- Kategori
- Şiir
Şiir, Okur, Ozan İlişkisi

Tüm örneklerden işlevsel dönüştürücü şiirin ozanın önüne geçtiğini, şiir ozanın olmaktan çıkıp okurun yeni yaratımlarına açık olduğunu görüyoruz, kavrıyoruz.
Bu dönüşüm yeni kavrayışlara yöneltir ozanı, okuru.Salah Birsel, Şiirin İlkeleri adlı yapıtında şiirde asıl olan dilin söyleyemediğidir gerçeğini vurgular.
”Şiir yazdığımız sözcüklerle değil dışarıda bıraktıklarımızla yazılır.” yargısı şiirin dille sınırlı kalamayacağı anlamındadır.
Dilin değişimi, başkalaşımı imgeyle gerçekleşir. Bu, biçemin ve sesin açığa çıkması imgenin dönüşümüyle üst imgeye açılır. Böylece şiire ulaşılır.
Sözcükler arasındaki bağlantılar, gerilimler, yeni birleşimler; şiirin devingenliği, gerilimi ozanın önünde yer alırken imge içeriği yakalanarak şiir dönüştürülür. Bu aşamada söz sanatları işlev üstlenebilir. Bu gerçeği ozanın gerçekleştirmediğini kim söyleyebilir!
Etkileşim, dilsel, güzelduyusal, eytişimsel bilinç, görüngünün sürekliliği, çatışmalar ozanın duyabildiği, duyurmak istediği dingin ya da devingen gizil güç ozanların bilinci, usu olarak açıklanabilir mi? Ozan imgeyi nereye, neye açıyorsa imge orada fazla ya da eksik dönüşebilir.
Dilde dönüşüm, var olan nitelikler arasındaki bağların koparılarak yeniden kurulmasıyla gerçekleşir. Anlıktaki fazlalıklar atılarak sözcük yeni duyuma ulaştırır şiiri.Yeni nitelik, imge dönüşümü şiiri kurar.
Bireşim, ayrıştırma, sancılı yürüyüş niteliksel, bütünsel bilgilerle beslenir. Şiir titreşim ile ulaştığı, nesnelleştiği ya da nesnelleşemediği gönderim alanında güzelduyusal algıya, güzel duyusal bilince ulaşır. Dil görüntü, ses olduğu kadar sessizliktir de.
söylence
güle rengini
verir
bülbül değince
dikenine
kan kırmızı
durur aşk
sıcak
sıcak
türkay korkmaz
Ozan şiiri, dil ve anlam diyalektiğinde yapılandırınca okur, çağrışımları, sözcük ilişkilerini, imge örgüsünü çözerek düşünsele, duyusala ulaşabilir. Bu anlamda karanfil, imge olarak şiirde çokça kullanılmıştır:
Yarin dudağından getirilmiş
Bir katre alevdir bu karanfil
Ahmet Haşim
*
Kendin
Açar kendin kapardın geceyi. O küf
O karanfil kokusu havada sendin
Oktay Rıfat
*
Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
M.C.Anday
*
Kırk karanfildi kırkı da beyaz
Arif Damar
*
Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum
işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu? Bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele...
Edip Cansever
*
Karanfil imgesi halk yazınında da kullanılmıştır:
Karanfil oylum oylum
Geliyor selvi boylum
Türkü
*
Karanfil imgesini şiirimde ben de kullanmışım:
gündönümü
azalan ömrümüz
binek atlarla
çoğalır
karanfil kokulu
gündönümü
kalır geride
yaşanası gençliği
bilmek kolay mı
dizeleri durdurulamayan zamanı / zamansızlığı; yaşanan hüznü duyumsatıyor mu!
“binek atlar, karanfil kokulu” imge!
Karanfil, sanat gerçeğinin zamana direnme tutkusunu taşıyor. Şiirde doğru aramamak gerekir güzel, etkili olana bakılmalı. Çünkü, şiir imgelerle düşünme sanatıdır. Şiir dil sanatıdır.