​ Sivri dilin de bir dozu olsa... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '10

 
Kategori
Güncel
 

Sivri dilin de bir dozu olsa...

Sivri dilin de bir dozu olsa...
 

Uluç, bu sivri dilini ne zaman en doğru yerde kullanacak ya da ne zaman bırakacak acaba?


Milletçe bir üslup sorunu yaşıyoruz zaten bunu düşünerek bir yanlışlık yapmıyorumdur heralde. Bunu en iyi kendimden biliyorum, boş bulunca sallıyorum da sallıyorum. Eleştirirken dozunu tutturamıyoruz, beğendiğimizi aşırı beğeniyor şımartıyoruz, hatalı olanı da bir öldürmediğimiz kalıyor. Beni bırakalım kanım kaynıyor, çenem düşük tutamıyorum... Fakat daha büyük kitlelere ulaşabilen yaşını başını almış kişilerin ağır eleştirileri beni ciddi anlamda korkutuyor.

Az önce Hıncal Uluç'un yazısını okudum, sanki biraz geç kaldım ama sadece biraz... Uluç Hidayet Türkoğlu'na bir eleştiri de bulunmuş. Fakat bir kaç kelime beni ciddi anlamda rahatsız etti. Bunlara değinmeden yazının özüne bakacak olursak doğru bir noktaya değindiğini de göz ardı edemeyiz. Hıncal Uluç demek istemiş ki bu kadar zengin bir devletimiz vardı madem neden bir çok eksikle karşı karşıya kalan bir halkımız var? Okulların yeni açıldığı şu dönemde o kadar yüksek bir rakamı nasıl dev adamlara bağışlayabildik?

Bu konu benim de dikkatimi çekmedi değil. Gazetelerde, televizyonlarda bu haberleri duydukça içim bir hoş oluyordu. Yani ben mutlu oluyordum açıkcası işin diğer kısmına hiç bakmadan hak ettiler kazandılar diye gazlamış bir şekilde sürdürüyordum hayatımı. Bu yazı benim frene basmama sebep oldu, yazıyı okumadan önce kısa ve öz bir soru sorup annemden cevabını almıştım... 'Yaa iyi hoş da anne sultan, bu parayı bu devlet nerden buldu?' diye sorup kıkırdamamın karşılığında annem, 'Bizden.' cevabını verince susup oturdum!

Hatta bir takım başka haberler dolanıyor takıma Atsür yerine son anda alınan oyuncumuz hakkında. Sakatlığından dolayı Atsür takıma gelmeyi son anda kaçırdıya, diğer oyuncunun parasını onunla paylaşması falan söyleniyor... Yok artık! Aslında işin özü millilerimizin parasına ciddi anlamda göz koyduk! Zenginin malı züğürdün çenesini yorarmış hesabı, herkes konuştu. Bu yüzden, yani çenemi züğürt çenesi yapmamak için helal olsun, süper yorumundan başka yorum yapmadım...

Ama Hıncal Uluç kesinlike kendi çenesini züğürt çenesi kıvamına getirmiş değil, onun haklı olarak değindiği başka bir konu olmuş. Bu kadar da değil modunda bir yazı yazmış, peki yazıya Hidayet Türkoğlu nerden dahil olmuş derseniz en iyi cevap 'Hido'nun röportajlarına hiç mi denk gelmedin evladım.' olur...

Hidayet Türkoğlu turnuvanın başından beri kendisine her mikrofon uzatıldığında maddi destek konusunun üstüne bastırdı da bastırdı. Yine diyorum ki şu saf bünyem Hido'yu hala ve asla sempatik kavramından çıkarmış değil. Ama Hıncal Uluç da haklı, şu an konu öyle uzadı ki toparlayamıyorum, tebrikler kendime...

Toparlayamamaktan çok karar veremiyorum bir tarafım o paranın sonuna kadar onlara ait olduğunu söylüyor. Diğer taraftan ise Uluç'a katılmamak mümkün değil... Uluç yazısının sonunda Hido o paraya bir okul yaptırsın, okula da adını verelim demiş... Eminim bu yazısı daha çok konuşulacak ve Hido yazıya kayıtsız kalmayacak. Yine de ben diyorum ki o para artık oyuncularımıza verilmişse daha fazla konuşmak kimseye yakışmaz. Konu uzatıldıkça kendi adımıza üzülüyorum paralarının peşine düşmüşüz gibi...

Bu yazımın asıl amacına dönersem, Uluç'un üslubuna yani... Sakal demiş başlıkta, devamında midem bulandı demiş. Bir de bunları söyledikten sonra Hido'ya parayı nasıl değerlendireceğini de söylemiş. Bence olmamış 'sakal' ve 'mide bulantısı' hiç yakışmamış. Vurgulamak istediği güzel bir nokta varken üslup gazeteyi yüzümü ekşiterek kapatmama neden oldu. Ne kadar da ağır konuşuyoruz bazen, ne kadar ayıp ediyoruz...

 
Toplam blog
: 31
: 1120
Kayıt tarihi
: 13.08.10
 
 

Her yıl yeni bir yaşı kutluyoruz. Yılın o gününde sanki birden büyüyormuş gibi hissediyoruz. Aslı..