​ Sivas hala yanıyor! / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '12

 
Kategori
Güncel
 

Sivas hala yanıyor!

Sivas hala yanıyor!
 

Sivas Katliamı


İnsan yakanların yakasını bıraktı bu ülkenin adaleti, şaşırmış gibi mi yapacağız! Beklenen bir karardı; tarihin sarı sayfalarında kara lekeler, vicdan yaralayan kararlar sürecin nereye varacağının kodlarını taşıyordu ama biz vicdanı olanlar yinede umduk. Adalet var demek için heveslendik.

 

Oysa daha dün  “Örgüt var ama yok!” diyen, insan onuru ve aklıyla alay eden Hrant Dink kararını yazan gazetelerin mürekkepleri kurumadı. Beyaz bereli tosuncukların arkasındaki zihniyet/kod neyse, Sivas’ta 35 aydını yakan aynı kodları taşıyorlar katiller ve koruyanlar.

 

Maraş’ta, Çorum’da,  fabrika önlerinde, üniversitelerde, sokak aralarında, beyaz toroslu koruyucuların gözetiminde işlenen cinayetler, katliamlar hep yapanın yanına kar kalmadı mı?

 

Kirli karanlık eller gazetecileri sokak ortasında kahpe kurşunlarla yok ederken seyreden, susan dirhemi bozuk teraziden adalet ummanın boş olduğunu tarihe not düştü “bağımsız yargı”mız. Tarih sayısız örneklerle dolu, bu yüzden AHİM’e başvuruyor yurdum insanı ülkesinde adalet bulamadığı için…

 

Ankara’da görülen Sivas Katliamı Davası Mahkeme heyeti başkanı Hakim Dündar Örsdemir kararında, “İnsanlık suçunda zaman aşımı olmaz ancak bu suçu işleyenler kamu görevlisi değil sivil oldukları için davanın düşmesine karar verildi” dediği öğrenildi. Mahkeme, “sanıklar Cafer Erçakmak ve Yılmaz Bağ'ın ölmeleri; Şevket Erdoğan, Köksal Koçak, İhsan Çakmak, Hakan Karaca ve Necmi Karaömeroğlu yönünden ise zaman aşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine” karar verdi.

 

Kamuoyunda oluşan genel kanaat sanıkların korunduğu kollandığı. Nitekim ortaya çıkan bilgilerde bunu doğruluyor.Her yerde aranan katliamın kilit ismi Cafer Erçakmak’ın uzun yıllar kentte yaşadığı, geçen sene ölümünün ardından gizlice gömülmesiyle ortaya çıktı.Cafer Erçakmak’la ilgili bir skandal da kimlik tespiti sırasında geldi. Adli Tıp, Erçakmak’tan alınan DNA örneklerini, kan bağı bulunmayan eşiyle karşılaştırmıştı. Sonra yapılan testlerde ölen kişinin yüzde 99.99 ihtimalle Cafer Erçakmak olduğu kaydedilmişti.

 

Katliam sanığı İhsan Çakmak’ın da firari olarak arandığı yıllarda evlendiği, askerlik yaptığı, ehliyet aldığı ve çocuğunu nüfusuna kaydettirdiği ortaya çıktı.

 

Yıllarca her yerde aranan bu sanıklardan 9’unun, 1993 yılında 5 Türk’ün yakıldığı Solingen faciasının meydana geldiği Almanya’ya kaçtılar.

Alman makamları, Türkiye’nin iade talebini “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası”nı gerekçe göstererek reddetti.

 

Almanya, katliam sanıklarını Türkiye'ye vermezken, bir diğer sanık Vahit Kaynar da geçen yılın Eylül ayında Avrupa’da yakalandı.

Almanya-Polonya sınırında yakayı ele veren Kaynar, Ankara’nın talebine rağmen iade edilmedi. Ankara’nın zamanında ve gerekli evraklarla girişimde bulunmadığına dair iddialar dile getirildi.

 

Türkiye’de giderek adalet duygusunun yok olmasına yol açan olaylar ve gelişmeler irdelendiğinde sayısız örneklerle karşılaşmak olası.  İktidarların üzerine gitmediği ve devlet içinde yuvalanan çetelerin bir biçimde korunduğu/gözetildiğine dair oluşan haklı kanaat yersiz değil. Nitekim Hrant Dink davası ile ilgili DDK Raporu  bu gerçeğin altını çiziyor.

 

Örnek çok, Pozantı’da tutuklu çocuklara tecavüz skandalı ile ilgili 12 Temmuz 2011’de Adalet Bakanlığı ile TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ve Adana Valiliği’ne şikâyet iletiliyor dikkate alınmıyor. Ne zaman olaylar basına yansıyor önlemler alınmaya başlıyor!

 

Bugün Ankara’da verilen karar 2005’te çıkarılan yasaya göre doğru olduğunu savunanlara karşı öne sürülecek haklı itirazların temelinde insanlık suçlarında zaman aşımı olmayacağı realitesine dayanıyor.35 Kişinin yakarak katledilmesi Uluslararası hukukta da iç hukukta da tanımlanmış bir insanlık suçudur.

 

Türkiye'nin de taraf olduğu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne göre işlendiği sırada uluslararası hukuk tarafından suç kabul edilen eylemlerin, işlendikleri sırada iç hukukta yer almasalar dahi geriye dönük olarak cezalandırılması kanunilik ilkesine aykırı değildir.(Bianet)

 

Başbakan dava ile ilgili, “Milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun. Zaten onlar da söylüyorlar. Yıllar yılı içerde olan vatandaş, içlerinde kaçak olanlar vardı. Bilemiyorum tabii onlar da var...” diye konuştu!

 

Sivas’ta canları yanan aileler için hayırlı olmamıştır çıkan sonuç! İçerde yatan, dışarıda kaçak durumuna düşen Başbakan’ın “Milletimiz” dedikleri için hayırlı olmuştur tabi. Bu gece vicdanı olanlar rahat uyumayacak şüphe yok. Ama katillerin, katilleri besleyen karanlığın rahat edeceği kesin…

 

Şimdi Türkiye’de hukuk yolları tüketildikten sonra dava AHİM’e taşınacak ve muhtemelen AHİM Türkiye’yi insanlığa karşı işlenen suçu görmezden geldiği ve katillerin arkasındaki karanlık güçleri koruduğu/ortaya çıkarmadığı için muhtemelen cezalandıracak.

 

 

 
Toplam blog
: 1114
: 827
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..