- Kategori
- Tarih
Simge
Dil, bir iletişim (bildirişim) yoludur. Simgelerle iletişim kurmaya başlayan ilk insanlar:
Önce, çizgi ve daire olarak başlayan iletişim, sonraları resme dönüştü. İnsan düşüncelerini ve duygularını açığa vuran imgeler oldular bu çizgi ve daireler.
İMGE - İMAJ: Bilinçte beliren nesne ve olaylardır. Duyu organlarımızın dıştan algıladığı bir nesne-eşya-nın bilinç-şuur- e yansıyan benzerine İMGE deriz.
İlkel imgelerin, gizemsel (sır, aklın erişemediği şey) ve doğaüstü (doğa yasalarına uymayan) olanı yansıtan büyü simgeleri oldukları söylenebilir.
İlk insanlar simge’yi, simgelediği şey kadar güçlü görürlerdi. Bir büyü simgesi, olayların akışını değiştirebilirdi. (duvara çizilen bir bizon resmi, aynı zamanda çizene, bir bizon kadar güç verdiğine inanırdı. Onun ruhunu da elde ettiğine inanır ve sonra, çıkacağı avda, avını daha kolay yakalayacağına inanırdı.
Günümüz insanı da, -uğraştığı halde - yıllarca gideremediği koşullanmış duygularını en hafife indirebilmek için, nesnelerin biçimlerine göre atfedilen imgeler üzerinden soyutlamalara gider. Mesela, kabalığını göstermesi için, hıyar, kabak, fasulya..., sevgisini göstermesi için de, bir kalp resmini, bir gül resmini... "imge" olarak kullanır...
Bir büyü simgesi, büyü yapabilir, dualara yanıt verebilir, koruyuculuk yapar, dilekleri yerine getirir, hastaları iyileştirir, düşmanı yener ve acılara yardımcı olabilir. Kişiye güç verir, inancını artırır, kendine güven gelir, ruhunu zenginleştirir ve ruhsal doyuma ulaşınca çevresine yardımcı olurdu. (Bu yüzden ilk, insan- tanrılar "büyücü" lerdi.)
İlk insanlar arasındaki iletişim gereksinmesi ve içgüdüsü (öğrenme gerekmeden uyum’a yararlı ve sürekli olarak davranma eğilimi), önce sözlü, sonra da yazılı dilin doğmasına yol açmıştır.
Yazılı dil, bilgileri kaydetme ve koruma gereksinmesinden doğmuş olabilir.
RESİM YAZISI - Piktograf: Bir basit çizgi, bütünü dile getirebilirdi. Ör: bir öküz başı, öküzün tamamını dile getirirdi.
Düşünceleri, duyguları ve nitelikleri simgeleyen öteki resim yazılarına, simgelerine İDEOGRAM denir. Bunlar resmedilmediklerinden dolayı çok soyuttular. (Ör: bir kalp resmi sevgiyi, bir güvercin resmi barışı, simgelerdi)
Her kültürün, ya da grubun, düşüncelerini anlatmada, kendilerine özgü yöntemleri vardı.
FONETİK YAZI: Resimlerin ve düşünce simgelerinin çoğu giderek "Seslerin belirtilmesi" için kullanıldı.Yani zamanla fonetik (sescil) simgelere dönüştüler. Bunlara FONOGRAM denir.
Fonograflar, bir dilin konuşulan sözcüklerini anlatmak için kullanılmıştır. Çok geçmeden de fonogramlar heceleri ve hecenin bölümlerini belirtecek duruma ulaştılar. (Çince, hem ideografik hem de fonetiktir.)
Fonetik yazı, konuşmanın grafik karşılığıdır(yazısıdır). Konuşma ise, anlatılmak istenen düşüncelerin ard arda sıralanmasıdır.
ÇİVİ YAZISI: Bu fonetik yazı dizisi (dizgesi) M. Ö. 3100 dolayında ortaya çıkmış ve ilk kez Sümerler tarafından kullanılmıştır.(Bugünkü Irak bölgesi). Kızgın güneşte kurutulan çamur tabletler üzerine üçgen uçlu kamışla çizilen- yazılan- simgelerdi.
MISIR YAZISI: İlk örnekleri M.Ö. 3000 yıllarına dek gider. Mısır hiyorogifleri (resim dili) mezar ve tapınak duvarlarına çizilmiş ya da papirus bitkisinden yapılmış kağıtlar üzerine resmedilmiş piktograflardır.(Sultanahmet Dikilitaş'ta örnekleri var.)
Gelişmiş bir yazı dizgesine sahip olmak demek, göreneklerin, söylencelerin, yasaların ve inanışların ayrıntılı ve tam kayıtlarının gelecek kuşaklara aktarılması demekti. Artık kimsenin belleğe(hafıza) güvenmesine gerek kalmıyordu.
Yazılı dil Batı uygarlığında alfabe harflerinin geliştirilmesiyle daha da basit duruma geldi.(temel simge dizgesi=harfler)
Harfler dilin en küçük yapı taslarıdır. Dünya üzerinde 2000'den çok dil konuşulmaktadır.
SİMGE: Bir simge, başka bir şeyin yerine geçen ya da onu temsil eden bir şeydir. Genellikle görseldir.. Çoğu iki boyutlu grafik (çizilmiş) simgelerdir. Üç boyutluları da (Mısır Piramitleri) vardır. Ayrıca:
Türk bayrağı, kurukafa (Korsan), kartal heykeli, insanlar, hayvanlar bitkiler ve davranışlar da simge olabilir. (tilki, kurnazlık simgesi; hıyar, patlıcan, kabak, birer kabalık göstergesi simgeleri; bir kupa, bir zeytin dalı, vb.)
Önemli olan bir simgenin gerçeğe uyması değil, çoğunluk tarafından anlaşılması ve paylaşılmasıdır.
Kulak ve ses simgeleri de vardır: (milli marşlar, ıslıklar, çanlar, sirenler, bir ses simgesi değil, bunlar, sinyaldır)
Simgesel anlam taşıyan sesler çoğu kez sinemada, tiyatroda, TV' de kullanılır: Tren duduğu-----yalnızlığı; kaval sesi-----hüznü-yalnızlığı; ayak sesleri--------korkuyu.
Davranış simgeleri: (yukarı kalkmış yumruk, ayrılırken sallanan el, selam işareti, zafer işareti... gibi).
Alaettin Morgül / 27.02.2012 - 11:6