- Kategori
- Felsefe
Sır açan anahtar; insan

Anahtarlar
"Kendini dert sanıyorsun, oysa Sen dermansın...
Kendini kapıdaki kilit sanıyorsun, oysa Sen onu açan anahtarsın."...
(Hz. Mevlana, Mesnevi'den...)
Birlik ve bütünlük ile evren Kozmolojisi içerisinde yaşayan varlık olan İnsan, Makro ve Mikro Kozmos içinde seyahat etme yetisine sahiptir. Bu gücü ile bütün evreni hisseder ve tüm Kozmik kapıları açabilir.
Peki, neden İnsan bu denli zor bir görevi üstlenmesine rağmen, kendisini bu dünyanın tuzaklarına esir eder? Zira insan düşünen bir varlıktır ve bilinci esir eder İnsanı. Görmek istemeyiz veya görmek istediklerimizi görürüz sadece…
Kalbinde Allah inancını taşıyan İnsan ise ruhunu ve bedenini yüceltebilmek çabası sayesinde, kendi maddi bilincinden çıkabilir. Bu o kadar da zor değildir, fakat kolay da değildir. Her İnsan aklı bu metafizik ruh enerjisini keşfedemeyebilir ve sonsuzluk insana zor gelebilir. Zira İnsan, dünya hayatı içerisinde sıkışıp kalmış bir varlıktır ve dünyadaki olaylar bizi meşgul etmekte ve asıl hedeflerimize ulaşmamızı engellemektedir. Amaç bu basit görüntülerden kurtularak, esiri olmayarak, diğer âlemleri hissedebilmek ve Allah’a daha yakın olabilmek düşüncesi olmalıdır. Kalbimizde ve ruhumuzda hissettiklerimizi yaşayabilirsek, o zaman diğer görünmeyen âlemlerin kapıları bizlere açılacak ve asıl amacımıza ilerleyerek, mutlu bir İnsan olabilmeyi başarabileceğiz.
Bu yüzden Mevlana, kapıların anahtarı sende gizlidir, gayret et ve o kapıları aç. Anahtar zaten Sende mevcut diyerek İnsanı yüceltir ve sabra teşvik eder. Her daim o kapıların da, inananlar için açık olduğunu bizlere bildirir. İnsanda her şey gizlidir, yeter ki arayalım ve bulalım..