiri olmuşsun diyor..
Mutluyum; yak bir sigara da tam olsun diyorum, ama izmaritini atarken ''yine gitti akciğerim ve param'' diyerek pişman oluyorum. Mutsuzum; iç bir sigara da derdin hafiflesin diyorum, yani can sıkıntısının sonunda canıma kast edişimin, ''harakiri'' yapışımın farkındayım ve bu nedenle yine pişmanım.
Sigaraya bugüne kadar harcadığım parayı, bu günki ederinden hesapladığımda bir apartman dairesi parası ediyor. Emekli ödeneğinin 30 000 TL civarında ve asgari ücretin 650 TL yakınında oluşunu düşününce 95 000 TL'nin büyüklüğü daha da açığa çıkıyor. Yine mutsuzum...
Akciğer kanseri, kanserler arasında ilk sıralarda ve en büyük nedeni de sigara. Kronik akciğer hastalıklarının, yani kanser gibi çabuk öldürmeyipte süründüren hastalıkların birinci nedeni sigara (Bu tür hastalar TV'da sık sık gösteriliyor). Yine içtiğime pişmanım; canım istiyor, içiyorum (kısa bir rahatlama, isteğimi karşıladım diye); sigara biterken yine pişmanlık ve mutsuzluk.
Çabuk nefes kesilmesi, yorulma, horlama, pis kokması, etrafımdakileri dumanımla ''boğmam'' ve daha pek çok sonuç sigara içişime lanet okumamı sağlıyor. Burnumdan çıkarırcasına içiyorum, ama mutlu etmiyor.
Bıraktım; param bana kalıyor, sağlığım gün be gün iyiye gidiyor, daha hızlı yürüyorum, daha geç yoruluyorum, elbisem, evim, bıyığım kısaca hiçbir şeyim iğrenç kokmuyor. Kansere veya KOAH'a yakalanacağım korkusu azalmaya başladı; ya da bedel öderim ödemeye de hiç değil daha az ızdıraplı olur diye içimden geçiriyorum... Buraya kadar iyi de canım sıkıldıkça canım sigara istiyor; bıraktığım için içemiyorum, mutsuzum... Keyifli bir an yaşıyorum; bir hoş sohbet, bir hoş sada veya bir iyi haber... Hadi yak bir sigara da tam olsun diyorum, ama bıraktığım için sigara yok dolayısıyla yine mutsuzum.
Sigarayı bıraktım, ama mutlu değilim; kurtuldum diye sevinemiyorum. Niye derseniz; iki de bir canım istiyor, içemeyince de kısa bir süre canım sıkılıyor. Dişimi sıkıyorum, sabrediyorum.
İçerken de mutsuzdum, bırakınca da... Hani ''ölümlerden ölüm beğen'' derler ya, mutsuzluğun birini seçmek zorundayım: İçmeden mutsuz olmaya can kurban! Neydi o yaaa! Pofur pofur çek dumanı, zavallı akciğerinin taaa köşe bucağına... Siz de bırakın, varsın mutsuzluk böyle devam etsin.